![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
GS neyi başardı?
Futbolla hiç alâkası olmayan insanları bile ekran karşısına mıhlamayı başardı... Büyük düşünülmesi gerektiğini öğretti. Maç seyrederken keyif duymamızı hatırlattı. Ezelî rakip FB'lilerin bile, takdir dolu sözler söylemesini sağladı. Kupayı aldık mı almadık mı şu saat itibariyle bilemiyorum ama, bugüne kadar yaptıklarıyla, futbolumuzla gurur duymamızı sağladı. Teşekkür borçluyuz. Karga'dan bir askerlik anısı
Diyarbakır'da bir asteğmen, "Tanrımıza hamdolsun" şeklinde başlayan yemek duasını yaptırmayı kabul etmeyince mahkemeye veriliyor. Mahkeme 2.5 ay hapis cezasıyla noktalanıyor. Daha sonra karar Askeri Yargıtay tarafından bozuluyor. Her Karga gibi biz de askerlik yapmıştık ve benzer bir olay da bizim başımıza gelmişti Muş'ta. Bölük olarak yazlık yemekhanede akşam yemeği yiyecektik. Nöbetçi subay bölüğün uzman çavuşuna "dua"yı yaptırmasını söyledi. Çavuş duayı "Allahımıza hamdolsun" diye başlatınca "Disko"yu (Kodesin adı: Disiplin Koğuşu) boyladı. Dua yeniden yapıldığında, bölük, duayı yaptıran çavuşun "Tanrımıza hamdolsun" diye başlayan duasına "Allahımıza hamdolsun" şeklinde mukabele edince, şöyle bir emir verdi nöbetçi subay: "Bölük ben gelinceye kadar ayakta bekleyecek." Geceyarısına kadar ayakta bekledik. Allah'tan ki herşeyin bir sonu var. Yoksa hâlâ dikiliyor olacaktık. Sevgili Karga'nın bu hatırasını aldık kabul eyledik, sizinle paylaştık. Çünkü bu üç-beş yıl önce yaşanmış ve bitmiş bir hadise değil. Halen devamı yaşanan bir durum. Hassas olmak iyi güzel amma velakin, bir milletin kendi kelimelerine karşı çıkması ne derece mantıklı? Herşeyden önce şunu bilmek gerekir ki "Tanrı" Türkçe bir kelime. Yabancı filmlerin dublajında adamlar "Tanrı" kelimesini kullanıyor diye onu "yabancı" olarak algılamak yanlış. Farsça olan "Hüda" kelimesini nasıl kullanıyorsak, onu da rahatsızlık duymadan kullanabiliriz, tıpkı Yunus Emre gibi. Ayrıca şunu unutmamak lazım, Âlemlerin Rabbı her kelimemizi anlar. Özetle, gereksiz inatlaşma, "gereksiz inatlaşma"dan başka bir şey değildir. İsim
- İsmimi değiştireceğim.
Mesut Bey farkında mı?
Mesut Yılmaz, Fazilet Partisi kongresini değerlendirirken, tabanın Türkiye'deki siyasi gelişmelere karşı duyarsız olmadığını söyledi. Doğru. Afyon'dan Ali Gündoğan da şunu soruyor: "Acaba Mesut Yılmaz, ANAP tabanındaki gelişmelerin, duyarlılığın farkında mı?" Levent'in yolu
Haluk Levent'i biliriz. Seslendirdiği parçaları da. Yeni bir eseriyle karşılaştık geçenlerde: Bu yolda!.. Bu yolu, yolları, uzayıp giden ve bir insan budama makinası haline gelen yolları, trafik canavarını ele almış. Toplumsal bir yaraya parmak basıyor. Bu alışılageldik bir durum değil. Türkiye'de, yeniyetme sanatçılar hep uyuma uyuşturma üzerine icraat gösteriyor. Oysa Levent sosyal hadiselere de değinebiliyor. Tebrikler, bu yolda!.. TİLKİ MASALLARI
Tilkiye sormuşlar: "Tavuk yer misin?" Tilki gülmüş; "Tavuklar yemekle tükenmez, yiyelim bakalım." Körelmiş bir hançeri kirpiğiyle bileyen
Adem Özbay'ın "Hayal Libaslı Akşam" adlı kitabından seçtiğimiz bu şiir, Şamil B.'ye ithaf edilmiş. Buradaki B.'yi tam anlayamasak da şiir güzel geldi arkadaş. Ey ıslak gülleri yakasında gezdiren adam
sen ki yaslanıp ince bir demir tarağa
işte o adam derdim o adam
Orijinal bir Temel fıkrasına ne dersiniz?
Temel Amerika'ya gittiğinde, eline eski bir lamba geçer. Antika olduğunu düşünür. Parlatmaya çalışırken, lambanın içinden bir cin çıkar. Cin bir şeyler söyler. Fakat Temel İngilizce bilmediği için, bunun 'Dile benden ne dilersen' demek olduğunu anlamaz ve korkarak uzaklaşır. O kadar gariban durma, o kadar yüce değilsin.
mseker@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|