YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

İçim kıpır kıpır

Türkiye gerçekten 'hukukun üstünlüğü' ilkesinin hayata geçirileceği, temel hak ve özgürlüklere saygılı, demokrasinin bütün kurum ve kurallarıyla yürürlükte olacağı yeni bir döneme mi geçecek; yoksa, bu yoldaki bütün olumlu işaretlere rağmen, daha önce benzer ortamlarda yaşandığı gibi, kendini içine kapatmayla sonuçlanacak bir gelecek mi bekliyor Türkiye'yi?

Bu soruyu şimdi sormamızın bir mantığı var: Yeni seçilen cumhurbaşkanı, başka konulardaki meziyetleri bilinmeksizin, 'hukukun üstünlüğü' kavramına ve fikir özgürlüğünü 'bütün özgürlüklerin anası' sayan görüşlerine bakılarak tercih edildi. Çankaya'ya yerleştiği ilk günden beri de, başında bulunduğu devlet kurumunu, hantallıktan kurtarıp halkın hizmetine sunacak girişimleri başlattı. Koruma sayısını azaltması, aracını kırmızı ışıkta durdurması 'simgesel' değerde önemli adımlar. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, bir yabancı konuğu kabulünde, Türkiye'nin şeffaf bir idareye kavuşturulacağı ve yanlış yapandan hesap sorulacağı mesajlarını vermesi de dikkat çekici.

'Simgesel' gibi görünen girişimler, devletin başı ile halk arasındaki aracıları azalttığı ve makamı vatandaşla eşit düzeyde gördüğünü ortaya koyduğu için önemli. 'Halkın devleti' olabilmek için, idareyi şeffaflaştırmak ve yanlışın hesabını sormak da gerekir. Gerçek demokrasi de böyle bir zemin üzerine oturur zaten.

Cumhurbaşkanı Sezer'in ilk günleri, belki 'basit' ama geleceğe dönük umutları besleyen ve toplumun beklentilerine cevap teşkil edecek jestlere sahne oldu, oluyor... Devletin diğer kurumlarının da, adımlarını, Çankaya ile birlikte aynı hedefe yönlendirmesi gerekiyor...

Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 312. maddesi başta olmak üzere bir dizi yasa maddesinde değişikliği öngören 'demokratikleşme paketi'nin TBMM genel kuruluna indirilmesi bu bakımdan önemli. Buradan çıkan anlam şu: Yasama organı da Sezer'in söz verdiği istikamete kendini yerleştirme niyetinde... Fikir özgürlüğünü bütün özgürlüklerin anası sayan bir zihniyetin, içinde her türlü unsuru barındıran Meclis tarafından da benimsenmesi, Türkiye'nin geleceğine dair umutları artırıyor...

Türkiye, insanların şiir okuduğu veya fikirlerini yazılı-sözlü açıkladığı için yargılandığı bir ülke olmaktan kurtulmalı. TCK 312. ve Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 8. maddeleri, yürürlükteki biçimleriyle, Türkiye'nin böyle bir görüntü vermesine sebep oluyor. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile uyum sürecinde dikkatini yoğunlaştırması gereken pek çok konu varken, daha düne kadar otoriter rejimlere sahip Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde bile ortadan kaldırılmış yasakçı yasa maddeleri üzerinde tartışması garip. Sadece TCK 312 ve TMK 8 değil, çeşitli insan hakları ve basın meslek örgütlerinin fikir ve ifade özgürlüğünü kısıtladığını tespit ettikleri 100'ün üzerindeki yasa maddeleri, kimi bütünüyle kaldırılıp kimi de yeniden düzenlenerek, elden geçirilmelidir. Türkiye'nin bir 'milli güvenlik devleti' görüntüsünden süratle uzaklaşması gerekiyor.

Meclis gündemine gelen tasarılar belli bir sırayla ele alınıyor; 'demokrasi paketi' içindeki maddelerin bu yasama yılında görüşülmesi bu yüzden imkânsız; ancak yolu kısaltmanın yöntemleri bulunabilir. Toplumda uyanan 'demokratikleşme' ve 'değişim' havasını kaçırmadan, beklentiler yüksek iken, geçmişte kazaya uğrayarak geri çekilmiş o paketi yeniden ele almakta ve gereğini yerine getirmekte yarar var. Meclis, yeni cumhurbaşkanının açtığı yolda, kendi üzerine düşen görevleri yerine getirme azminde olduğunun işaretlerini verse fena mı olur?

Cumhurbaşkanı Sezer'in idareyi şeffaflaştırma ve yanlış yapandan hesap sorma vaatleri de, devletin ilgili organları tarafından, iyi değerlendirilmelidir. Umut operasyonundan Meclis komisyonlarında ele alınan yolsuzluk dosyalarına kadar pek çok alan bu vaadler kapsamına giriyor. Kamuoyu, iyi yönetildiğinden, aldatılmadığından, manipüle edilmediğinden ve hırsızlık yapanın yanına kâr kalmadığından emin olmalıdır. Tıpkı, hukukun üstünlüğüne inanılan, insan haklarına saygılı başka demokratik ülkelerde olduğu gibi...

Türkiye bir dönüm noktasında; o noktadan ileriye doğru baktığımda içim –nedense- kıpır kıpır oluyor...


29 Mayıs 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Fehmi Koru

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...