YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

İstanbul'u fetheden Anadolu

Bugün 29 Mayıs, Anadolu insanının İstanbul'a gelişinin yıldönümü. Fatih İstanbul'u fethederek, hem Asya ve Avrupa'daki Osmanlı topraklarını bütünleştirmiş, hem de Akdeniz ile Karadeniz arasındaki ticareti güvence altına almış.

Anadolu insanı İstanbul'un alınışının üzerinden daha yüzyıl bile geçmeden, bir yandan Kudüs'e el uzatırken, diğer yandan da Viyana kapılarına uzanmış.

Osmanlı Devleti İstanbul'la Avrupa'nın en büyük gücü oldu. Ayrıca Haçlı ordularına Kudüs yolu bütünüyle kapandı. Gözleri pek kesmese de, Avrupalılar kurtarılacak kutsal kentin artık Kudüs değil, İstanbul olduğunu söylüyorlardı.

Andre Clot'un vurguladığı gibi, Avrupa'nın bir ucundan diğer ucuna kadar bütün ülkelerde İstanbul'un düşüşüne ağıtlar yakılıyordu. Çünkü bütün Hristiyan dünyasının gururu, İstanbul şehri bir daha geri alınmamak üzere Anadolu insanının eline geçmişti. Onun başarısı bütün İslam dünyasının başarısıydı. İstanbul Hz. Peygamber'in haberini verdiği dünyanın en güzel ordusu tarafından fethedilmişti.

Anadolu insanı İstanbul'a 1453'de, Haçlıların 1204'de davrandığından çok daha insanca, çok daha hoşgörüyle davrandığı için, "Türkler'in sarığı, Latinler'in külahından daha iyidir" diyenleri, hiçbir zaman mahcup etmedi. O gittiği her coğrafyada dinleri kendi dininden farklı olanlara baskı yapmayı aklından bile geçirmedi.

Anadolu insanının Avrupa'ya yürüyüşü 1699'da yapılan Karlofça Anlaşması'yla durduruldu. Yirminci yüzyılın başında bütün bir Osmanlı ülkesi Anadolu'ya çekildi. İstanbul da Anadolu insanıyla çevrilen bir Türk denizinin ortasında kaldı.

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da olduğu gibi, Anadolu'da da yeni bir dönem başladı. Avrupa ülkeleri dünya savaşlarıyla yerle bir olan ülkelerini yeniden imar edebilmek için, Anadolu insanının gücüne ihtiyaç duyuyorlardı.

Anadolu insanının Avrupa'ya yürüyüşü yeniden başladı. Ordularla gidilen ülkelere şimdi işgücüyle gidiliyordu. İnsanımız fethetmek için değil, çalışmak için Avrupa'daydı.

Doksanlı yıllarda sınırların önemini yitirmesiyle Anadolu insanının Avrupa'ya göçü yeni bir boyut kazandı. Artık Berlin'den Londra'ya, Viyana'dan Paris'e Avrupa'nın her kentinde küçük bir Anadolu var.

Anadolu insanı Yirmibirinci Yüzyıl'da dünyanın ordularla değil, yeryüzünü bir mescit gibi gören girişimcilerle fethedildiğinin bilincine vardı.

İstanbul'un yeni bir fetih yıldönümünde Anadolu insanı, Asya'dan Avrupa'ya doğru uzun ve ince bir yolda devam eden yolculuğunun bilincine varıyor.

İstanbul'u fetheden Anadolu, dünyanın en kötü yönetilen devletine rağmen, bütün Avrupa kentlerinde uç veriyor.


29 Mayıs 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Nazif Gürdoğan

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...