YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

Küçük bir rica

'Ajan-gazeteciler' tartışması size yatıştı gibi gelebilir, ama bence bu hamur daha çok su kaldıracak... Sebebi basit: Bugüne kadar hep kuşkular vardı, şimdi ise 'Siyah' kod adlı 'ajan-gazeteci' ile birlikte 'bilimsel bilgi' aşamasına geçildi. Dahası, hemen herkes bir yerlerde 22 kişilik bir liste bulunduğunun farkında ve kendini ona göre konuşlandırıyor...

Vaktiyle kendisi hakkında da 'MİT ajanı' olduğuna dair iddialar ortaya atılan Oktay Ekşi'nin konuyu ne kadar ciddiye aldığını buraya aktarmışım. Hürriyet başyazarı, iddia sahibine, noterden, "İspat için size 15 gün süre tanıyorum" diyen bir ihtarname çekmekle yetinmemiş, konuyu kendi sütununa da taşıyarak, "Bir gazetecinin istihbarat örgütüyle ilişkiye girmesi meslek ayıbıdır" görüşünü okurlarıyla paylaşmıştı... Olayı aktardıktan sonra, "Aynı zamanda Basın Konseyi başkanı sıfatını da taşıyan Hürriyet başyazarı Oktay Ekşi, 'Siyah' kod adlı 'MİT'in numaralı ajanı' ile aynı çatı altında bulunmaktan rahatsızlık duymuyor mu? Neden açıklama yapmıyor?" anlamına gelen bir soru sormuştum. Herhalde hatırladınız.

Oktay Bey, bir açıklama göndererek, Basın Konseyi'nin konuyu ele aldığını ve görüşünü bir bildiri ile kamuoyuyla paylaştıklarını bildirdi. Sonrasında yaptığımız telefon görüşmesinde, "Benim meramım, gazetenizde çalışan biriyle ilgili durum hakkında Basın Konseyi başkanı sıfatı da taşıyan başyazar olarak görüşünüzü almaktı" dediğimde, "Açıklamada ona da değindim; ben gazetemin iç işlerini kamuoyu önünde tartışmam" cevabını verdi.

En iyisi, Hürriyet başyazarı Oktay Ekşi'nin açıklamasını ve konuyla ilgili olarak başkanı olduğu Basın Konseyi adına yayımlanan bildiriyi sunmak...

Oktay Bey'in açıklaması şöyle:

"Sağlığıma ve yaşıma gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederim. Dün (24 Mayıs) Yeni Şafak'ta yayınlanan Taha Kıvanç imzalı yazınızda benim ve Basın Konseyi'nin MİT hesabına çalışan gazeteciler konusunda suskun kaldığımızdan söz etmişsiniz. Bunda söz konusu iddialar içinde bir Hürriyet mensubunun adının geçmesini gerekçe gibi göstermisşsiniz.

"Ben çalıştığım müessesenin iç dünyasını ilgilendiren bir konu çıkarsa onu, içeride ilgililerle konuşurum, kamuoyu önünde başkalarıyla tartışmam. O nedenle bu tür konuları kendi sütunumun malzemesi de yapmam. Eğer bu tavrımda bir yanlışlık varsa lütfen yazınız ve beni uyarınız. Eğer doğru buluyorsanız, onu da yazacak kadar uygar tavırlı olmanızı sizden beklerim.

"Basın Konseyi'ne gelince: Bu satırları yazmadan önce sekreterime rica ettim, 'Ben toplantıya iniyorum; sen Basın Konseyi'nin bu konudaki bildirisini hemen faksla lütfen' dedim. 'Toplantıdan sonra ben de kendisine yazacağım' dedim. Şimdi zaten onu yapıyorum. Basın Konseyi'nin onu suçladığınız konuda yayınladığı açıklamayı sütununuzda tam metin olarak kullanmanızı rica ediyorum. Böylece siz mi haklısınız ve doğru söylüyorsunuz, ben ve Basın Konseyi mi, okuyucularınız daha iyi takdir ederler. En iyi dileklerimle."

Basın Konseyi bildirisi de şu:

"Kamuoyuna karşı sorumluluk taşıyan ve gerçekleri halkın bilgisine sunmakla görevli olan gazetecinin, MİT de dahil olmak üzere herhangi bir istihbarat örgütü hesabına iş görmesi, böyle bir örgüte hizmet sunması, gazetecilik mesleğinin temel ilkelerine aykırı ve onun saygınlığını yaralayacak, ayrıca haber kaynaklarının diğer gazetecilere olan güvenini de sarsacak vahim bir durumdur. Basın Konseyi ülkemizde 'daha özgür ve daha saygın' bir basın yaratılmasına hizmet etmek için vardır ve bu tür iddiaları büyük bir duyarlıkla izlemek Konsey'in asli görevidir.

"Basın Konseyi Yüksek Kurulu'nun (BKYK) kanaatine göre, bir gazeteci veya başka bir kimse hakkında yukarıdaki gibi bir iddiada bulunan kişinin, iddiasını ispat edecek durumda olmadıkça 'müfteri' sayılması zorunludur. Ancak, hakkında somut iddialar ortaya atılan bir gazetecinin de kamuoyunu aydınlatacak bir açıklama yapmadıkça, söz konusu iddiayı kabul etmiş sayılacağı kuşkusuzdur. BKYK, basının saygınlığını korumak için duyarlık göstermenin çalışan gazeteciler kadar onları istihdam eden işverenlerin de görevi olduğunun altını çizmektedir."

Kıdemli gazetecilerin kurumlarını başkalarının önünde tartışmadıklarını elbette ben de biliyorum; ancak kendisine yönelik iddiayı okurlarıyla paylaştığını hatırlatarak, benzer bir konu olduğu için, Oktay Bey'in hakemliğine başvurmuştum. Açıklamasını başında bulunduğu Konsey'in bildirisiyle birlikte okuyunca şöyle bir kanaate vardım: Oktay Ekşi konuyu gazete içinde ele almış, muhtemelen üyesi olduğu Doğan Medya Grubu Etik Konseyi içinde de tartışmış; ancak yeterli destek bulamamış... Konsey bildirisinin işverenlere yönelik cümlesi yeterince açıklayıcı zaten...

Basın Konseyi'nin "İtham edilen gazeteci açıklama yapsın" talebi üzerine, iddiaya muhatap kişi, "Zorunlu bir açıklama" başlığıyla görüş açıkladı. Orada, "Beni bu mesleğe MİT soktuysa, en çok okunan yazar olmamı da mı MİT sağladı?" anlamına gelen keskin cümleler var. Hürriyet başyazarı olarak suskun kalsa bile, Basın Konseyi başkanı sıfatıyla, Oktay Ekşi, 'Siyah' kod adlı 'ajan-gazeteci'nin Konsey bildirisi üzerine yaptığı açıklamadan tatmin olup olmadığını benimle paylaşmayı düşünmez mi acaba?

Benimkisi küçücük bir rica...


29 Mayıs 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Taha KIVANÇ

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...