YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Dizi...

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Fili yuttu bir yılan

Komünist düşmanı olmakla Müslüman dünya görüşüne sahip olmak arasındaki farkın hiç hesaba katılmadığı bir kalkış noktasının gide gide nereye vardığı hiç de ilginç değil. Yürümeyi Atlantik ötesi propagandistlerin kucağından inerek öğrenenlerin dinlenmek için yine aynı kucağı seçmelerine şaşacak değildik elbet. Hayır, şimdilerde ilginç ve şaşkınlığa meydan verecek bir durum doğmadı. Ama bundan bir adım öncesi ilginçti ve meraka değer bir deprenmeyi içeriyordu.

Çeyrek asırlık bir hikâyenin her toplum katmanında rastlanabilecek kahramanları var. 12 Mart 1971 tarihli muhtıranın uyarınca yürürlüğe sokulan siyasi düzenleme Adalet Partisi'nin yerini dolduracak bir kuruluş gerektiriyordu. Çünkü AP işlevini kısmen tamamlamıştı. Bunun göstergesi DP oylarının dağılmasını önlemeyi başarmış olmasıydı. Kısmen de işlevini yitirmişti. Yani bir yedek güç olarak işe yarar özelliklerini ihmal edip bünyesinde (haşhaş tarımı gibi) yön tayin edici kararların alındığı bir vasıf kazanma yolunu tutmuştu. Siyasi düzenlemeyi planlayanların hesabına göre AP eriyip buharlaşacak, sonra gökten MSP olarak toprağa düşecekti. Öngörüldüğü gibi olmadı. AP erimedi ve MSP onun oylarını tevarüs etmedi. Tahminlerin tutmayışının yapısal bir nedeni vardı. Çoğunluk içinde AP taraftarları hayat tarzı konusunda iddiasız ve fakat çıkar temini konusunda iddialı kimselerden oluşuyordu. MSP yandaşları için tam tersini söylemek mümkün değil ise de, onların hayat tarzı iddialarının çıkar temini iddialarını bir parmak geride bıraktığı söylenebilirdi. İhsan Sabri Çağlayangil "Adalet Partisi içinden bir safra atar gibi MSP'yi çıkardı" meâlinde bir ifadede bulununca MSP'liler buna tepki gösterdi. Onlara göre AP ile MSP arasında karakter farkı vardı ve asla aynı dokuyu paylaşmıyorlardı. Sahiden öyle miydi?

Gösterilen tepkinin sadece bir cilveden ibaret olduğunu 12 Eylül 1980 darbesi sonrasındaki gelişmeler kanıtladı. Her düzeydeki ANAP kadrolarına 1983 yılında MSP'den sağlanan destek 12 Eylül öncesinde etkinlik yarışına girmiş diğer çevrelerden gelen desteğin çok üstündeydi. Komünist düşmanı olduğu için çevresinde itibara, devlet katlarında itimada lâyık görülen herkes Hasan'ın böreğinin yağmalanması sırasında kendisinin de sığabileceği bir boşluk bulunduğunu gördü. Baş döndürücü furyanın ülkeyi hallaç pamuğu gibi attığı bu dönemde merak uyandırıcı yegane siyasi durumu RP'de odaklanan tutum temsil etti. Bu tutuma sahip çıkanların ilk bıraktığı izlenim hayat tarzı konusundaki iddialarını kaybetmemiş olduklarıydı. Hayat tarzı konusunda bir iddiaları vardı ve fakat kendi iddialarının neyle kaim olduğuna dair hiçbir fikirleri yoktu. O zaman ellerinden siyaset süreci içinde menfaat temini çabası gütmekten başka bir şey gelmediğini fark ettiler. İçi doldurulabilecek gerçek iddianın içi boş bir iddiayı yemesinin şaşılacak bir tarafı yoktu. Kazanç sağlama yılanı hayat tarzı filini yutmakta zorlanmadı.


8 Nisan 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

İsmet Özel

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...