KAYIP ACISI
Ölümden beter
ANKARA- Toplumu derinden yaralayan kayıp olayları polis arşivlerini doldurmaya devam ediyor. Türkiye'de halen 6 binden fazla kişi polis tarafından kayıp olarak aranıyor. Kayıpların çoğunluğunu evden kaçanlar oluşturuyor. Aile içi baskılar, ekonomik durum, özenti, çoğu çocuk yaşta birçok kişinin evden kaçmasına neden oluyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü'nden alınan bilgiye göre son 5 yılda 11 bin 849 kişi kayboldu. Aileleri veya yakınlarının ihbarıyla polise bildirilen kayıplardan 5 bin 509'u bulundu, 6 bin 340 kişi ise kayıp olarak aranmaya devam ediyor. Kayıtlara göre, kayıpların çoğunluğunu evden kaçanlar oluşturuyor. Polisin yaptığı çalışmaya göre evden kaçarak kaybolanların yüzde 25'ini evlenmek maksadıyla evi terkedenler, yüzde 15'ini maddi sıkıntı ve yoksulluk, yüzde 15'ini lüks yaşantıya özenti, yüzde 15'ini aile içi şiddet ve baskı, yüzde 10'unu anne veya babasının üvey olmasından doğan ilişki bozuklukları, yüzde 10'unu alkol veya madde bağımlılığı, yüzde 5'ini başarısızlık, yüzde 3'ünü macera, yüzde 2'sini ruhsal bozukluk ve bunalım nedeniyle evinden ayrılanlar oluşturuyor.
Başkentte 703 kayıp var
Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün kayıtlarına göre, 1 Ocak 1999 tarihinden 12 Nisan 2000 tarihine kadar başkentte 703 kişi kayboldu. Ankara polisi 681 kayıp kişiyi bulmayı başardı, 122 kişiyi ise aramaya devam ediyor. Yakınları tarafından kaybolduğu emniyete ihbar edilen kişilerin özellikleri, neden kaçmış olabileceği, nerelere gidebileceği ifadelerle kayda geçiriliyor. Bunlar illerde asayiş şube müdürlüklerinde dosyalanıyor.
Polis ekipleri bu dosya bilgilerinden kayıpları ararken, diğer illere dosyaların özet bilgileri fakslanıyor. Kayıbın acısının 'ölümden beter' olduğunu söyleyen kayıp yakınları, haftada bir, Kayıplar Bürosu'nun kapısını çalıyor. Amaçları, bulunmasa dahi yakınlarının sağ olduğuna dair küçücük bir ipucu olduğunu duyabilmek.
Belki bir gün dönerler!
Sık sık Kayıp Bürosu'nun kapısını çalan kayıp yakınlarından haber alabilenler sevinç gözyaşı dökerken, polisin tüm yurt genelinde yaptığı çalışmalara karşın izine rastlamayamadığı kişilerin yakınları ise gözyaşlarını içlerine akıtıyor.
Adı: Sevgi Özdemir 17 yaşında. 3 Ağustos 1999 günü annesi Şükran Özdemir tarafından sigara içerken görüldü. Anne, "Niçin sigara içiyorsun, akşam baban gelsin söyleyeceğim" dedi. Korkuya kapılan Sevgi, yanına nüfus cüzdanını ve 600 bin lira alarak kayıplara karıştı.
Adı: Doğan Ö., 20 yaşında. Kırıkkale'nin Keskin ilçesinde dar gelirli bir ailenin çocuğu. Birtakım özentileri yüzünden 4 Ocak 1999 tarihinde evinden kaçtı. Ailesinin başvurusu üzerine aranan Doğan, Ahlak Bürosu ekiplerince bulundu. Doğan artık travesti olmuştu.
Adı: Sevtap Alıcı, 17 yaşında. Ankara Ticaret Lisesi öğrencisi. "Okula gidiyorum" diye evinden ayrılan Sevda'dan bir yıldır haber yok. Ailesi araştırmış, kızlarının lise önünde bir arabaya zorla bindirildiğini öğrenmiş, ancak, kesin olmayan bu bilgi polisi bir sonuca ulaştırmadı.
Adı: Zehra Gurbanova, Azerbaycan doğumlu 45 yaşında. Geçen yıl 70 yaşındaki Kazım Ünal'la evlendi. "Ben hacıyım, yanıma yoldaş olsun diye evlendim" diyen Kazım Ünal, eşinin oturduğu evin yarı tapusunu istediğini ancak vermeyince, evde kimse yokken tüm eşyayı kamyona yükleyerek kaçtığını polise bildirdi. 22 Kasım'da evinden kaçan Zehra'nın eşi umutla geri dönmesini bekliyor, polisin bulmasını istiyor.
|