YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Kültür

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama


"ESKİ ŞİİR DEVRİMCİ BİR İÇERİK TAŞIR"
Aşk hastası Galip

Bayan film yönetmeni Yeşim Ustaoğlu'nun, Urfa'da bir bayanın tıklım tıklım dolu bir kahvehanede oturmasının imkansızlığını es geçmesi, "gerçekçilik"ine uymamış...

"Aşk Hastası"nı izleyenler genelde 'zor' bir oyun olduğunu söylüyorlar. Zor mu?

Zor bir oyun değil ama tiyatro seyircisinin genel olarak sanattan, sanatsal estetik anlayıştan uzaklaştığını zannediyorum. Sadece seyirci değil, Türkiye'deki aydınların, eleştirmenlerin de ne yazık ki bir kısmı böyle. Bu acı verici bir şey. Bu piyes o kadar da anlaşılmaz değil, 'bu beni aşıyor' dedi bir seyirci. Aşmıyor çünkü sadece sözün değil fotoğrafın da bir dili vardır. Seyirci bunun farkında değil. Zannediyor ki bir öykü izleyecek, kız oğlanı seviyor, sonra araları bozuluyor filan gibi.

Yine de oyun büyük ilgi gördü seyirciden...

Oyun, oynanmaya başlandığından itibaren özellikle genç seyirci tarafından hemen hemen kapalı gişe oynadı. Oyunun zor tarafı reji konseptinden ziyade Şeyh Galip'in hayatından, Osmanlı İmparatorluğu'nun 250 sene önceki durumundan haberdar olunmamasından kaynaklanıyor. Batıda da var. Fransız İhtilali ile ilgili bir piyes yapılıyorsa örneğin, Fransa İhtilali'nde ne olup bittiğini seyirciye anlatan broşürler verirler.

Neden özellikle Şeyh Galip ve Hüsn-ü Aşk?

Bildiğim bir şairdi ve aklımda duruyordu. Bir gün bir yazıyla karşılaştım. Mayakovski Şeyh Galip'in bir dizesini dinledikten sonra "Benim muhayyilem asla bu kadar genişlemedi ve bu büyük imgelere de dünyanın başka bir şairinde rastlamadım" gibi çok iltifat edici bir cümleyle karşılamış. Beni bu piyesi yazmaya sevkeden ilk şey buydu.

Oyunda felsefeden, tasavvuftan hareketle nasıl bir yolculuğa çağırıyorsunuz seyirciyi?

Şeyh Galip ve öncelikle Hüsn-ü Aşk insanın yeryüzündeki varlığını gerekçelendirmek adına ne yaptığını, ne yapması gerektiğini çok doğru bir biçimde anlatıyor. Bir insanın kendini deşifre etmek, kendini tanımak adına -oyunda da varolan o yolculuk- diyar-ı kalbe giden yolculuğu, kendi kalbine yolculuk yapıyor olması son derece heyecan verici birşey. Bir nevi nefis terbiyesi, bugün bile hepimizin uygulaması gereken bir yöntem gibi düşünüyorum. Oyundaki cümleler benden çok Şeyh Galip'indir. Orada Sokrat varsa, Platon varsa Şeyh Galip'in ağzından çıkmıştır Sokrat. Düşünce hayatındaki filozofların hatta peygamberlerin bile 'Niçin varız?' ve 'Neden ölürüz?' sorusunun ardına takıldıklarını söyler ki, bu gerçekten önemli birşey. 'Niçin ölürüz?' sorusunun karşılığını bugün bile arıyoruz.

Aşk Hastası bugüne ne söylüyor?

Oyun bir prova sırasında geçer. Bir oyuncu intihar etmiştir. Diğer oyuncu intiharın gerekçesini anlayabilmek için tekrar metne döner. Çünkü intihar ederken kız, o sırada oyuncunun provasını yaptığı oyunun metnini okumuştur ve demiştir ki: "Oradaki köle kız gibi soruyorum: Kalbim nerede?" 250 sene önce 'kölelik' vardı ve adı üstündeydi. Acaba 250 sene sonra bugün n'oluyor? Sakın bu kölelik hâlâ var da şekil değiştirmiş olmasın? Bir de anne motifi var. Beni en çok yaralayan o. Kimse anneden sözetmiyor. Halbuki oğlunu yemeğe bekleyen bir anne var.

ASLINDA TİYATROCU

Yıllardır tiyatroda olmasına karşın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Kenan Işık, geniş kitlelerce oynadığı yerli diziler ve sunduğu para ödüllü yarışma ile tanındı. Kenan Işık, bu sezon çok kaliteli bir oyun koydu sahneye. Meraklılarının 'Huzur'dan sonra sabırsızlıkla beklediği 'Aşk Hastası'nın oynadığı salonu 'aşk' ehli boş bırakmadı. Kenan Işık'a 'Aşk Hastası'nı ve 'Şeyh Galip'i sorduk.

Gülcan TEZCAN


Kağıda basmak için tıklayın.

Afife ödülü İdeal Bir Kocanın

Kültür talanı sürüyor
MERSİN- Almanya'nın Münih Üniversitesi Hititoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ünal, "Kültür emperyalizmi Anadolu uygarlığını sömürmektedir'' dedi. Etibank Yayınları'ndan yeni çıkan "Hititler-Etiler ve Anadolu Uygarlıkları" kitabı büyük yankı uyandıran Ahmet Ünal, Hint-Avrupalı kavimlerin anavatanının Anadolu olduğu ve neolitik çağ kültürleri dahil tüm eski Anadolu uygarlıklarına imzalarını attıkları iddiasının son yıllarda sinsice yayılmak istendiğini söyledi. Bu iddianın, Hıristiyan-Batı kültürünün, değerli, güzel olan her şeye davetsizce el atmak arzusundan kaynaklandığını belirten Ünal, Türk bilim adamlarının da bilinçsiz olarak bu tür ırkçı kültür yağmacılığına çanak tuttuklarını savundu. Ünal, şöyle konuştu: "Türkiye'de, yurt dışına kaçırılan eski eserler için önce ağıt yakılıyor, sonra milyarlarca para ödenerek geri getirilen sıradan, değersiz ve göstermelik eserler için alkışlar yağdırılıyor. Türkiye'de tarihi eserler, açık arazide yıkılıp yok olmaya veya rutubetli müze depolarını farelerle paylaşarak çürümeye tek ediliyor. Türkiye'de kalbur üstüne gelen eserlerin son ve kesin bilimsel yayını, sömürüye terk edilmiştir. Çünkü standart yayın, şu veya bu şekilde bir gün yabancıların eline geçecek ya da onların koydukları ilkelere göre ve onların ana dilinde, onların maddi ve manevi yardım ve destekleriyle yerli araştırıcılar tarafından yapılacaktır. Bu, güdümlü bir bilimselliktir ve bilimin evrenselliği ilkesine tamamen aykırı bir işbirliğidir."
Finike'de 'Töre'
FİNİKE- Antalya'nın Finike Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezi, yönetmen Tayfun Sudanlı'nın gençlerle birlikte hazırladığı "Töre" adlı oyunu sahneye koydu. Yaklaşık dört aydır "Töre" adlı oyun üzerinde çalışan yedi kişilik ekip, vatandaşlar tarafından ayakta alkışlandı. Yönetmen Tayfun Sudanlı, iki perdelik tiyatro oyununda köylerde süren kan davasını işlediklerini belirterek: "1900'lerde Eruzurum yöresinde Solakgillerle, Karagiller arasında geçiyor. İki aşiret arasındaki kan davasını sahneye koyduk" dedi. Yönetmen Tayfun Sudanlı oyunu Antalya'nın diğer ilçelerinde de sahneye koyacaklarını belirtti.


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED
Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...