![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Değdi mi "kartel"le ihaleye girmeye?Bir GSM cep telefonu imtiyazı elde etmek için, yanlarına medya sermayesi almayı gerekli gören 'Koç'lar, 'Sabancı'lar, 'Şahenk'ler falan, acaba şimdi ne düşünüyor? "Kartel medyası"nın toplumdaki itibarı gerçekten çok düşük.. Kartel gazetelerinin okurları da, kamu mal ve parasına ilişkin her taşın altından "medya sermayesi"nin çıkmasına tepki gösteriyor.. Bir ülkede, medyanın böylesine halktan uzak ve "halka karşı" olduğu, pek görülmemiştir.. 'Koç'lar, 'Sabancı'lar, 'Şahenk'ler, bütün Anadolu'ya yayılmış olan bayi örgütlerine, banka şubelerine sorabilirlerdi.. - Yanımıza ille de bir medya sermayesini takıp, kamu ihalesine girmemiz, şirketimizin imajını bozar mı, bozmaz mı? Ama ne yapsın bu yerleşik holdingleri yöneten aileler? Onlar da toplumun nabzını tutamıyor.. Dar çevrelerdeki "hık" deyicileri dinliyorlar.. "Aydınlanmak" için, kartelin gazetelerini okuyup, televizyon kanallarını izliyorlar.. "Protokol masalı" davetlere katılıp, "halkın nabzı"nı tuttuklarını sanıyorlar.. Eğer antenleri biraz olsun "derin millet"in gerçek düşüncelerini algılayabilseydi, hep bir ağızdan "Aman Demirel gitmesin, kalsın" diye tempo tutarlar mıydı? Demirel'e verilen bütün kartel desteğine rağmen, milletvekilleri onu re'sen emekli edince, bir dönemin bittiği anlaşılmıştı aslında.. Millet Meclisi, iktidar ve muhalefet partilerinden milletvekillerinin ittifakı ile, sade Demirel'e değil, "kartel"e de "yeter artık" demişti.. Ama "bizimkiler" bu mesajı anlamadı.. GSM cep telefonu özelleştirmesini istedikleri fiyata alabilmek için, yanlarına ille de "medya sermayesi" almak gerektiğini düşündüler.. Zannettiler ki, bütün ihaleler, "28 Şubat" dönemindeki gibi olacak.. Başbakan, gece konutunda oturup, ihaleden önce, verilecek fiyatları saptayacak.. Medya sermayesi, ne isterse, öncelikle alacak.. Olmadı işte.. MHP'li Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz, GSM özelleştirmesi konusunda ne dedi önceki gün? - Demek ki bu ülkede, adam gibi ihale yapılabiliyor? Önceki gün, üst düzey bir MHP'li ile konuşuyordum.. Şöyle dedi.. - MHP'li bakanlarla biraraya gelip konuştuğumuz zaman, merkezinde hep aynı ismin bulunduğu şaibeler gündeme geliyor.. Belli ki, bir şeyler değişiyor Türkiye'de.. "Şeriat tehlikesi" gerekçesi ile "durumdan yolsuzluk çıkartanlar" için, hayat zorlaşıyor.. Medya gücünü kullanarak, siyaseti ve idareyi esir almak dönemi bitiyor.. Zaten bitti.. Demirel'e "hayır" denildiği gün, filim koptu.. Artık 'Koç'lar, 'Sabancı'lar, 'Şahenk'ler de, gözlerini açmalıdır.. "Haksız rekabet" ortamı, Türkiye'de herkesi canından bezdirdi.. Şu Sakıp Sabancı'ya şaşıyorum mesela.. Sabancı'nın ikiz gökdelenlerini bana gezdirirken, elimi tutup şöyle demişti.. - Rahmetli Özal yüzünden yaptık bu gökdelenleri.. Taşa toprağa, 150 milyon dolar para yatırdık.. Çünkü bizi, Türkiye'nin yarınına inandırdı.. Böyle demişti Sakıp Ağa!. Onu gökdelen yapmaya iten ortamda, "serbest rekabet", "dünyalılık", "uzlaşma" vardı.. Elbet Özal öldükten sonra, sadece Özal'a ağıt yakarak oturmak gerekmezdi. Ama Türk sermayesi, Özal'ın yükselttiği siyaset çıtasının indirilmesine, içe dönmeye ve kartelleşmeye alkış mı tutmalıydı? Özal dönemini ve reformlarını yaşayanlara, Demirel'e alkış tutmak yakışır mıydı? 'Koç'ların, 'Sabancı'ların, 'Şahenk'lerin sermayeleri mi, "know-how"ları mı yetersizdi ki, yanlarına birer medya sermayesi almadan, GSM ihalesine giremediler? Türkiye'deki "değişim"i ıskalayanlar, ileride çok daha fazla şaşıracaktır.. ŞAKA
Hedef Sami Selçuk!.
Hürriyet'in Dalaşan'ı yine görevlendirilmiş.. Yine medya holiganlığı yapmış. Bu defaki hedefi, Yargıtay Başkanı Sami Selçuk!. Banka boşaltanlara, mafya babalarına, medya gücü kullanarak ihale alanlara karşı gösterdiği saygıyı, özeni ve sansürlü-suskunluğu, "hukukun üstünlüğü"nü savunan Sami Selçuk'tan esirgemiş.. Ne diyelim ki.. - Söyleyene değil, söyletene bak, diyoruz. MALATYA
"Özal Misyonu" hâlâ canlı!.
Hafta sonunu, rahmetli Turgut Özal'ın anılması için düzenlenen etkinliklere katılmak için Malatya'da geçirdim.. Malatya Belediye Başkanı Mehmet Yaşar Çerçi'nin de çabaları ile düzenlenen "Özal Misyonu" konulu panelde, Dr. Osman Özsoy'la birlikte konuşmacı oldum.. Malatya'nın yerel televizyon kanallarında programlara katıldık, "Turgut Özal Okulu"nda, öğrencilerle sohbet ettik.. Her kesimden, her meslekten sayısız Malatya'lı ile görüştük, konuştuk.. Malatya Belediyesi'nin Konferans Salonun'daki binden fazla Malatyalı'nın "Özal Misyonu"na karşı gösterdikleri içten ilgiyi görmeliydiniz.. Yolda, sokakta yürürken, hiç tanımadığımız insanların, Özal'ın anısına karşı gösterdiğimiz saygıya karşı, bize seslendirdikleri duygulara tanık olmalıydınız.. Merak etmiyor musunuz? Özal'ın ölümünden beri 7 yıl geçti.. Kimsenin Özal'dan bir çıkar beklentisi olamaz.. Kendi partisi ANAP'ta bile, Özal'ı hatırlatmak, negatif bir olgu bugün.. Ama "Özal Misyonu", toplumun derununda hâlâ çok şiddetli biçimde sürüyor.. Bu sade Malatya'da değil, ülkenin her köşesinde böyle.. "Özal'ı geçebilmek", hâlâ yaklaşılamayan bir rekoru ifade ediyor siyasette..
mbarlas@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|