![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
IMF ve Dünya Bankası'na protestolarIMF ve Dünya Bankası'nın ilkbahar toplantıları geçen yıl olduğu gibi olaylı başladı. Geniş katılımlı ve son derece etkili protesto gösterileri yapılıyor. ABD ve Avrupa kamuoyu gösterilerle ilgileniyor, gelişmiş ülkelerde bir hayli yankı buluyor. Göstericiler polisle çatışıyor, tutuklamalar yapılıyor. Polisin sert müdahelesi göstericileri yıldırmıyor. IMF ve Dünya Bankası yöneticilerini rahatsız ediyor bu gösteriler. İcraatlarının mercek altına alınmasına neden oluyor. Bakışların faaliyetlerine yönelmesi hoşlarına gitmiyor. Gösterilerin amacı
Göstericiler dünyadaki yoksulluğun sorumlusu olarak IMF ve Dünya Bankası'nı görüyorlar. Hatta suçluyorlar. Gelişmiş Batı ekonomilerinin, gelişmemiş veya gelişmekte olan ülke ekonomileri üzerindeki sömürülerinin aracı olarak kabul ediyorlar bu kuruluşları. 40 yoksul ülkenin borçlarının silinmesini talep ediyorlar. Fakir ülkelerdeki çocuk işçi ve düşük ücretli işçi çalıştırılmasının önüne geçilmesini istiyorlar. Özetle IMF ve Dünya Bankası'nın geleneksel politikalarını terketmesi gerektiğini vurguluyorlar. IMF ve Dünya Bankası'nın fonksiyonu
IMF'nin görevi para birimleri arasındaki kur istikrarını sağlayarak uluslararası finansal krizlerin önlenmesi olarak ifade edilir. Kuruluş gayesinin mevcut uluslararası ticaretin yapısının korunmasına yönelik olduğu kolaylıkla anlaşılmaktadır. Mevcut uluslararası ekonomik yapı ve işleyişi hangi ülkelerin lehine ise kur istikrarının sürdürülmesi o ülkelerin menfaatini korumak anlamına gelir. IMF'nin politikaları statükonun sürdürülmesi üzerine inşa edilmiştir. Basit bir değerlendirme gibi gözükse de doğru olmadığı söylenemez. IMF'nin desteği ile uzun süreli istikrarı yakalayan ülke yoktur. IMF uluslararası finansal krizleri önlemekte başarılı değildir. Hatta krizlerin sebebidir. Bu gerçeğin kavranması için gerilere gitmeye gerek yok. Uzakdoğu Asya ülkelerinde başlayan ve tüm dünyayı etkileyen kriz IMF'nin eseridir. 1997 yılının Temmuz ayında Tayland'da başlayan, önce bölge ülkelerini, daha sonra da diğer ülkeleri etkisi altına alan büyük krizi IMF tahmin edememiştir. Bırakın tahmin etmeyi, 1997 yıllık raporunda, Tayland'ın makro ekonomik politikasının sağlıklı olduğunu ileri sürmüş, Güney Kore'nin mali alandaki performansının arzu edilen düzeyde olduğunu ifade etmiştir. Raporun yayımlanmasından kısa süre sonra da kriz patlak vermiştir. İşin ilginç yanı, IMF'nin reçetelerinin çözüm olmadığı ortaya çıkmasına ve yoğun eleştirilere rağmen eski politikalarında ısrar etmesidir. Ya Dünya Bankası?
Dünya Bankası ise özellikle geri kalmış ülkelerin kalkınma çabalarına destek vermek amacıyla kurulmuştur. Projelere uzun vadeli finansman ve teknik hizmet desteği verir. İlk bakışta olumlu gibi görülse de detaya inildiğinde gerçek bir sömürü aracı olduğu ortaya çıkar. Dünya Bankası'nın sağladığı kredilerin faizleri düşüktür, ancak, Dünya Bankası uzmanlarına proje çerçevesinde ödenen paralar bazen proje tutarının % 30'una ulaşır. Uzmanların ücret ve yollukları çok yüksektir. Ayda 10.000 doların üzerinde harcırah ödenen uzmanlar 5 yıldızlı otellerde konaklamakta, first class koltuklarda uçmaktadırlar. Bütün bu masraflar verilen krediden karşılanmaktadır. Bir işçinin maaşının 200-300 dolar civarında olduğu geri kalmış ülke, Dünya Bankası uzmanına 10.000 dolar ücret ödemektedir. Dünya Bankası uzmanının verdiği herhangi bir hizmet de bulunmamaktadır esasında. Aynı hizmet 1.000 dolar ödenerek de satın alınabilir. Sonuç olarak bankanın verdiği kredinin reel faizi % 30'ları aşmaktadır. Olumsuzluklar bu kadar değildir. Bankanın finansman desteği verdiği proje çerçevesinde yapılan ithalatlar Dünya Bankası tarafından yönlendirilmekte, gelişmiş Batılı ülkelerden pahalı ithalat önerilmekte, daha doğrusu zorlanmaktadır. Sonuçta pahalı finansman geri kalmış ülkelerin borç stokunu artırmakta, ülkenin kaynakları dışarıya akıtıldığı için ülkenin insanları daha da fakirleşmektedir. Dünya Ticaret Örgütü'nü de fonksiyon itibariyle IMF ve Dünya Bankası'nın yanına ilave etmek gerekir. İşte Washington'daki göstericiler IMF ve Dünya Bankası'nın lağvedilmesini bunun için istiyorlar. Globalleşmenin dünyadaki gelir dağılımını daha da bozmasına itiraz ediyorlar. Bunu bizim için yapıyorlar. Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler adına talep ediyorlar. Biz ne yapıyoruz? Biz şu anda meşgulüz. Cumhurbaşkanı seçiyoruz.
ncanikli@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|