YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

 

 

MHP'nin ANAP hesabı

Dananın kuyruğu nihayet bugün kopacak. Koalisyon liderleri bugün bir kere daha toplanacak, belki Ecevit muhalefet yetkilileriyle tekrar temasa geçecek ve bu iş bir noktada duracak. Yani TBMM aday cümbüşü ile yüz yüze!..

İyi mi?

Herşeye rağmen daha iyidir diyoruz. Hükümetin renksiz kokusuz bir isim üzerinde anlaşarak Meclis'in karşısına çıkmasından daha iyi diyoruz. Belki bugün öğleden sonra, belki gece yarısına doğru hangi gelişmeler olur, onu da bekleyip göreceğiz.

Bu manzara karşısında beklenebilecek tek sürpriz, Mesut Yılmaz'ın adaylığıdır kuşkusuz. Belki bu mümkün, fakat Sayın Yılmaz'ın şansı alabildiğine zayıf. Bu zayıflığı başından beri söylüyoruz, fakat Mesut Yılmaz aday olmasın biçimindeki yaklaşımlarda da asla bir tutarlılık bulmuyoruz. Ve bu tür yaklaşımların, muhalefetin alternatif ve inisiyatif geliştirme kabiliyetini alabildiğine daralttığı kanaatindeyiz.

Zayıflara gün doğuyor

Gelelim mevcut tabloya:

Mevcut adayların en büyük zaafı, Türkiye'nin sorumluluğunu ve yükünü taşıma noktasındaki yetersizlikleridir. Ne hükümet üzerinde bir saygınlık, ne de Millî Güvenlik Kurulu'nda ciddi bir yöneticilik ve hakimiyet sağlayabilir bu adaylar. Gerek hükümet, gerek asker karşısında sürekli edilgen bir tutum!.. Makam dolu, fakat oradaki hayatî trafik karşısında şaşkın düşmüş bir cumhurbaşkanı!.. Düşünebiliyor musunuz?

Ecevit, hem dış ilişkileri üstlensin istiyor, hem de çok zayıf adaylar üretiyor. Bahçeli de ondan farksız. Bize göre ne Sadi Somuncuoğlu'ndan, ne de Sabahattin Çakmakoğlu'ndan bir şey olur. Evet bu isimler çok temiz, şâibesiz isimler. Ama asla Türkiye'nin birikimine, dış tecrübesine ve ekonomisine vâkıf isimler değil. Hele Mehmet Haberal'mış!.. Çocuk oyuncağı mı bu işler Allahınızı seversiniz?

İsmail Cem üzerinde ise durmaya bile gerek yok. Hem şansı sıfır, hem böyle bir makam için sakat bir isim. Ecevit'in boşluk doldurmak ve dış Musevî çevrelerin gönlünü almak için başvurduğu bir yol olmalı diyoruz.

MHP'nin düalitesi

İşte bu noktada en derin çelişkiyi yaşayan MHP'den başkası değil. Zira MHP, hem Yılmaz'ın adaylığına en çok karşı çıkan parti durumunda; hem de bütün yatırımını ANAP'a dönük kuruyor. Gerek Çakmakoğlu, gerek Kâmil Turan geçmişlerinde ANAP'la ilişkili kişiler. Biri Özal'ın Başbakanlık Müsteşarı, diğeri de ANAP'ın RTÜK'e aday gösterdiği bir hoca. MHP, ANAP'a diyor ki ikisinden birini seç, bu isimleri senin için öneriyorum. Ecevit'e ve DSP'ye değil.

Buradan çıkan sonuç şu: Şu ana kadar, Ecevit'le Bahçeli arasında bir mutabakat sağlanamamış. Bundan sonra sağlanabilir mi? O kadar da kolay değil.

DSP adayının ikinci tura kalması zor olacağı için, kuşkucu çevreler, Mesut Yılmaz'ı eninde sonunda Ecevit'in destekleyeceğini ileri sürüyorlar. Zayıf da olsa beklenen gelişme burası. Ama DSP Meclis grubu, İsmail Cem'i ilk turlarda desteklemeye devam ederse; o zaman da hem Yılmaz, hem Cem elenmiş olmayacaklar mıdır?

DYP'nin ve FP'nin zorlukları da ortada. DYP zaten ipe un sermiş vaziyette. Bir ilkeden hareket etmiyor; Mesut Yılmaz olmasın da kim olursa olsun makamında bir nakarat tutturmuş öyle gidiyor. Şu dağınık ortamda kendi adayı üzerinde bir hesap bile yapamıyor. FP de aynı şekilde. DYP ile FP kendileri, müşterek bir aday üzerinde çalışmayı bile akıllarına getiremiyorlar. TBMM'de 200 kişilik iki grup; ona buna muhalefetle vakit geçiriyor, son tura yüzde yüz sokabilecekleri muhtemel bir aday üzerinde asla çalışmıyorlar. Yani anlayacağınız muhalefet, havanda su döğüyor. Tadını ve dozajını kaçırmış bir Mesut Yılmaz fobisi ile, bu muhalefet gemisi nereye kadar yol alır, düşünebiliyor musunuz?

İşin garibine bakın siz.

Köşk mü, ameliyathane mi?

Mesut Yılmaz bugün aday olursa, MHP kiminle işbirliği yapar dersiniz? Mecburî tatile soktuğu DYP ve FP'nin kapısını mı çalacak? Hele FP ne yapar öyle bir aşamada? Sadi Bey'i aday göstermeyen MHP'nin diğer adaylarına mı mahkûm olur, yoksa DSP'nin adaylarına mı mecbur kalır? Seç beğen bakalım, hangisi içine sinecek? İşte böyle, siyaset yalnız oynanan bir oyun değil Türkiye'de. Ortak cephe ve muhtemel işbirliklerinin önü, kim olursa olsun, sabote edilmemesi gerekiyor.

Hele bir de, DYP ve FP'nin, M. Haberal'ı desteklediğini akla getirin siz. Mübarek, cumhurbaşkanlığı makamını ameliyathaneye çevirir ki hiç şaşmamak lâzım.

Maalesef şu an için görünen manzara bundan ibaret.

Yılmaz aday olursa, bir başka isim meselâ Yıldırım Akbulut ismi üretilirse (41 kere maşaallah) ortalık az da olsa hareketlenebilir. Fakat ortadaki duyumlar onu gösteriyor ki, Yılmaz'ın adaylığına hem ordu cenahından, hem dış çevrelerden (meselâ ABD) asla cevaz yok.


24.NİSAN.2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...