YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Kayıkçı kavgası

 
Kimse tartışmayı ciddiye almıyor. Olan bitene, bu hükümetin kuruluş günlerinden başlayarak bir kaç kez tekrarlanan "MHP üzerinden sonuç alma" politikasının yeni bir versiyonu gözüyle bakılıyor.

 

Hükümeti oluşturan üç partinin lideri, bugün, gündemdeki konuları görüşmek üzere bir araya gelecekler. Gündemde iki konu var: Abdullah Öcalan'a verilen idam cezasının infazı için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nihâî kararının beklenmesi; Süleyman Demirel'in cumhurbaşkanlığı süresinin uzatılması... İki konuda da girişimi elinde tutan DSP, bu zirvede, ortaklarını ikna etmeye çalışacak...

Süleyman Demirel'in görev süresinin uzatılması da önemli, ama kamuoyu günlerdir Öcalan konusuna kilitlendi. Bunda, DSP ve MHP liderlerinin bayram boyu sürdürdükleri 'medya yoluyla mesaj gönderme' denilebilecek 'söz düellosu'nun payı büyük. MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin asmaktan yana eğilimini vurguladı konuşmalarında, DSP lideri Bülent Ecevit ise asmamanın ülke yararına olacağına dikkat çekti. Kamuoyu dikkatinin bugünkü zirveye yoğunlaşması, bu sebeple, doğal.

Bundan kısa süre öncesine kadar, dikkatler bir başka kurum üzerinde yoğunlaşırdı: Milli Güvenlik Kurulu (MGK). Her ay sonunda yapılan MGK toplantıları günler öncesinden ilgi çekmeye başlar, toplantıdan çıkan sonuçları tartışır dururduk. Şimdi ise gözler liderler zirvesine çevriliyor...

Buna sevinmek mi, üzülmek mi gerekir? Anayasal bir kurum olsa da, son bir kaç yıldır alıştığımız türden en merkezî yere kurulmayı hak eden bir kurum değildir MGK; geleneğe göre, kararları bakanlar kurulu için 'tavsiye' niteliği taşıyan bir danışma mekanizmasıdır.

Türkiye'deki parlamenter sistem kendi içinden ciddi bir tehdide muhatap. MGK yasama organı üzerinde bir görüntü verirken, koalisyonu oluşturan üç partinin liderinin bir araya gelmeleri de bakanlar kurulu yerine geçiyor. Meclis'e düşen görev MGK kararlarını yasalaştırmak; bakanlar kurulu da üç liderin mutabakatına uygun icraat yapmak zorunda sanki. Bu, her yönüyle, anayasada çerçevesi çizilen sistemin aşındırılması anlamına geliyor. Bugünkü zirveden çıkacak karar ne olursa olsun, bakanlar kurulu ve Meclis'in bütün yapacağı o iradeyi hayata geçirmekle sınırlı kalacak...

Daha da vahimi, bayram günleri boyunca süren Ecevit-Bahçeli söz düellosunun, kamuoyunca bir 'kayıkçı kavgası' biçiminde algılanmasıdır. Kimse tartışmayı ciddiye almıyor. Olan bitene, bu hükümetin kuruluş günlerinden başlayarak bir kaç kez tekrarlanan "MHP üzerinden sonuç alma" politikasının yeni bir versiyonu gözüyle bakılıyor.

Hatırlayın; DSP'deki MHP ile koalisyona itiraz edenleri yatıştırmak için de bugün karşılaştığımıza benzer bir söz düellosu yaşanmıştı. Rahşan Ecevit'in "MHP ile iktidar olmayı içime sindiremiyorum" sözüyle başlayan tartışmalar, özür dilenmediği halde, MHP'nin iktidar ortağı olmasıyla sonuçlanmış; DSP'deki itirazcılar MHP'nin istiskali içine sindirmesiyle yatışmışlardı. Şimdi de, Bahçeli'nin "Öcalan asılmalı" sözleri kayıtlara geçiriliyor, ama sonunda yelkenleri suya indirenin yine MHP olacağı yolundaki beklenti hayli fazla...

Bugün MHP'nin düşürüldüğü durumun benzerlerini geçmiş dönemlerde başka partiler de yaşamışlar, sırf iktidarda biraz daha fazla kalma uğruna katlanılan istiskaller o partilerin mülâhazat hânelerinin çentiklerle dolmasına yol açmıştı. İnandırıcılığını yitiren bir partinin iktidarda kalmasının kimseye yararı olmadığını deneyimle biliyoruz; MHP de kendisi dışında alınmış kararları tevil yoluyla onaylayan bir parti olmasının zararını elbette çekecek... Gidiş o yöne.

İtirazım liderler zirvesinden çıkacak sonuca değil, yanlış anlaşılmasın; ben, böyle konuların bir kaç kişi arasında görüşülerek sonuca bağlanmasına ilke olarak karşıyım. Öcalan'ın idamıyla ilgili sorumluluğun hangi devlet organlarında olduğu anayasada yazılı; kamuoyu önünde yapılan 'kayıkçı kavgası' ile göz boyayarak temel gerçekler değiştirilemez.

Liderler zirvesi günü de geldi işte, sürpriz bekleyenler fazla umutlanmasınlar...


12.OCAK.2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Fehmi Koru

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...