YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Müslüman-Hıristiyan çatışması ve Endonezya

 
Bir 'öz savunma dönemi' yaşayan Endonezya dağılmaları önlemek için federasyona geçmeye çalışıyor. Ancak bu çaba askerlerle siviller arasında ciddi bölünmelere yol açtı.

 

Rusya'da Viladimir Putin ve ekibinin başlattığı Sovyet Ruhu'nu canlandırma girişimleri dünyada endişeye yol açıyor. Çeçenler'in ölüm kalım savaşı tüm duyarsızlıklara rağmen başarıya ulaşacak gibi görünüyor. Gürcistan ve Azerbaycan ciddi bir Rus tehtidi altına girdi. Ortadoğu'da Türkiye'nin de içinde yer aldığı 'su diplomasisi' hızla bölgenin yeni yüzünü ortaya çıkarıyor. Türkiye'nin etrafında bütün bunlar yaşanırken, Güneydoğu Asya'nın en güçlü ülkesi Endonezya'da 21. yüzyılın dünyasında yaşanması muhtemel kaygı verici gelişmelerin ipuçlarını veren olaylar oluyor.

210 milyon nüfusuyla, zengin kaynaklarıyla, güçlü ordusuyla, jeopolitik konumuyla ve teknolojik üstünlüğü ile İslam dünyasının en güçlü ülkesi olan Endonezya, yeni yüzyıla en ağır bedeli ödeyecek ülkelerden biri olarak girdi. Soğuk Savaş döneminde dünya sisteminin bekçiliğini yapan, onca etnik ve dinî karışıma rağmen 'istikrarı' garanti edilen Endonezya, değişen koşullarda bu önemini muhafaza edemedi. Doğu Timor'da yaşananlar bu ülkenin Pasifik'teki ABD çıkarları için tehlikeli görüldüğünün bir işareti. Hıristiyanlar'ın yaşadığı Doğu Timor, Endonezya'dan alınıp Avustralya'nın denetimine verildi ve Avustralya bölgesel bir güç olarak Endonezya'nın yerini almaya başladı. Suharto'nun uzun yıllar süren diktasının sone ermesinden hemen sonra yaşanan bu olay, Endonezya'nın diğer sorunlu bölgelerini de hareketlendirdi.

Etnik ve dinî çatışma bölgeleri

Onlarca etnik yapının barındığı ülkede etnik çatışmaların yanında dinî çatışmaların da baş göstermesi, üzerinde çok ciddi şekilde durulması gereken bir konu. Çeçenistan'da, Bosna'da, Kosova'da, Mısır'da ve Nijerya'daki Müslüman-Hıristiyan çatışmasından çok farklı bir karakter çizen Endonezya'daki dinler arası çatışmalar dalga dalga bütün Güney Asya'yı sarabilir ve önümüzdeki yüzyılın en önemli sorunlarından biri haline gelebilir. Her ne kadar medeniyetler arası bir hesaplaşmaya prim verilmiyorsa da bu ülkede yaşananlar dünyaya acı tecrübeler sunabilir.

Etnik ve dinî çatışmaların özellikle zengin kaynakların bulunduğu bölgelerde yaşanması bir raslantı değil. Doğu Timor gibi, Batı Timor, Doğu-Batı ve Güney Kalimantan, Orta ve Güney Sulevasi, Güney ve Kuzey Sumatra, Doğu Cava, İriyan Jaya (Papua) ve Baharat Adaları hem zengin kaynakları hem de stratejik önemleri bakımından çok önemli bölgeler. Bazıları zengin petrol yataklarına sahip, bazıları dünyanın en önemli kauçuk merkezi, bazıları yağmur ormanlarıyla kaplı, bazıları ise Pasifik'le Hint Okyanusu'nu birbirine bağlayan su yollarını kontrol ediyor. Bu bölgelerin hemen hepsinde etnik ve dini çatışmalar yaşanıyor ve bunlar doğrudan dışarıdan yönlendiriliyor.

Müslümanlar'ın öfkesi

D. Timor tecrübesini yaşayan Endonezya halkı Hristiyanlar'ı artık birer işbirlikçi olarak görüyor. Arefe günü Cakarta'da toplanan yüz binden fazla Müslüman Hıristiyanlar'a karşı cihad çağrısı yaptı. Bunu bir dine yönelik öfkeden ziyade, ülkenin parçalanmasını engellemeye yönelik çırpınış olarak görmeliyiz. Zira hemen hemen bütün etnik ve dinî azınlıklar küresel güçlerle işbirliğine giderek ülkeden kopuyor.

Bunların içinde Açe'nin durumu çok farklı. Ülkenin kuruluşundan bu yana bağımsızlık savaşı veren Açe, İslami bilincin en yoğun olduğu yerlerden biri ve askerî baskılardan çok çekti, katliamlar yaşadı. Bağımsızlık Açe'nin hakkı. Ancak böyle bir dönemde Endonezya'dan kopması ülkenin tamamen parçalanmasına yol açacak. Bunun için ulusal birlik yönetimi Açe ile barışmaya çalışıyor.

Bir 'öz savunma dönemi' yaşayan Endonezya dağılmaları önlemek için federasyona geçmeye çalışıyor. Ancak bu çaba askerlerle siviller arasında ciddi bölünmelere yol açtı. Eski Savunma Bakanı Viranto'nun temsil ettiği şahinler sorunların askeri yöntemlerle çözülmesini savunurken Abdurrahman Vahid liderliğindeki siviller, uzlaşma ve federatif çözüm istiyorlar. Bu iki kesim arasındaki bölünme telafi edilmezse Endonezya çok daha büyük gerilimler yaşayacak ve süreci ağır bir bedel ödeyerek kapatacak.

Diğer taraftan Hıristiyanlar'ın yaşadığı bölgelerde Müslümanlara yönelik kıyım ve katliamlar da ülke içinde şiddetli öfkelere yol açıyor. Müslümanlar katliamların önlenmesi için hükümete ültimatomlar veriyor, aksi taktirde kendilerinin savaşacaklarını söylüyorlar. Dünyaya Hıristiyanlar'ın katledildiği şeklinde verilen olaylarda aslında büyük oranda Müslümanlar katlediliyor. Endonezya tekrar dünya sisteminin sömürge alanlarından biri oldu. Bu güçlü ülkenin dağılması İslam dünyası için çok büyük kayıp olacak.


12.OCAK.2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...