| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Hicret şairi yâr ellerine göçtü
Ecel erdi, vakt erişti; Akif İnan da bir mübarek gecede, göç etti. 1974'te yayımlanan Hicret'te söylemişti: Bitirip şu kuru kara ekmeği Hicret'ten iki yıl önce 1972'de Edebiyat Dergisi Yayınlarının 2, deneme dizisinin 1 numaralı kitabı olarak çıkan Edebiyat ve Medeniyet Üzerine adlı çalışmasını "Babamın hatırasına" ifadesiyle babasına ithaf etmişti. Hicret'in sunuşu ise "Anneme" ibaresinden ibarettir. Ailesine ve doğduğu toprağa, Urfa'ya bağlılığı, Hazreti İbrahim'e ve Allah'a bağlılığıyla aynı çerçeveye yerleştirilebilir. Babamın Gazeli şiirindeki şu beyitler tanığımız olsun:
Bir destan büyüttü namustan aşktan Ağ'da:
Soyumu yüklendim bu çağ içinde Gibi beyitlerde bu bağlılığın izleri görülür. Son günlerini Urfa'da geçirmesi, oraya gömülmesi manidar olduğu gibi, bir Ramazan gününde vefatı da sanki yıllar önce içine doğmuştur. Melce şiirindeki şu beyte bakın: Günleri bir secde hızıyla geçip Aynı şiirdeki "Rüzgârın başıma verdiği şekil/Yol olsa içimin ormanlarında" beytini hemen her rüzgârda hatırlamışımdır. Âkif İnan'ın ölümünden büyük üzüntü, sarsıntı ve acı duymuş değilim. (Yine de yakınlarına başsağlığı diler, sabır temenni ederim.) Bana öyle geliyor ki rahmetli Âkif İnan öteden beri ölüme hazır ve hazırlıklıydı. Yaslasam gövdemi karlı dağlara Böylesi sözlere imza atmış bir adam; şiir şölenlerinde, sözlerinin fon müziğiyle filan gölgelenmesine izin vermeyen bir kişi, ölüme rıza ve tevekkül üzre yürümüş olmalı. Uygarlığımızın görkemini yansıttığı Şan şiirini beytiyle bitiren bu eylemci insanın ruhuna Fatiha'lar, Yasin'ler gönderelim. Bu arada merhum ağabeyimizin şu sözüne de kulak verelim: Bütün giysileri yırtsak yeridir
ikardes@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|