YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Gündem

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Özgürlükler fazla bulundu

Ankara- Hukukçular, Hukuk Kurultayı 2000'de Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri olan din özgürlüğü alanında özgürlüklerin rahatlıkla kullanılabildiği savunular. Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer, Türkiye'de sorun yaşandığı düşünülen tek dini özgürlüğün, "dini kanaatleri ifade etme" olduğunu belirterek, bunun en önemli yansıması olan başörtüsü konusunun da mahkeme kararlarıyla bitirildiğini söyledi. Dönmezer, "Ben diliyorum ki kitleler de bunu bitirir" dedi. Ankara Barosu tarafından düzenlenen Hukuk Kurultayı'nda dün ayrı salon ve oturumlarda düşünce özgürlüğünün sınırlandırılması ve din özgürlüğünden, dernekler hukukuna kadar çeşitli konular ele alındı. Kurultay'ın din özgürlüklerinin ele alındığı bölümünde Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer, "Mukayeseli Hukuk ve Türk Hukuk Uygulamasında Din Özgürlüğü ve Dinin Himayesi" konulu bir tebliğ sundu. Ankara Barosu eski Başkanı Av. Erdal Merdol'un yönettiği bu oturuma, Prof. Dr. Süheyl Donay ve Prof. Dr. Duygun Yarsuvat tartışmacı olarak katıldı. Din özgürlüğü ve başörtüsü tartışmaları konusunda aynı görüşleri savunan üç hukukçu da Türkiye'de din özgürlüğünün yeterince uygulandığını öne sürerken, farklı görüşleri dile getirmek isteyen Av. Mahmut Özbay'ın konuşmasına, süre darlığı gerekçe gösterilerek izin verilmedi. Sulhi Dönmezer, devletlerin dinle ilişkisini hiçbir zaman kesemeyeceğini belirterek, "Çünkü, toplumların sosyal hayatlarını din kadar etkileyen başka bir süreç yok. Devlet sosyolojik nedenlerle dinle ilişkisini tamamen koparamaz" dedi.

"Kitleler başörtüsünü bitirmelidir"

Türkiye'de, diğer ülkelerde olmadığı kadar din ve vicdan özgürlüğünü düzenleyen madde bulunduğunu belirten Dönmezer, "Türkiye'de sadece dini kanaatleri ifade özgürlüğü üzerinde tartışma var" dedi. Dönmezer, "İnsanlar vücutlarına verdikleri dış şekillerle de din özgürlüğünü ifade edebilirler. Mesela türban. Ama bu gerek AİHM, gerekse Anayasa Mahkemesi kararlarıyla hukuken bitirilmiştir. Ben diliyorum ki kitleler de bunu bitirsin" dedi. Tartışma bölümünde sözalan Prof. Dr. Süheyl Donay ise başörtüsü konusunun yargısal yönden kapandığını belirtti. Prof. Dr. Duygun Yarsuvat ise "Eğer izin verirsek, laikliğe uygun olmayan sonuçlara ulaşabiliriz. Türkiye'de hala Şeriat isteyenler var" dedi. Yarsuvat, eğitimde laikliğin uygulanmaması durumunda, Malezya'daki bir üniversitede okunan yasaklarla dolu bildirilerin Türkiye'de de okunacağını öne sürdü.

Vural Savaş gönüllü katılımcı

Kurultay'ın gönüllü katılımcılarından Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş ise, başörtüsünün, açık ve yakın tehlikeden de öte "yaşanan tehlike" olduğunu öne sürdü. Savaş, düşüncenin sınırlandırılması ile ilgili bölümün sonunda sözalarak, irtica tehlikesi nedeniyle 163'ün geri getirilmesinin bile tartışılması gerektiğini söyledi.

 




Kağıda basmak için tıklayın.

 

 

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...