| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Neşet Ertaş ve kitabı...
Çocuktum. Rahmetli dayım yaz tatillerinde babamın öğretmen olarak görev yaptığı köye geldiği zaman, bağlamasını da mutlaka yanında getirir, evimizde misafir olarak kaldığı müddetçe okulun geniş bahçesindeki ağaçlardan birinin altına çekilerek bağlama çalar, türkü söylerdi. Onu orada yalnız bırakmayan da hep ben olurdum. Çimenlerin üzerine oturur, dayımı izlerdim. Söylediği türküler hakkında sorular sorardım kendisine, o da bana bildiği kadarıyla anlatırdı. Dayım, Neşet Ertaş'ı çok severdi ve sürekli onun türkülerini söylemeye çalışırdı. Dayım sayesinde ben de daha çocukluğumda Neşet Ertaş hakkında birşeyler öğrenmiştim. Öğrenmiştim ama, yine de çocuk yaşında bir insan için Neşet Ertaş ismi bir anlam ifade etmiyordu. Neşet Ertaş'ı ilerleyen yıllarda, özellikle TRT radyosunda dinleme imkânı bulabildim. Bundan birkaç yıl önce de, yayınlanan bir kasedinde dinlemiştim kendisini. Gerçekten çok etkileyici... bozkırın yanık sesi adeta. Ancak bir halk ozanını, toprağında dinlemek gerekiyor. Benim Neşet Ertaş'tan gerçek anlamda etkilenmem de, onun türkülerini yaktığı gerçek mekanda, Kırşehir civarında oldu. Bir Anadolu seyahatimizde Neşet Ertaş'ın memleketinin yakınlarından geçerken, o bozkır ortamında kasedi otomobilimizin teybine takıp dinlemiştim. Türkünün meydana çıktığı doğal ortam çok önemli. Bozkır havasını solurken, o türküyü yakan ozana ilham veren bozkırın iuçinden geçerken türküyü dinlemek, türküyü de, ozanı da daha iyi anlamanızı sağlıyor. Türkünün hangi tabii şartlar iuçinde yakıldığını görüyorsunuz, türkünün mekanını görüyorsunuz... okunan bozlakın bozkıra ne kadar müthiş bir uyum sağladığını görüyorsunuz. Bozkırın sesini dinliyorsunuz adeta. Etkileniyorsunuz. Neşet Ertaş, şu anda Almanya'da yaşıyor. Tam yirmibeş yıldır ülkesinden, Kırşehir'den uzakta. Ama türküleriyle, bozlaklarıyla burada... Kırşehir'in bozkırında. Yurt dışında yaşadığı süre içerisinde adeta unutulmuş Neşet Ertaş. Ama onu unutmayan, kendisi unutmadığı gibi bizlere de unutturmamaya çalışan bir insan var: Bayram Bilge Tokel. Kanal 7 adlı televizyon kanalında yayınlanan başarılı programına Neşet Ertaş'ın türküsünden mülhem, "Gönül Dağı" adını veren Bayram Bilge Tokel, Neşet Ertaş hakkında ciddi bir çalışma yapmış, Ertaş'ın hayatını neredeyse en ince ayrıntısına kadar araştırmış. Almanya'da yaşadığı şehre giderek kendisiyle görüşmüş, uzun bir röportaj gerçekleştirmiş, türkülerini toparlamış, onun hakkında Arif Sağ, ğuz Aral, Ahmet Yaşar Ocak, Muammer Sun gibi isimlerle konuşmalar yapmış, bozlak geleneğini ve bu geleneğin ustalarını araştırmış, bütün bu çalışmasını da kitap haline getirerek "Neşet Ertaş Kitabı" başlığıyla yayınlatmış. Akçağ Yayınları tarafından geçtiğimiz günlerde yayınlanan "Neşet Ertaş Kitabı", bilgilendirici ve titizlikle hazırlanmış bir etnomüzikolojik çalışma olma özelliğini de taşıyor. Bayram Bilge Tokel, öyle anlaşılıyor ki kitap iuçin epey yorulmuş. Ancak, yorulduğuna değmiş. Çünkü bu kapsamda hazırlanmış bir "Neşet Ertaş" monografisi yok. Hem bugünün hem de geleceğin etnomüzikologları, dinleyicileri, müzik okurları için çok önem taşıyor "Neşet Ertaş Kitabı." Bayram Bilge Tokel'in eline sağlık.
ycetinkaya@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|