|
Aydın Doğan da mı Hizbullahçı oldu?

Milliyet gazetesi, "Örgütün Yeşilçamı" başlığı altında Hizbullah militanlarının beslendiği kültür-sanat kaynaklarını deşifre ediyor
"Basında güven" lejandıyla çıkan Milliyet gazetesi, "Dış Haberler", "Kültür-Sanat", "Spor" benzeri sayfalarına bir yenisini daha ekledi:
"Hizbullah sayfası."
Türkiye'deki dinî görünürlüğün çerçevelenip yeniden sunulduğu (daha doğrusu ihbar edildiği) sayfada/sayfalarda "bilinen" bir editör yok; sayfa, daha ziyade "imece" usûlüyle hazırlanıyor. Örneğin, dünkü iki Hizbullah sayfasından biri "Kültür-Sanat Servisi"nin "yaratıcı" katkılarıyla kotarılmış.
Örgütün silahları, mezar evleri, tetikçileri, cenaze levazıtmatçısı olacak da, bir "Eğitim" ve "Kültür-Sanat" politikası olmayacak!
Mümkün mü?
Milliyet gazetesi, "Örgütün Yeşilçamı" başlığı altında Hizbullah militanlarının beslendiği kültür-sanat kaynaklarını deşifre ediyor:
"Devletin zirvesine sunulan Hizbullah'a ilişkin raporlarda örgütün militanlarına izlettiği filmler de yer aldı. 'Minyeli Abdullah', 'Bize Nasıl Kıydınız', 'Çağrı', 'Çöl Aslanı' gibi filmler 'ibadet eder gibi' izleniyor."
Haberde, Türk Sinema Tarihi'nin duayenlerinden, sinema yazarı Nijat Özön'ün de tanıklığına başvurulmuş.
Özön, sağolsun, taa 1966'da, Akis dergisinde yayımlanan "Sinemamızda Din Ticareti" başlıklı yazısında bu "tehlike"ye dikkat çekiyor.
Öngörülü bir yazar Nijat Bey.
Ama biraz iyi niyetli...
Hizbullah örgütünün eğitim amaçlı kullandığı "Çöl Aslanı" ve "Çağrı" filmlerinin, Aydın Doğan'ın sahibi olduğu Kanal D'de, Ramazan aylarında en azından ikişer kez gösterildiğini duysa/bilse ne yapardı, merak ediyorum.
Hizbullah, dar mekânlarda izlettiriyor bu filmleri, ama Aydın Bey umuma açık bir kanalda, üstelik 65 milyonun gözü önünde işliyor aynı cürmü. Aydın Doğan'da da gizli Hizbullah eğilimleri mi var yoksa?
Milliyet gazetesine göre, millî kurtuluş tarihiyle ilgili en ciddi, en derli toplu yapıma (Küçük Ağa) imza atmış olan Yücel Çakmaklı da Hizbullah'ın amaçlarına hizmet edenlerden. Çakmaklı'nın yönettiği, Berhan Şimşek'in de başrolünü oynadığı "Minyeli Abdullah", örgüte militan kazandırmak için kullanılıyor.
Peki, bu filmi "oyunculuğunda dönüm noktası" sayan Berhan Şimşek ne diyor:
"Ben CHP'liyim. Üstelik laikim. Bu filmde oynamam tarihî hataydı. Yeteneğimi kullandılar."
Kerameti Bilge Olgaç'a yakınlığından menkûl Berhan Şimşek, oysa, Karagümrük'ün namlı ülkücü/sağcılarından biriydi ve Deniz Gezmiş'i oynadığı "Hoşçakal Yarın" filmine kadar da öyle bilinirdi.
Berhan Şimşek'in erken hidayetine vesile olan film, nasıl oluyor da üç-beş gün içerisinde Hizbullah'ın eğitim aracına dönüşüveriyor?
Milliyet gazetesinin atladığı birkaç filmi de sevabına ben hatırlatayım:
"Hazret-i Ömer'in Adaleti", "Bilal-ı Habeş", "Leyla ile Mecnun", "İslamiyetin Doğuşu", "Allah'ın Aslanı Hazreti Ali."
Bu filmlerin tümü de, tahmin edeceğiniz gibi, "Hizbullah'ın eğitim faaliyetlerine katkı" amacıyla "Kanal D"de gösterildi... Sayın savcıya duyurulur!
1 ŞUBAT 2000
|