BBP LİDERİ YAZICIOĞLU İLE HİZBULLAH VE ÖCALAN ÜZERİNE KONUŞTUK
'Sonuna kadar gidilmeli'
Apo'nun idamının ertelenmesinin tartışma ortamında canlı yayınla bir operasyon yapılıyor, ardından yıllardır trafik polisine bile tesadüf etmeyen, farkedilmeyen
ama müthiş bir alt yapısı olan örgüt açığa çıkıyor.
Hizbullah operasyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Üniversitede okuyan kızların başörtülerini takip hassasiyeti gösterenler, siyasetçilerin siyasi konuşmalarından irtica üretenler, kayıp insanların akibetlerini takip edecek yerde yüzlerce silahlı elemanı bulunan örgütü ve inşa ettiği mezar evleri, öldürüp üstünde soğan ektikleri ölüm tarlalarını hiç takip etmemişler, irticayı orada aramamışlar. Burda bir çelişki yok mu? Bu kadar cinayet işleniyor, sorgu yapılıyor, kasete alınıyor, bu kişiler bir şehirden bir şehire taşınıyor, tesadüfen de olsa bir trafik polisine de mi denk gelmediler? Bu bu tesadüflerin yanısıra Emniyet unsuruna takılmayan bu örgütün, İran Dışişleri Bakanı, İsrail Genelkurmay Başkanı ve AB temsilcilerinin Türkiye'de oldukları bir sırada operasyona uğraması ilginç bir tesadüf olsa gerek. Bu süreçte Türkiye'de Apo'nun idam dosyasının ertelenmesinin getirdiği tartışma ortamında canlı yayınla bir operasyon yapılıyor, ardından yıllardır trafik polisine bile tesadüf etmeyen, farkedilmeyen ama müthiş bir alt yapısı olan örgüt açığa çıkıyor.
Bölgede görev yapmış yetkililerin açıklamalarına ne diyorsunuz?
Bütün bunlar Türkiye gerçeklerini dikkate alan herkes için cevaplandırılması gereken sorular olarak gündeme geliyor. Hele buna bir de bölgede valilik yapmış, eski MİT görevlilerinin açıklamaları, hükümet ortağı olan bir partinin genel başkanı tarafından terör uzmanı olarak görevlendirilen Eyüp Aşık'ın itirafları eklenince, bu örgütün bilindiği ve bir kısım menfaatler, devletin ali menfaatleri adına göz yumulduğu endişelerini artırıyor.
İslam ve terör bağlantısı kuranlar için ne düşünüyorsunuz?
Devletin bilgisi dışında bir örgüt de olsa, her iki halde de insanlık dışı cinayetleri hafifletmez. Hele bunun dinî bir kisveye yakıştırılması, o dine haksızlıktır, düşmanlıktır. Bu insanların hangi gerekçeyle yaparlarsa yapsınlar, insanlık dışı bir davranış içinde oldukları açıktır. İslamî bir kavram kullanmış olmaları cinayetlerin vahametini daha da artırıyor. Sevgi, hoşgörü ve en yüce değerleri bünyesinde taşıyan İslam'a ihanet olarak değerlendirilmesi gerekir.
İç ve dış destek olmadan hiçbir örgüt yaşayamaz mı diyorsunuz?
Türkiye birtakım uluslararası operasyonların bölgesel oluşumların değerlendirmelerine açık bir ülkedir. Bu itibarle bu yapılanmanın iç ve dış bağlantıları, dayanak noktaları güç aldıkları noktalar vardır. Bundan dolayı da çok büyük parasal güce, çok büyük iletişim imkanına sahip ve kapalılığa ihtiyaç gösteren böylesi örgütlenmelerin belli güçlere dayanmadan ayakta kalması mümkün değildir. Bunu PKK olayında açıkça gördük. Bu kadar sıkı kontrol altında bulunan bir bölgede bu kadar organize vahşi cinayetler yıllardır nasıl işlenmiş, bunu sormak ve cevabını almak herkesin hakkıdır. Daha önce hiçbir mafya, hiçbir terör örgütü devletten daha güçlü değildir dedim. Sistemin kendi mekanizmaları içinde dayanak noktası bulmayan bir mafya ya da kapalı örgütler uzun süre yaşayamaz. Bu işlerin cesaratle nereye kadar giderse gitsin çözülmesi, Türkiye'nin gerçek anlamda demokratikleşmesi için temel şarttır.
Öcalan'ın idam dosyasının ertelenmesini nasıl yorumluyorsunuz?
Anayasa'da idam cezası var. Yıllardır AB'ye girmeyi ideal haline getirmiş olan idareciler Avrupa'da idam cezasının olmadığını, idam cezası ile ilgili şartları biliyorlardı. Ama bunu düzeltmediler. Şimdi, sadece Öcalan sözkonusu olunca idamı ertelemeleri büyük bir çelişkidir. Bu ülkede siyasi görüşünü açıkladığı için mahkum edilen insanlar, eğitim hakkı kısıtlanan, ibadetlerinin gereğini yerine getiremeyenler var. Bu insanlara gelince hassasiyet gösterilmiyor, insanları birbirine vurduran ve cinayetler işleyen, anaları ağlatan bir örgütün başını affetme sonucuna götürecek bir yol arıyorlar.
MHP'den bekliyor muydunuz bu tavrı?
MHP üst yönetiminin davranışlarıyla ilgili olarak hayal kırıklığı içinde değilim. Benim için sürpriz olmamıştır. Ülkücü camia kesinlikle bu siyaset anlayışına layık değildir. MHP, örs ve çekiç arasında şekillenerek, bedeller ödenerek verilmiş bir mücadelenin mirası üstünde yükseldi. İktidar ortağı olduktan sonra Kur'an kurslarını yasaklayan, başörtüsü yasağının ilk kez yasalaştırılması, yerli sermayeye zulüm yabancı sermayeye tahkim imkanı veren, Çeçenistan'ı Rusya'nın içişleri olarak kabul eden kararlara imza atması kabul edilir bir şey değil. Elbette ülkücü geleneğin kabul edeceği bir şey değil, içine sindiremez.
MHP tabanından bir kayma bekliyor musunuz?
MHP üst yönetimi ülkücü hareketin beklentilerine cevap vermemiştir. Biz BBP olarak bir siyasi partinin zaafları üstünde siyaset yapmayız. Ama bu davranışların siyasette bir karşılığının olacağı açıktır.
Son olarak neler söylersiniz?
Ülkemiz sözde demokratik özde kapalı Şark tipi her türlü hukuksuzluğun hakim olduğu bir sisteme layık görülemez. Artık düşüncenin suç sayılmadığı, dinî inançların serbestçe yaşanabildiği, evrensel hukuk kaidelerine, hukukun üstünlüğüne ve hukuk devleti ilkelerine dayanan bir Türkiye istiyoruz.
|