YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Aletdirik


Elektrikle ilişkimizi 'mahkûmiyet'ten 'hâkimiyet'e çevirmenin bir yolunu bulamazsak, alınlarımızı taze güneşlerle ağartmanın yolunu da, korkarım, bulamayacağız.

Çocukluk yıllarımda evimizde elektrik yok muydu, vardı da sık sık kesildiği için yokluğuyla varlığı bir miydi? Şurası kesin, evimiz elektriksiz aydınlanmanın araçlarına sahipti. Gemici fenerleri, gaz lambaları, idareler, tanıdık nesnelerdi. Bunlardan en çok 'beş numara' şişesiyle gaz lambasını tanıdığımı söyleyebilirim. Lüks denilen daha modern araç da evimize girmişti ama onun belleğimde gaz lambası kadar derin bir iz bırakmadığı açık.

Sık sık silinmesi gereken camı, gerektikçe makasla düzeltilen fitili, tükendikçe doldurulması gereken gazı; hem siper, hem askılık olarak kullanılan, kimileri aynalı madeni arkalığı ile gaz lambası, evin ayrılmaz parçalarından biriydi. Gaz lambasının üzerine camını tozdan korumak için özel olarak ipten örülen ya da beyaz patiskadan dikilip üzeri çiçek ve böcek motifleriyle süslenen bir külâh geçirilirdi. 'Lamba takkesi' denen bu külâh, nisbeten az kullanılan misafir odasındaki lamba/lar üzerinde hep dururdu da gündelik oturma odasında bu takkenin varlığı da, kullanılışı da ihmal edilebilirdi.

Edison'un icadı, bizim evi de işgal ettikten sonra, (herhalde dedem rahmetli, 'iş'âl', yani şulelendirme kelimesini tercih ederdi) gaz lambaları eski ağırlıklarını yitirdiler, geriye çekildiler. Artık elektrik kesildiğinde lambadan önce mum aranmaya başlanır oldu. Mum yakmak daha zahmetsiz ve kolaydı. Elektrik kesildiğinde, meselâ rahmetli ninemin "Allah, kimseyi karanlıkta komasın!" diye dua ettiğini, elektrik cereyanı gelip de mumun veya lambanın cılız ışıkları ampullerin güçlü ışığı karşısında sönük kalınca sevindiğini, şükür ünlemleri çıkardığını hatırlıyorum. Bu ümmî kadın için 'aletdirik' hiçbir zaman 'gâvur icadı' cinsinden bir garabet olmamış, hep 'Allah'ın nimeti' olmuştur. Şüphesiz, onun zihninde her şey, ama her şey şu veya bu şekilde Allah ile bağlantılıydı. Ona göre Allah'ın ilminden, iradesinden, kudretinden soyutlanmış herhangi bir varlık alanı tasavvur dahi edilemezdi.

Doğrusu o mübarek kadının torunu olarak ben, elektriğe aynı güven ve sıcaklıkla bakamıyorum. Elektriği hayatın doğal devinimini bozan, gece-gündüz ayrımının anlamını sarsan, çalışma düzenine 'üç vardiya' kavramını sokarak üretim-tüketim çarkını gereğinden çok hızlandıran bir etken olarak görüyorum. Elektrikle çalışan sayısız cihazın hayatımıza getirdiğini düşündüğümüz kolaylıkların ve yararların toplamı; elektrik yüzünden gecenin geç saatlerine dek uyumadığımız için fecirleri, gün doğumlarını ayakta değil de yatakta karşılamamızın doğurduğu, maddi ve manevi büyük kayıpları telâfi etmeye yetmez sanıyorum.

2000 yılı başında şimdi yeniden yaşamakta olduğumuz elektrik kesintilerinin 'programlı' mı, programsız mı olacağı, ne kadar süreceği tartışılıyor. Bu tartışmanın iş dünyası ve sanayi kuruluşları için ekonomik ve hayati bir anlamı olabilir. Ama akşamları elektriğin kesilmesini bizim evde çocuklar, bir şenlik gibi karşılıyorlar. Mum yakmak, mumluğa koymak, onu taşımak, alevin dalgalanışını izlemek, koyu gölgeleri gözlemek, onlar için yepyeni bir bilgilenme ve eğlenme vesilesi oluyor. Öyle ki kesinti bitip de ampuller yanıverince üzüntülerini ve hoşnutsuzluklarını belirtmekten kendilerini alamıyorlar. Hattâ birkaç kez, düğmeyi kapatıp mum ışığı şenliğinin sürmesini sağladıkları da oldu. Ama bu 'irade'nin hükmü, pek de uzun sürmedi.

Elektrikle ilişkimizi 'mahkûmiyet'ten 'hâkimiyet'e çevirmenin bir yolunu bulamazsak, alınlarımızı taze güneşlerle ağartmanın yolunu da, korkarım, bulamayacağız. Bu iş 'elektrik' ile eski Türkçenin 'yaltırık'ı arasında anlam ilişkisi aramaktan çok daha önemli görünüyor bana.


1 ŞUBAT 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...