| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Akrabalarımız yahut siyaset dünyamızın değişmeyen aktörleri
Bilmem farkında mısınız Türkiye'yi yönetenlerle akraba gibiyiz. Gibisi mibisi yok, basbayağı akrabayız. Babamız var, ağabeyimiz var (İsmet Ağabey), bacımız var. Bu bacı kimimizin de anası oluyor. Zaman zaman kendisini amcamız yerine koyup zılgıt çeken, dayımız yerine koyup dayılananlar var. Hangi akrabamızla bu kadar uzun süreli ve sıcak bir ilişki içindeyiz. Hem akraba olduğumuz şundan da belli. Bunları biz kendi hür irademizle seçmiş değiliz, Allah'ın bir lütfu. Hani derler ya, "insan arkadaşını kendisi seçer, akrabayı Allah verir". Bunları da bize Allah vermiş durumda. Sakın ha, "Türkiye'de demokrasi var, bunları biz seçiyoruz" demeyin. Gerçi bir seçim olayı var, var olmasına da, yöneticilerimizin babamız, ağabeyimiz, bacımız, amcamız, dayımız olduğuna her seçim döneminde münasip yol ve usûllerle inandırıldığımız için başkasını seçmeyi düşünemiyoruz. Babamız varken kendimize cici baba arayacak, ağabeyimiz, bacımız varken kimsesizler yurdundan yenilerini bulacak halimiz yok ya. İşte geçtiğimiz gün üç parti lideri "büyüğümüz" bir araya gelmişler ve cumhurbaşkanlığının 5+5 yıl olmak üzere iki dönem seçilmesine imkan tanıyacak değişikliğe evet demişler. Eğer bu gerçekleşirse biz kendimize yeni bir akraba edinmek zahmetinden kurtulacağız. Peki bunu derken bize sormak lüzumunu duydular mı bu sayın liderler? Hayır duymadılar. Şu anda bu tür bir değişikliğe evet diyenlerin en son düşündükleri şey, vekilleri oldukları milletin tercihi. Radikal gazetesinin internet sayfasında bir süredir devam eden bir anket var. Üç liderin üzerinde mutabık kaldıkları formulün ortaya çıkaracağı seçim ihtimalini doğrudan okuyucularına soruyorlar, "Demirel'in tekrar aday olmasına sıcak bakıyor musunuz?" diye. Bu yazıyı yazarken kontrol ettim, şu ana kadar 11 binden fazla insan katılmış ve % 85'i böyle bir adaylığa sıcak bakmamış. Aslında vatandaşın Demirel'in yaptığı hizmetleri "yeterli" bulduğu ve artık dinlenmesini istediği bilinmiyor değil. Bunu bilmezden gelen sadece siyasetçiler. Onların da bilmezden gelmesi olayı okuyamamalarından kaynaklanmıyor. Her birisinin Demirel'in tekrar aday olmasında kendilerine yönelik hesapları var. Türkiye'nin temel problemi sadece cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili de değil. Temel problem Türk siyasetinin siyasi liderler bazında kendisini yenileyememesi. Bir partiyi kuran veya onun başına geçen bir kimsenin belli bir süre sonra o makamı terketmesi Türk politika geleneğinde olmadığı gibi, başarısız olanın değiştirilmesine imkan tanıyan bir siyasi partiler düzeni de mevcut değil. Parti başkanının sahip olduğu sınırsız yetki kendisinin o makamda dilediği süre kalmasını temin ediyor. Bu yapı o kadar kökleşmiş bir şekil arzediyor ki siyasi yasaklı olanlar dahi parti başkanlıklarını bütünüyle terketmiyor; bir emanetçi vasıtasıyla o makamdaki güç ve etkinliklerini devam ettiriyorlar. Bir emanetçide bulunması gereken iki önemli vasıf var. Birincisi emanetçisi olduğu asilin geri dönmesine kadar başkanlığın yadellere geçmesini önlemek, ikincisi de her söz ve icraatıyla asilin yokluğunu, asil olmadan bu işin yürümeyeceğini hissettirmek. Tapulu arazisi olarak kabûl ettikleri partilerinin başından her nasılsa uzaklaştırılan asiller bu iki vasfa haiz emanetçi bulmakta hiç zorlanmazlar. Zaman zaman emanetçinin başarı grafiğinin yükselmesi durumunda da ayaklarına çelme takıp -bazan bu eline bir kağıt tutuşturmakla olur- yüzüstü düşürmekten geri durmazlar. Çünkü asilin yokluğunu aratmayacak başarılı bir icraat ortaya koymak, dışardan müsbet gibi görünse de aslında çok kötü bir emanetçilik şeklidir ve asil tarafından sadece bu sebeple cezalandırmayı hakeder. Hasılı biz bu akrabalarla veya emanetçileriyle birlikte yaşamaya mecburuz. Bu gerçeği ne kadar erken kabul edersek o kadar rahat ederiz. Bir gün demokrasi gerçekten işlerlik kazanırsa işte o zaman yöneticilerimizi kendimiz seçeriz.
makifaydin@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|