| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Orduda yeniden yapılanma
Doksanlı yıllarda dünyadaki gelişmeler, ekonomik politikalarla birlikte ülkelerin savunma stratejilerini de büyük ölçüde etkiledi. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla, dünyayı iki düşman kesime ayıran Soğuk Savaş bitti. Varşova Paktı'nın işlevini yitirmesiyle, NATO Doğu Avrupa ülkelerini de içine alarak, genişlemeye başladı. Rusya'nın Avrupa ülkeleriyle işbirliği yapması, Avrupa'daki tehdit değerlendirmeleriyle birlikte silahlanma stratejileri de yön değiştirdi. Bosna müdahalesi öncesinde, Komünizmin çökmesinden sonra, NATO'nun yeni düşmanının İslam dünyası olduğu gibi, bir izlenim verildi. NATO'nun Bosna ve Kosova müdahalesi ve Türkiye'ye AB'nin yolunun açılması, Batı'yla İslam dünyasının yardımlaşmasının, Avrasya ekseninde barışın vazgeçilmez bir şartı olduğu ortaya çıktı. Türkiye'nin İslami kimliğini reddetmeden, ekonomi ve demokrasisini Avrupa standartların getirmesi, Avrupa ile birlikte Türk ve İslam dünyasında barışın da garantisi olacaktır. Bunun için de Türkiye'de ordunun yeniden yapılanması gerekir. Ecevit'in Davos'a götürdüğü yatırım projelerinin yarısı askerî yatırımlardan oluşuyor. Amerika'nın bile savunma harcamalarında büyük indirimlere gittiği bir dönemde Türkiye'nin dışarıdan sağlayacağı kaynakların yarısını askeri alana ayırması, tıkanma noktasına gelen ekonomiyi bütünüyle altüst edecektir. Emekli General Şadi Ergüvenç'in vurguladığı gibi, Türkiye'nin hızla "silahlanmaya öncelik veren ülkeler" kategorisinden çıkması gerekir. Türkiye Yunanistan'la olduğu gibi, diğer komşu ülkelerle de ekonomik ilişkilerini geliştirerek, "iç" ve "dış" tehdit değerlendirmelerini gözden geçirmelidir. Yıllardan beri devam eden Güneydoğu'ya endeksli terörün sonunun alınmasıyla, Türkiye bir dizi, demokratik uygulama, insan hakları ve özgürlüklerin kullanımı gibi sorunlarla karşı karşıya gelecektir. Davos'a katılan ülke liderlerinin açıkladığı gibi, askeri güç ülkelerin dünyaya açılma stratejilerinin ana unsuru olmaktan çıkmıştır. Globalleşen dünyada üretim gücü, askerî güçten çok önce gelmektedir. Yeni stratejinin unsurlarının başında bilim, kültür, teknoloji ve girişim gücü geliyor. Başta ordu olmak üzere, bütün kurum ve kuruluşlar, yeni gelişmelerin ışığında yeniden yapılanmalıdır.
ngurdogan@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|