|
|
 |
DEMİREL REST ÇEKTİ
"Hizbullah'a göz yumulduğu" iddialarına Cumhurbaşkanı Demirel'den sert yanıt geldi. Demirel, "Asker, cinayet işleyen hiçbir kurumu himaye etmemiştir. Aksi bilgisi olan varsa hodri meydan" dedi
ANKARA- Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, "Bu ülkenin askeri, cinayet işleyen hiçbir kurumu himaye etmemiştir. Bu iddiayı ben yapıyorum. Eğer benim dediğimin aksine bir bilgisi olan varsa, işte Türkiye'nin parlamentosu, çıkıp orada koysunlar meseleyi. Herkese hodri meydan diyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Demirel, önceki akşam TRT-1'de yayımlanan Politikanın Nabzı Programı'nda gazeteci Kurtul Altuğ'un, terör örgütü Hizbullah'la ilgili sorularını yanıtladı.
Hizbullah PKK'ya karşı doğdu
Hizbullah'ın yeni bir örgüt olmadığını, 1990'lı yılların başında PKK'nın hareketlerine karşı doğduğunu belirten Demirel, "PKK, bilhassa Güneydoğu bölgesinde vahşet yapıyordu. İnsanları, sivil, çoluk, çocuk demeden masum insanları öldürüyordu. Bunlara karşı bölgede, 'PKK dinsiz ve Marksist bir gruptur, bunlara karşı halkı koruyalım' gibi kendiliğinden meydana gelmiş bir yeni başka örgüt. İran ve Lübnan'dakinden de farklı" diye konuştu.
'Hizbullah' Kur'an'ın en güzel kelimesi
"Hizbullah" kelimesinin Kur'an-ı Kerim'in en güzel kelimelerinden birisi olduğunu, orada, "iyilik, doğruluk, güzellik, insanlara yardım ve insanları kurtarma" anlamına geldiğini kaydeden Demirel, "Ama nereden bileceksiniz ki, böyle bir çete meydana çıkacak da bu kelimeyi oradan alıp kullacak, aklını çelecek, yani bir kardeşlik, beraberlik dini olan İslam'ı istismar etmeye kalkacak... Fevkalade ayıp, yanlış, kötü bir olaydır. Yanlış, isminden başlıyor. İsmi de yanlış, yaptığı da yanlış" dedi.
'Devlet kullandı mı' tartışmaları incitici oldu
Cumhurbaşkanı Demirel, "Acaba devlet, bu örgütü kullandı mı?" şüphelerinin ortaya çıktığnı hatırlatarak, şöyle konuştu: "Bir süre sonra bu şüpheler, beyanlar haline dönüşmüş ve açıkçası incitici olmuştur. Çünkü burada itham edilen veya şüphenilen devlettir. Devletin güvenlik kuvvetleridir, polistir, jandarmadır, askerdir, onların başındaki komutanlardır, valilerdir. Bu, hadisenin kendisinden daha da üzücüdür. Bu iddia yapıldığı zaman, dedim ki, 'Devlet cinayet işlemez, cinayet de işletmez'. Benim söylediklerime kimse dudak bükmemeli, burun kıvırmamalıdır. Ben devletin başıyım. Teröre karşı çarpışırken, ülkenin askeri cinayet işleyen hiçbir kurumu himaye etmemiştir. Bu iddiayı ben yapıyorum. Eğer benim dediğimin aksine bir bilgisi olan varsa, işte Türkiye'nin parlamentosu, çıkıp orada koysunlar meseleyi. İşte Türk kamuoyu ve işte Türkiye'nin savcıları, buyursun koysunlar orta yere. Ama böyle yarım ağızla, birtakım ithamlar yazarak... Neye dayanırlarsa dayansınlar, hangi şeye dayanırlarsa dayansınlar; herkese hodri meydan diyorum. Bu benim görevim."
Devlet hata yapmaz mı, yapar ...
"Devlet bütün bu işleri yaparken hiç kusur işlemez mi? İşler... Hiç yanlış yapmaz mı, hata yapmaz mı? Yapar... Kusur, hata, eğer bunlarda kasıt yoksa, o ayrı bir şeydir. Uygulama sıkıntılarıdır onlar. Ama kasten birtakım yanlışlar yapılmaz mı? Yapılır... Bunları kime fatura edeceksiniz? Yapana... Kasten birtakım yanlış yapmış olanlar varsa, onların yakasına devlet yapışır. Yapışmıyor diyorsanız, bu devlette silsile var, eğer birisi yapışmıyorsa, öbürü gelir, onun yakasına yapışır."
'Siz neredeydiniz?' diye sorarlar
Demirel, Meclis'te, geçen 10 sene içinde iktidar olmamış parti bulunmadığına da işaret ederek, "Bu hadiseler yeni başlamış değil. Adama sorarlar, 'Siz farkında değil miydiniz?' diye. 'Hangi dönemde asker bunlara destek olmuş, o zaman siz neredeydiniz?' denir" diye konuştu.
Partiler askerle tartışmaya girmemeli
Bir ülkede, siyasi partilerin silahlı kuvvetlerle tartışmaya girmesinin "iyi bir şey olmadığını" belirten Demirel, "O kadar itinayla bu meseleleri buraya getirdik ki... Sayın Genelkurmay Başkanı'yla, bundan evvelki başkanlarla da birçok kere konuştuk ki; dışarıdan bakanlar, böyle tartışmaların, Türkiye'nin demokrasisinin bir askeri demokrasi olduğu şeklinde iddialarda bulunuyorlar ve demokrasimizin üzerine gölge düşüyor. Bu da çok kere haksız yere düşüyor. Birçok kere de söyledim ki, bir siyasi tartışma yapacaksanız, bu tartışmayı hükümetle yapın, sivil kişilerle yapın. Yani iki de bir imayla veya başka bir şekilde, askeri, nefis müdafaası içinde bırakmayın. 'Kendisi söylemese de, bunu Milli Savunma Bakanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı var, onlar söylese...' Onlar söylüyor ama bir yerde mesele gelip, bıçak kemiğe dayanıyor" dedi.
Asker onurunu korumak zorunda
Cumhurbaşkanı Demirel, askerin korumak mecburiyetinde olduğu bir "onuru" bulunduğunu ifade ederek, "Yani asker görevini ihmal etti, dedirtmez. Zaten çetrefilli hale gelmiş işlerin kolluk kuvvetlerini aşması ve ondan sonra askere müracaat edilmesi bu sebepledir" diye konuştu.
|
 |
|