|
|
 |
Yola 3.5 milyon satmak için çıktı
Üçyüzellibin de SATABİLİR
Uğur Işılak'ın "Söyleyeceklerim Var" isimli albümü Divan Müzik'ten çıktı. Işılak, daha önce de albüm çıkarmıştı ama, insanların dikkatini çekmesi bu son albümüyle, daha doğrusu albümün reklamlarında "Şimdiye kadar hiç kimse üç buçuk milyon satamadı" cümlesi sayesinde oldu. Müzik piyasasında her kim varsa hepsine meydan okuyan, satışlarını gizliden gizliye küçümseyen ve 'Siz satamadınız, ben satacağım' iddiasını taşıyan bu cümle, muhal muhatapları gibi bizi de meraklandırdı.
Albümün ilanlarında "Şimdiye kadar hiç kimse üç buçuk milyon satamadı" diye bir ibare var. Ne demek istiyorsunuz?
Verdiğimiz ilan yanlış anlaşılıyor. İnsanlar, 'Bu kaset üç buçuk milyon mu sattı acaba?' ya da 'Gerçekten bu ülkede bugüne kadar hiç bir kaset üç buçuk milyon satmadı mı?' diye soruyor. Biz şuradan hareket ettik; Türkiye'de 65 milyonluk bir potansiyel var. Bu nüfusa göre bugüne kadar hiçbir albüm üç buçuk milyon satmadıysa, bu işin içinde bir yanlışlık var, bir strateji hatası var. 'Bugüne kadar en fazla satan çalışma iki milyondur. 65 milyonluk Türkiye'yi baz aldığımızda bu rakamlar çok büyük ve abartılacak rakamlar değil. Türkiye'de yedi milyonluk bir alıcı kitlesi daha var, ama beş milyonu küstürülmüş. Bu çalışmanın realitesi üç buçuk milyon satabilmek. Eğer çalışmamızın realitesi tecelli ederse, bu çalışma Türkiye'de üç buçuk milyon satacak. Eğer Türkiye'nin realitesi tecelli ederse 35 bin de satabilir, 350 bin de satabilir.
Yaptığınız müzik tam olarak hangi müzik türüne giriyor?
Benim müziğim hakkında çeşitli tanımlamalar yapılıyor. Biz 'seçkin müzik' dedik. Çünkü artık Türkiye'de yapılan müzikte seçkin olan çalışmalara ihtiyaç var. Özgün olarak da ifade edilebilir fakat, özgün nitelemesi insanlar tarafından farklı algılanabildiği için çok fazla o kavramı kullanmak istemiyorum. Benim parçalarımda otantik halk müziğinin etkisini de, rock figürünü de görürsünüz, Türk Sanat Müziği'nde var olan nağme, ahenk belirtilerini de görürsünüz. Ama bunların hiçbirisi değildir.
Türkiye'de her kesim için geçerli, çok yaygın bir durum var; ideolojilerin müzikle ifade edilmesi. Siz ne düşünüyorsunuz?
Türkiye'de bir kültür savaşı yaşıyoruz ve insanlar kendi kültürlerini kullanmak üzere farklı farklı vasıtalara başvuruyor. Biz de kendi kültürümüzü kabul ettirmek zorundayız. Değerlerimize sırt çevirdiğimiz için diğerleri bize kendi değerlerini dayatıyor. Buna karşılık bizim yapacağımız onlara sırt çevirmekten ziyade tabir-i caizse kültür savaşı açmak. Bu savaşta da galip gelmesi gereken bizim kültürümüzdür.
Hedefim kalıcı kitle
Dinleyici kitlemiz herşeyden önce sadece kaset alanlar değil. 'Alıcı' diye tabir ettiğimiz kitle değil bizim kitlemiz 'kalıcı' kitle. Çünkü alıcı kitleyle kalıcı kitle arasında bir fark var. Alıcı kitle kaset dinliyor, kalıcı kitle ise kaseti anlıyor. Bizim kitlemiz bizi anlayanlardan müteşekkildir. Genç, yaşlı, çocuk her kesimden insan var. Aslında müziği sağ-sol diye ayırmak doğru değil. 90 sonlarından itibaren yükselen sağ tandanslı müziği şöyle açıklamak mümkün. Belki sağ kesim 90'lı yıllara kadar birtakım vasıtaları kullanmaya tenezzül etmemişlerdi. Tenezzülü olanlarda bir anda patlama yapmışlardır, yani bu biraz da tenezzül meselesi.
Havva S. İLHAN
|
 |
 |
İstanbullular Hisar'a
İstanbullu Türk pop müzik tutkunları için artık klasik hale gelen Rumelihisarı Konserleri yarın akşam başlıyor
Sanal âlemden öteki âleme
Kemal Sunal için internette açılan özel hata mesaj yağıyor. Sevgi seline dönüşen mesaj hattında, 10 yaşındaki miniklerden, çocukluğunu onun filmleriyle geçirenlere kadar çok sayıdaki Sunal hayranının duyguları yer alıyor. 'e-kolay' sitesinin açtığı özel hata yazılan sayısız mesajlarda Sunal'ın ölümünden duyulan acı ifade ediliyor.
|
|