YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

Sonbahar düşleri

Kemal Sunal'ın ölümünün ardından yüz hatları bir hayli gevşeyen Türkiye; önce Hasan Celâl'in, ardından da Sayın Erbakan'ın cezasının onanması ile yeni baştan kaskatı kesildi. Biz ise bu köşede, bir müddet daha iç siyasete girmeyerek, hayatın diğer alanlarına ilişkin görüşlerimizi yazmayı planlarken, işte buna da imkân bulamıyoruz. Yani ister istemez, Sayın Erbakan'ın 312 kapsamına alınmasının doğuracağı önemli bazı sonuçlara değinmek durumunda kalıyoruz.

V.Candan/Kaldığı yerden devam

Bir defa, Yüce Divan oylamalarında yarım kalmış operatif bir tutumun devamını yaşadığımızdan kuşkunuz olmasın. Bize göre eğer Mesut Yılmaz operasyonları sonuç vermiş olsaydı, büyük ihtimal, FP'nin kapatılması yolundaki beklentiler de o nisbette artış kaydedecekti. Bu tür bir beklenti gerçekleşmediği için, siyaset düzleminde şimdi FP'nin kapatılmasından ziyade, ister istemez gelecekte işgal edeceği yeni konum üzerinde duruluyor demektir.

İsterseniz şimdi bir bir kareleri tamamlamaya çalışalım: Daha bundan onbeş gün önce Veysel Candan ne diyordu? "Yılmaz hükümete girerse, hükümet ancak sonbahara kadar devam eder ve yıkılır. O zaman da yeni hükümet formülleri gündeme gelir." Veysel Candan iki gün önce de bu görüşünü tekrar etti. Bize göre Veysel Bey'in öngörüsü bireysel olmaktan ziyade, siyasete şekil vermek peşinde koşan bir yeni senaryodan esintiler taşıyor. Eminim ki söylenen kısımları, asıl senaryoya nazaran devede kulak kalır.

Ama bu senaryonun özünün, Yılmaz'ı hükümet dışı bırakmak olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Peki ne olacak o zaman? Doğan boşluk neyle doldurulacak? Daha ötede bu operatif tutumla nereye varılmak isteniyor? Bunları daha önce Geniş Açı perspektifiyle burada kaydettiğim için tekrarına zâit addederim.

İşte hükümette doğabilecek Yılmaz boşluğunun telâfisi yolunda, şimdi hemen her alternatifin önü açık tutuluyor ve her kesimin ağzına bir parmak bal sürülüyor.

DYP'ye ışmar çakışlara bunun için dikkat lâzım.

Yılmaz ABD'ye neden gitti?

İş bu kadarla da kalsa hadi neyse!.. Yukarıdaki projeye karşı iş çevreleri de boş durmuyor. Yılmaz hükümetten neden ayrılsın diye soruyor ve ayrılacaksa MHP ayrılsın demeye getiriyorlar. Ve buradan hareketle de, bir (DSP-ANAP-DYP) hükümetinin zeminini oluşturmaya çalışıyorlar.

Daha da ileri gidelim isterseniz. Mesut Yılmaz'ın ABD ziyareti bu bakımdan son derece önemli. Ayrıca bu ziyaret Yılmaz'ın arzusu ile mi gerçekleşiyor; Yoksa Yılmaz ABD'ye görünmez, bilinmez kanalların daveti ile mi gidiyor? Kim ne derse desin, bütün bunlar şu an için meçhul. Ne var ki sadece şunu söyleyelim; bu ziyaret, Türk siyasetindeki derin bir ayrışmanın başlangıcı da olabilir, sonu bir serapla da noktalanabilir.

Yani (DSP-ANAP-DYP) hükümeti formülü idam vs. gibi konularda ayak direyeceğe benzeyen MHP'nin terbiyesi için bir tehdit olarak da kullanılabilir, ya da AB çevrelerinin gönlündeki bir hükümet olarak da kuvveden file çıkarılmak istenebilir. Ucu açık bir senaryo da, olsa buraya kaydetmeyi lüzumlu görüyorum.

Erbakan-Tayyip yasak, kongre serbest

Şimdi gelelim Erbakan ve FP meselesine!..

Şimdiki halde yani şu an için, FP'nin kapatılması ve geniş çaplı siyasî yasaklama arayışları konusunda büyük bir kararsızlık yaşanıyor. Ama FP'nin şimdiki halde durması da arzu edilmiyor anlaşılan: Hacı Biner'in (FP kurucusu) tüzük itirazının ardından; kongrenin yenilenmesi yolundaki itirazı ile Sayın Erbakan'a getirilen ömür boyu siyaset yasağını bir arada düşününce, bir dizi yeni gelişmenin kapıları aralanmak istendi sonucuna varmak herhalde zor olmasa gerektir.

Nedir beklenen peki?

Beklenen o ki; bir yandan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın, bir yandan da Sayın Necmeddin Erbakan'ın siyaset yasağı iyice tahkim edilerek; bu iki siyasî lider üzerindeki toplumsal/siyasî beklentileri iyice sıfırlamak, FP kadro ve kitlelerini yeni bir kongreye doğru itikleyip sürüklemek!..

Sadece bu kadar mı?

Elbette hayır!.. Gelenekçi veya Yenilikçi grupların her ikisine birden ışmarlar çakarak, sonbaharda doğabilecek bir hükümet boşluğunda yerlerinin hazır olduğu duygusunu şırınga etmek!.. Ama dikkat edin, her ikisine birden!.. Amma velâkin ayrışmaları kaydıyle!.. Zira FP'nin bütünü kimseye lâzım değil.


6 TEMMUZ 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...