YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

Genetik müdahale muhabbeti

Bu tür konular beni ırgalamıyor, ama bu kez sual vaki oldu, cevabını vermek gerekti. Aktüel Dergisi genetik müdahale suretiyle insanın ömrünün uzatılması sonunda neler olabileceğini merak etmiş, bize de sordu. Birileri diyormuş ki, insan ömrünün uzatılması onun imanını sarsar.. çünkü uzun yaşama, insana öte dünyanın varlığını unuttururmuş, bir de genetik müdahale suretiyle ömür ebedileştirilirseymiş ortada ne tanrı inancı, ne öte dünya inancı, ne din, ne iman, bir şey kalmazmış!

İman, eğer insan ömrüne endeksli bir vakıa olarak karşımıza çıkartılırsa ve ömrün uzunluğuyla iman arasında bir ters orantının varbulunduğu varsayımı esas alınırsa, diyecek bir şey kalmıyor. Uzun yaşayanın imanı azalıyor ve ebedîlik halinde de iman sıfıra müncer oluyor demek imkân dahiline giriyor. Ancak acaba iman bir dış fenomenle bağıntılı olarak mı oluşuyor? "Kitab"ın, gözümüzü evrene çevirmemiz, orada olan bitenleri görmeye çalışmamız hususundaki tavsiyesi imanın esasını mı oluşturuyor? Yoksa bu tavsiyeye riayet edildiği takdirde zaten mevcut bulunan bir iman güç mü kazanmış oluyor? Bu güçle birlikte taklidî imanın tahkikî imana dönüşmesinin önünün açılması mı sağlanmak isteniyor? Denildiği gibi, imanın esası dış fenomenle bağlantılı olsaydı ve gerekçesini doğrudan bu dış fenomene borçlu bulunsaydı, o fenomenin yerinden oynatılmasıyla imanın da yerinden oynatılmasını beklemek gerekirdi.

Ayrıca deniliyormuş ki, insanın "yaratıcı faaliyeti" de belli bir genle ilgiliymiş. Eğer o gene müdahale edilirse, insanın "yaratıcı faaliyeti" de ortadan kalkarmış! İnsanın "yaratıcı faaliyeti" elbette yalnızca sanatla ilintili değildir. İnsanî faaliyetin her çeşidi, insanî ibda faaliyetiyle ilgilidir: sanat, ilim, ahlâk.. bunların tümü, insanın dış dünyada hazır bulduğu şeyler değildir. Bunların kaynağına ister bizim gibi vahiy olarak bakılsın, ister seküler gözle bunlar insanın kendiliğinden koyduğu faaliyet alanları cümlesinden sayılsın, her iki durumda da, doğada hazır bulunmayan faaliyet alanlarıyla karşı karşıya durduğumuz bellidir.

Eğer denildiği gibi, insanın geniyle oynamak suretiyle onun ibda etme yeteneği ortadan kaldırılabilecekse, bu aynı zamanda insanın insan olma durumunun ortadan kaldırılmasıyla aynı anlamı taşımış olacaktır. Sanat ve bilim faaliyeti ortaya koyamayan, ahlâk kurallarıyla ilişkisi kalmamış bulunan bir insanın, yalnızca bir canlı varlık olarak hayvandan farkı kalmamış olacaktır, olur. İnsanın nihaî amacı hayvanlaşmak olmadıkça, söz konusu müdahale türünden bir çalışmaya baş koymasının anlamı da bulunamaz. Bazı insanların durmadan insanı hayvan derekesine düşürmek istemesi de zaten ancak bu bağlamda bir anlama kavuşturulabilir. Darwin insanın kökenini hayvana bağlamaya çalışıyordu, şimdiki gen uzmanlarıysa onu hayvana dönüştürmeye uğraşıyor.. Eğer ortada söylenenler doğruysa tabiî..


6 TEMMUZ 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Rasim Özdenören

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...