YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Kültür

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Bilişim'den

  Arşivden Arama


Musa Topbaş Efendi'yi rahmetle anıyoruz
Hüzün ve hasretle

Altınoluk dergisi son sayısını, 16 Temmuz 1999 tarihinde kaybettiğimiz Musa Topbaş Efendi'ye ayırdı.

Aylık olarak yayınlanan Altınoluk dergisi son sayısında, geçen sene, 16 Temmuz günü Hakk'a yürüyen Musa Topbaş Efendi'yi 'hüzün ve hasret'le anıyor.

"Kalb Sorgusu" kapağıyla çıkan Altınoluk, Musa Hocaefendi'yi vefatının sene-i devriyesinde, 28 yılını üstadla birlikte geçiren İbrahim Çelik'le yapılan bir röportajın yanısıra Osman Nuri Topbaş, Azerbaycan milli şairlerinden Memmet Aslan, Dr. İbrahim Es, Mustafa Eriş imzalı yazılar ve Mehmedi'nin 'Bir rüya idi..." isimli şiiriyle yâdediyor.

Allah dostuydu

Musa Topbaş Hocaefendi, 16 Temmuz 1999 tarihinde, 83 yaşında, Cuma namazı vakti bu dünyaya veda etti. O, bütün ömrünü kitap ve sünnet çizgisinde geçirmiş, dinin güzelliklerini hayatına nakşetmiş, çevresine örnek olmuş, unutulan sünnetleri yeniden hayata geçirme ve ihya etme gayreti içinde olmuş bir Allah dostuydu.

'Dost'un emaneti

Musa Efendi, bütün iyi sıfatları kendinde cemetmiş mübarek biri olmasına, bu yüksek haline rağmen ömür boyu mahfiyete bürünürdü. Her güzelliği Hakk'tan bilir, ve daima şükür halinde olurdu. Maddi ve manevi hiçbir nimeti kendisine izafe etmezdi.

Bir sohbet meclisinden sonra Bosna-Herkes'teki yaraların sarılması için yardım toplanmıştı. Herkes kendi adına belli bir yardımda bulunduğu mecliste, O, (kendine ait) büyük bir meblağı uzatmış ve "Bir dostun buraya verilmek üzere fakire emaneti" diyerek takdim etmişti.

KÜLTÜR SERVİSİ


Kağıda basmak için tıklayın.

Kültür envanterimiz yok
Tarih boyunca birçok medeniyete beşiklik eden Anadolu topraklarının kültür envanteri ne yazık ki hâlâ yapılmadı.
Fırat önce besledi şimdi yutuyor Paleolotik çağdan başlamak üzere, birçok uygarlığı çevresinde barındıran Fırat Nehri, tarih boyunca savaşlar, efsaneler ve mucizelere tanıklık etti. Mezopotamya tarihinde önemli bir rol oynayan Fırat Nehri, Aşağı Mezopotamya'yı Anadolu'ya ve Suriye'ye bağlayan gemilerin ve kervanların yolu oldu. Bütün gizemiyle Atatürk Barajı sularına teslim olan Samsat ile bir bölümü Birecik Barajı gölü sularına gömülen Belkıs Zeugma antik kenti arasında kalan Fırat Nehri'nin bu orta bölümü, tarihi kalıntılarla dolu. Efsanelere göre, bereketi, kudreti, üstünlüğü ile Asur Kitabeleri'ne konu olan Fırat Nehri, Sümerler'in su tanrısı Ea'ya da ev sahipliği yaptı. Atatürk Barajı suları altında kalan Samosata (Samsat), M.Ö. 2000 sonlarında Kummuh Krallığı devrinden başlamak üzere, Asurlular, Urartular, Medler, Persler ve Helenistik Krallıklar dönemlerinde başkent oldu. Kendi adına para bastıran kentlerden biri olan Zeugma'da, Yunan, Roma, Bizans dönemlerine ait kalıntılar ortaya çıkarıldı.Bir zamanlar bereketi ve kudreti ile kitabelere konu olan Fırat Nehri, baraj ve sulama sistemleri ile bölgenin yeniden zenginlik kaynağı oldu. Ama, geçmişi yutarak...


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED
Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...