YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Bilişim'den

  Arşivden Arama

 

 

Okurlar varsa, yazarlar vardır!..

Sayın okurlarımızın, bize "e-mail"le, mektupla, faksla gönderdikleri mesajlar birikti..

Bazılarını aktarmayı gerekli görüyorum..

Son günlerin dikkati çeken gelişmesi Mesut Yılmaz'ın hükümete girmesi ve Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki uyumu sağlamak görevini, üstlenmesiydi..

Bu konuda, birkaç yazı yazdık..

İki sayın okurumuzun tepkisini, örnek olarak aktarayım..

Sayın Yasemin Kaptanbaş, şöyle açıklamış görüşünü:

-Mehmet Bey.. Yazılarınızı 1991'den beri okuyorum. Bana göre, birikimle sunumun mükemmel örneklerini veriyorsunuz.. Ancak Mesut Yılmaz'ın son üç aylık performansını önemsemenizi beklerdim. Özellikle Avrupa Birliği konusunda, Diyarbakır'dan başlayarak ortaya koyduğu perspektif önemli. Yüce Divan görüşmeleri öncesi, Meclis'te yaptığı konuşma bana göre bir öz-eleştiriydi. Özal döneminin statükocusu Yılmaz'ın açılım yanlısı olması önemli. Özellikle biz, demokrasi beklentisi içinde olanlar için, çok daha önemli..

Sayın okurumuz Yasemin Kaptanbaş, böyle diyor..

Aslında ben de aynı düşüncedeyim.. Hatta son yazımda, "Yılmaz başarırsa, yanında olacağız" diye yazmıştım..

Ama bir başka sayın okur, Nedim Albayrak bu ifademi beğenmemiş.. Şöyle demiş mesajında.

-Sayın Barlas.. Başarırsa, sizin onun yanında olmanızın ne gibi bir kıymeti olabilir? Siz bunda bir marifet görüyor musunuz?

Yılmaz konusunda, bu tür farklı görüşler yansıtan pekçok okurumuz var..

Son yazılarımdan birinde, Türk toplumunun, zor duruma düşenlere karşı, biraz zalimce yaklaştığını yazıp, örnek olarak Halit Narin'e haciz olayının, manşetlere taşınmasını vermiştim..

Sayın Yasin Hatipoğlu'ndan gelen "e-mail", bir Arapça rubai ile, bu konuya katkı getiriyordu..

İşte Sayın Yasin Hatipoğlu'nun mesajı..

-Sayın Barlas.. Yazınızı okudum, üzüntünüze katılıyorum.. Ancak bu tavırlar yeni değildir. Bir Arapça rubai hatırladım. "Elmer'ü fi zemenil ikbali keşşecereh-Vennasü min havlihâ mâ dâmetüssemereh-Hatta izâ eskatat, küllüllezi hümulet-Teferreku ve erâdu gayrehâ keşşecereh." Yani, "kişiler ikbal ve iktidar zamanlarında meyveli ağaca benzerler. İnsanlar onu sömürmek için ağacın altında toplanırlar. Meyve tükenince de bir başka meyveli ağacın altında yer kapmak için, meyvesiz kalan ağacı, süratle terkederler..." Sayın Barlas, Latin harfleri ile Arapça rubai ancak bu kadar yazılabilirdi..

Sayın Hatipoğlu'na, bir Arapça rubaiyi çağrıştıran durum, bir diğer okurum olan Sayın Kadir Kandemir'e de, bir Arapça beyti hatırlatmış..

Sayın Kandemir'in mesajı da şöyle..

-Sayın Mehmet Barlas.. Önce selamlarımı ve saygılarımı sunuyorum. Bugünkü yazınızda, iyi günlerden sonra yalnızlığa düşen ve itilenleri örneklemişsiniz. Bu konu ile alakalı aklıma çok güzel bir beyit geldi. Müsaade buyurursanız, sizinle paylaşayım dedim. "Es-sultanu huvellezi yud'a emiran yevme azlihi-İn zale sultanulvelayeti fe huvefi sultanı fazlih." Tercümesi şöyle oluyor. "Azil edildiği gün bile kendisine emir denilen ol kim sultandır. Onun hüküm yetkisi zail olsa bile o fazlu kerimin sultanıdır." İyi yayınlar diliyorum, hoşçakalın.. Sanaa-Yemen.. Kadir Kandemir..

Değerli okurlarımın hemen her konuda verdikleri katkılar, her gün bana yeni ufuklar açıyor..

Sosyal Hizmet Uzmanı Fatih Kılıçarslan'ın "değişim" konusundaki Sayın Yasin Beşer'in ve Sayın Murat Yülek'in, "medya" konusundaki, Sayın Osman Özkan'ın "liberalizm" konusundaki görüşleri, son hafta gelen aydınlatıcı mesajlar..

Keşke yerimiz olsa bu okur görüşlerinin tümünü, her gün yayınlayabilsek..

İnter-aktif gazetecilik, gerçekten mesleğimizde yeni ufuklar açıyor.

ŞAKA

Yeni burjuvalar!..

Eskiden, varlıklı kesimlerin gençlik dönemlerinde sol düşünceye yakın olmaları, şöyle formüle edilirdi..

-İyi bir burjuvanın, kalbi solda, cüzdanı ise sağdadır..

Şimdi sol yok artık.. Ecevit bile "serbest piyasa ekonomisi"nden yana..

Yeni formülasyon şöyle..

-İyi bir burjuvanın, kalbi de, cüzdanı da sağda, cep telefonu kulağında, eli de direksiyondadır..

E-MAİLLER

İnter-aktif gazetecilik dönemi..

"Değişim"in getirdiği yeni yaşam tarzı bu.. Her sabah, haberlere bakmadan, bilgisayarı açıp, "e-mail"lere bakıyorum..

Bazı sayın okurlara cevap yazıyorum.. Ama bazan vakit yetmiyor..

Cevap veremediğim, ama mesajlarını okurken bazan güldüğüm, genellikle etkilendiğim, o kadar çok sayıda sayın okurum var ki sırada..

Sayın Feyyaz Çorapçı'ya, Sayın İlker Özen'e, Sayın İ. Sadi Çarsancaklı'ya, Sayın Mehmet Yargı'ya, Sayın Hüsamettin Coşkun'a, Sayın Mustafa Akman'a, içtenlikle teşekkür ediyorum..

Sayın Ertan Zencir, bir yazıda Jim Carrey'e, John Carrey dememizi düzeltmiş.. Teşekkürler..

Sayın Muhlis Arvas'a, Sayın Arif Hakverdi'ye, seslendirdikleri duygulardan ötürü minnettarım..

Sayın Avukat Işıl Eren'in, "başörtüsü-toplum özel hayatlar" konusunda yazdıklarını, keşke ilgili ve sorumlu her kesim bilebilseydi..

Sayın Işıl Eren.. Gerçekten derinden etkilendim yazdıklarınızdan.. Sabır ve başarı dilerim..

Yaşam tarzında radikal değişiklikler yapan Sayın İbrahim Çalış da, beni çok etkiledi..

Sayın Mustafa Atmaca'nın çalışanlar arasındaki adaletsiz ücret dağılımına ilişkin uyarılarını da, gündemime aldım..

İsmini veremediğim, yüzlerce okura da teşekkür borçluyum.


18 TEMMUZ 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Mehmet BARLAS

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...