| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
UÇURUMTurkcell'in New York Borsası'nda işlem görmesi muhteşem bir törenle başladı. Şenlik sırasında Türk kahvesi ve Maraş dondurması ikram edildi. Böylece ilk kez bir Türk şirketi New York Borsası'na girmiş oluyordu. Aynı gün televizyon kameraları Ankara'da bir Çocuk Hastanesi'nin bahçesini gösteriyordu. Yurdun çeşitli bölgelerinden, Ankara'nın muhtelif semtlerinden dar gelirli vatandaşlar çocuklarını tedavi ettirmek için buraya gelmişlerdi. Lakin tedavi ne mümkün. Sıra yok, gün verilmiyor, umut sönmüş gibi. Vatandaşlar hasta çocukları ile beraber günlerdir hastanenin bahçesinde, duvarları dibinde, kaldırımlarda yatıyor; sıra bekliyorlar. Aralarında 15 gündür orada yatıp-kalkan, bekleyen var. İşte size bir Türkiye manzarası: çelişkiler yumağı. Gözümüzü spor sahalarına, futbol dünyasına çevirdiğimiz zaman yine aynı çelişkileri görüyoruz. Bilindiği gibi bu yıl şampiyonluğa oynayan takımlar Avrupa'dan çok büyük paralar vererek transferler yaptı. Dünyanın ünlü takımlarında oynayan ünlü futbolcular Türkiye'ye geldi. Günlerdir spor medyası bu futbolcular üzerinde yoğunlaşmış bulunuyor. Yazılanlara göre bu yıl Türk takımları dışarıdan yapılan transferlere toplam 160 milyon dolar ödedi. Yabancı basında bu transferler için "Türkiye futbol cenneti" gibi imalı yorumlar getiriliyor. Gerçi yine bu yıl Türkiye'den de Avrupa'ya bazı futbolcularımız transfer oldu; ama gelenlere karşılık gidenlerin sağladığı gelir "devede kulak". Manzaranın tuhaflığı şurada: Futbol takımları için bu paralar harcanırken, Türkiye'nin sanayi devlerinden KOÇ topluluğu, TOFAŞ'ı lağvetti. Rahmi Koç'un açıklaması daha da önemli: Rahmi Bey "fazla masraflı" olduğu için basketbol takımını lağvettiklerini söyledi. Koç gibi bir topluluk "yorgandan çıkan ayakları"nı içeri çekerken, öte yandan futbol piyasası akıl-dışı rakamlara ulaşıyor. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Spor yazarlarından biri oturmuş hesap etmiş; Galatasaray'ın Jardel'ine ödenen para ile bilmem kaç tane Karşıyaka Kulübü kurulabiliyormuş. Peki şimdi ligin tepesinde bulunan takımlarla, aşağılarda bütçe denkleştirmeye çabalayan Anadolu takımları arasında ne tür bir "rekabet" yaşanabilecek. Anadolu kulüplerinin tek şansı herhalde yine "özkaynaklar"a dönmek olacaktır. Para aşkı karşısına ne ile çıkacaksınız? El-cevap: forma aşkı, memleket sevgisi vesaire. Bu uçurumun kapanması, en azından "makul düzeye" çekilmesi Türkiye'nin iktisadî-siyasî düzeni ile ilişkili bir konu. Yine aynı noktaya geldik, nedir o: - Dön baba, dönelim...
mkutlu@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|