| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Biz buna kısaca 'cebellezi' diyoruz
Bulunduğun yere ister seçimle gelmiş ol, ister atanarak; farketmiyor. Elindeki yetkileri kamu yararına kullanıyormuş gibi göstererek, kendi menfaatin için kullanıyorsun. Cebini, cüzdanını, banka hesabını dolduruyorsun. Çok kıyak oluyor. İstediğin ne varsa kolayca ulaşıyorsun. Yıllarca hayalini kurduğun yatlar, katlar mesele olmaktan çıkıyor. Biz buna kısaca "cebellezi" diyoruz. Belki yakında başkaları da cebellezi uygulamasına başlar. Ne dersiniz, hoş olmaz mı? Ne kadar az bilirseniz, o kadar şiddetle müdafaa edersiniz. B. Russel Aşağıdakiler ve yukarıdakiler
Taksim meydanında çok yıldızlı bir otel var. Önceden adı Etap Marmara'ydı. Biz ona kısaca 'Marmara' derdik. Sonra ismi değişti, İngilizca'ya çevirdiler, 'The Marmara' oldu. Her büyük otelde olduğu gibi, oranın da bir spor salonu bulunuyor. Bununki camekanlı ve meydana bakıyor. Cam boyunca yerleştirilmiş aletlerde, otelin sportmen müşterileri 'aletli cimnastik' yapıyor. Meydandan gelip geçenlere, bekleşenlere bakarak, yürüyorlar, yürüyorlar, yürüyorlar... Aşağıdan her türlü insan geçiyor. (Taksim, İstanbul'un prototipi bildiğiniz gibi. İstanbul'da yaşayıp da oradan en az bir defa geçmeyeni dövüyorlar galiba.) Zengin, fakir, işçi, memur, esnaf, işsiz, tezgahtar, patron, muhasebeci, zabıta, polis, asker, dilenci... Dilenci deyince biraz duralım. Yukarıdakilerin tam karşı tarafında dilenen çocuklar var. Üstü başı perişan, yüzü gözü kir içinde minicik çocuklar. Arada bir karşılıklı bakıştıkları oluyor yukarıdakilerle. Yaz kış farketmiyor. Dondurucu soğuklarda da, kavurucu sıcaklarda da o çocuklar orada dileniyor. Yukarıdakilerin de durumunda hava şartlarına göre bir değişiklik olmuyor. Onlar da spor yapmaktan vazgeçmiyor. Aralarından geçenler önce yukarıdakilere bakıp 'vay babam...' diyor, sonra da aşağıdaki çocukları görüyor ve haline şükrederek yoluna devam ediyor. Sosyal denge, böylece sağlanmış oluyor herhalde. Klimalı araçlara özel cam
Yıllar önce, otomobil kliması diye bir şeyden haberim yokken, lüks arabaları camlar kapalı vaziyette yol alırken gördüğümde şaşırmıştım. -Bu sıcakta nasıl camları kapatıp gidiyorlar? İşi bilen bir büyüğüm açıklamıştı klimayı. Fakat bilir misiniz, cam açık ve sol kol kısmen ya da tamamen dışarıda gitmenin de keyfi bir başkadır. Bu yüzden, klimalı araçlar için özel bir sol cam yapılmalı. Kolu dışarıya hiç değilse yarım vaziyete çıkaracak şekilde bombeli cam üretseler fena olmaz. Sıcak adam
Mesut Bey hükümete duhul eyledikten sonra, ortalık nasıl ısındı, farkettiniz değil mi? Hep söylerim, Mesut Bey 'sıcak' adamdır diye...
mseker@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|