| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Yakında yasaklar yasaklanacakBir dostum yeni taşındığı evine kablo-tv bağlantısı yaptırmakta zorlanınca 'Digi-Türk' imdadına yetişti. Şimdi Telekom'un kablo-tv hizmetlerinden çok daha tatmin edici bir yayın çeşitliliğine sahip; 'BBC-World' başta olmak üzere bir çok ülkenin nitelikli kanallarını ve bu arada keyfine göre film seçenekleri buluyor televizyonunda... Evinde görüp etkilendiğimin ertesi günü, "Ben de bu servisten yararlanmak istiyorum" dediğim bir başka dost, "Bekle" dedi bana, "Digital yayınlara yasak koyarlar..." Dediği çıktı. MGK genel sekreterliği RTÜK'ü uyardı, o da yayın kuruluşlarını... Sınır tanımayan teknolojilerin serbestçe kullanımı konusunda olağanüstü hassas bir devletimiz var; ancak o yasaklar koydukça teknoloji de yasak tanımayan ilerlemeler kaydediyor... Ben de buradan bir iddiada bulunayım: Digital yayınlar bizim ülkemizde de yaygınlaşacak... Geçen gün, ABD'deki bir yakınımla görüşmek istediğimde aklıma 'İnternet üzerinden ulaşma' formulü geldi. İnternette 'www.dialpad.com' sitesine girdim, bir kaç basit bilgi sundum ve karşıma bir telefon ahizesi şeması çıktı. Yakınımın telefon numarasını oluşturan rakamları birbiri ardına işaretleyince "Hayatımın büyük ilklerinden biri" daha gerçekleşti: Amerika ile İnternet üzerinden uzun bir telefon görüşmesi yaptım ve beş kuruş ödemem gerekmedi... Bazıları bu tür gelişmelerin önünün alınabileceğini sanıyorlar; oysa kendi hayat alanlarını daraltmış oluyorlar... Bugün 'yepyeni bir dünya' var karşımızda ve sınır tanımayan bu dünya kendi özel şartlarını herkese dayatıyor. Temel özelliği hizmeti ayağa götürmesi, ucuz (bazen bedava) ve kolay oluşu bu dünyanın; bu sayede herkes ondan yararlanabiliyor, yararlanan da onun 'doğal müttefiki' oluyor... Şaşıracağınız bir ayrıntı: Atlas Okyanusu'nun iki tarafının birbiriyle yaptığı telefon konuşmalarının yüzde 70'i, arayan Japonya'dan biri olsa bile, Amerika üzerinden gerçekleşiyor bugün... Sebep, okyanus aşırı görüşmelerin Japonya'da pahalı oluşu... Japonlar, ucuz konuşmanın yolunu, ABD firmalarının sağladığı bir kolaylıkta bulmuşlar: Onlar ABD'de bir numarayı arayıp kapatıyorlar; numaraları aranıp istedikleri Amerikan numarasına bağlıyor... Ücret yarıdan fazla düşük oluyor... Dikkat etmişseniz, pek çok derginin, topluca gönderilen basılı malzemenin dağıtımını artık özel firmalar yapıyor bizde de. Ucuza mal olduğu için bu yol tercih ediliyor; bu sebeple, "Bak postacı geliyor..." şarkısı yakında tarihe kavuşabilir... Japonya'da, hükümet, PTT ücretlerine zam yapınca, Japonlar mektuplarını Japonya'daki bir adrese Hong Kong üzerinden göndermenin daha ucuza geldiğini fark etmişler... Japonya-Hong Kong-Japonya posta hattı kullanımı yaygınlaşınca, hükümet, reklâm amaçlı PTT malzemelerinin ülke dışına çıkarılmasını yasaklamış... Sonuç daha büyük bir şok olarak dönmüş Japon hükümetine: Firmalar, bu defa, reklâm metnini elektronik olarak Hong Kong'a göndermeye, orada bastırıp Japonya'daki adreslere dağıttırmaya başlamışlar... Bu yasakçı tavırdan Japon matbaacılık sektörü darbe yemiş... Bu bilgileri 'Görünmeyen kıta' adlı eserinden (Henkel Yayınları) öğrendiğim Japon yönetim danışmanı Kenichi Ohmae, dünya tarihindeki bütün büyük sıçramaların yeni bir kıtanın keşfinden sonra yaşandığını söylüyor. Yeryüzünü bütünüyle emri altına alınca insanoğlunun dış âlemleri gözüne takması bundan; aya gidildi, mars için seferler düzenlendi... Ancak, hayat olmadığı, ya da yararlanılacak pek az özellik bulunduğu için dış âleme ilgi azaldı. Buna karşılık, teknoloji sayesinde yeni bir kıta keşfedildi; Ohmae, bu kıtaya, 'görünmeyen kıta' diyor... Eskiden yurtdışında yeni çıkan kitapları, kültürel malzemeyi elde edebilmek epey zahmetliydi; kalkıp oralara gitmeyi gerektiriyordu çünkü... Şimdi yabancı kitaplara ulaşmak olağanüstü kolaylaştı. Yeni çıkan bir kitap dört gün sonra benim de elimde. Barnes and Noble (www.bn.com) da aynı işi görüyor, ama ben tercihimi Jeff Bezos'u dolar milyarderi yapan Amazon'dan (www.amazon.com) yana kullanıyorum. Sürekli listede olduğum için, daha siteye girer girmez, taze çıkmış kitaplardan benim ilgimi çekeceğini bildiği bir kaç tavsiyesi oluyor Amazon'un... Ayrıca, "Beni haberdar edin" tembihinde bulunduğum alanlardaki her yeni yayını ânında bana duyuruyor... Benim bütün yaptığım, elimin altında bulunmasını istediğim kitapları işaretlemekten ibaret; adres ve kredi kartı bilgilerim olduğu için, işlem beş dakikayı geçmiyor... Kitaplar dört gün sonra elimde... E-ticaret denilen görünmeyen mağazalardan alış-veriş alışkanlığı çok yaygınlaştı. Ayakkabısını İnternet üzerinden sipariş eden bir tanıdığım var. E-ticaret 1998 yılında 3 milyar dolarlık bir hacme ulaştı; 2002'de 255, 2005'te ise 812 milyar dolarlık iş hacminin e-ticaret yoluyla gerçekleşmesi bekleniyor. Malezya başbakanı Mahathir Muhammed'in, "Bizim sanayimiz, dağıtım şebekemiz, ticaret ağımız atlanıyor, devletlerin vergi haklarına tecavüz ediliyor" diye şikâyet ettiği durum daha vahimleşecek... MGK, Digi-Türk veya Star-Digital'i RTÜK mârifetiyle engelledi diyelim, aynı hizmet 'Digi-Grek' veya başka bir adla yine verilebilir, nitekim verilebiliyor da... Bu 'görünmeyen kıta' kavramını ciddiye almanızı tavsiye ederim.
tkivanc@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|