|
YILMAZ SAZAK...
Kendisi ile, çok değil, iki kez karşılaştım. Yakınlık derecem ise, sadece bir selamdan ibaret.
Geçenlerde vefat ettiğini duyunca, sanki yüreğimden bir parça koptu.
Yakından tanımadığım bu insan için böylesine üzülmemin de bir sebebi vardı, elbetteki.
Atletizm sporuna yaptıklarına bizzat şahit oldum. Yaptıklarının ön plana çıkmasını istemezdi. Bu güzellikleri büyük bir gizlilik içinde yürütürdü.
Sporcuların beslenmesinden tutun da, atletlere verdiği burslardan çıkın.
Hiçbir atletin eline para vermez, ancak onun tüm ihtiyaçlarını karşılardı.
Başarılı atletlerin hamisi, daha doğrusu babasıydı.
Ancak, yakalandığı o mel'un hastalıktan kurtulamayarak, aramızdan ayrıldı, gitti.
Allah rahmet eylesin.
Benim, bundan sonra söylemek istediğim, başka bir konu.
Yılmaz Sazak'ın adının yaşatılmasında Atletizm Federasyonu birinci planda yer almalı.
Bu konuda önlerinde birçok örnek var.
Nasıl ki, Naili Moran'ın adı, Türkiye Büyükler Atletizm Şampiyonası'na verildi, Genç ve Yıldızlar Türkiye Şampiyonası da "Yılmaz Sazak" adıyla anılabilir.
26-27 Ağustos günlerinde yapılacak Türkiye Genç ve Yıldızlar Türkiye Atletizm Şampiyonası'nın adı da bundan sonra "Yılmaz Sazak" ile bütünleşmiş olur.
Federasyonda çalışan ve vefat eden bir memur adına müsabaka düzenlemeyi düşünen Atletizm Federasyonu yöneticileri, bu spora, parasını ve ömrünü vermiş Yılmaz Sazak'a vefa borcunu, hem de süratli bir şekilde, ödemeye mecbur.
Teklif benden..
Gerçekleştirmek ise, vefalı olup olmadığı konusunda şüphelerim devam eden, Atletizm Federasyonundan.
Bekleyip, görelim.
22 TEMMUZ 2000
|