YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

"Çekirdek aile" yaratma projesi, gerçekten var mı?

Herhalde doğru ki, NTVMSNBC haber sitesine "kapak konusu" yapmışlar..

Diyarbakır mahreçli bu habere göre, "bölgede", teröre daha kolay zemin hazırlayan aşiret düzenini sona erdirmek için, Genelkurmay bir plan uygulamaya koymuş.. Buna göre büyük aileler ve aşiretler, "çekirdek aileler"e bölünecekmiş.. Bunlar uzak bölgelere, köyler halinde yerleştirilecekmiş..

NTVMSNBC'nin haberine göre, ilk deneme Şırnak'ın Silopi ilçesinde, Bersuvar aşireti üzerinde yapılmış. Aşirete bağlı 44 aile Irak sınırına yakın Çalışkan Köyü'ne, 38 aile de Görümlü'ye yerleştirilmiş..

Bu habere ekleyecek fazla söz yok..

"Güneydoğu sorunu"nun bir bölümü "bölücü terör", bir bölümü "gelişmemişlik ve bölgesel sosyal adaletsizlik", bir bölümü "Kürt realitesi", bir bölümü "feodal düzen"dir. Ayrıca, Güneydoğu sorunu içinde, tüm Ortadoğu'yu içeren, sınırlar-ötesi meseleler de var..

Bütün bunların çözümü, "siyaset"ten geçer..

Toplumun bütün düşünce odakları ve karar merkezleri, çözüme dönük, özgür bir düşünce ortamında, sorunu ve sorunları tartışır.. Sonra bir "siyasi tercih" koyulur.. Bu siyasi tercih, elbet ülkenin bütünlüğünü, güvenliğini, insan haklarını, hukukun üstünlüğünü gözeten bir çerçeve içinde oluşur..

Şu ana kadar "Öcalan'ın yakalanması" ve "idam cezası tartışmaları" dışında, kamuoyuna, bir Güneydoğu'ya siyasi çözüm arayışı konulu bir düşünce faaliyeti yansımadı..

Eğer NTVMSNBC'nin haberi doğru ise, demek kimsenin haberi olmadan "feodal yapı" konusunda, bir siyasi karar alınmış.. Bu siyasi kararı da, Genelkurmay icra etmeye başlamış..

Kararın özü de, aşiretlerin ve ailelerin bölünüp, birbirine uzak yerlere yerleştirilmesi şeklinde..

Güvenilir bir haber portalı da, bu haberi "askerlerden aşiret operasyonu" başlığı altında, tüm dünyaya duyuruyor.

Kanımızca, bu haberin doğru olmaması gerekir..

Güneydoğu'daki feodal yapının, "zorunlu yerleştirme" yoluyla çözümü konusunda, cumhuriyetin ilk yıllarından başlayan sayısız uygulama var.. Aşiretlerin ve büyük ailelerin dağıtılıp, farklı mekanlara ve hatta Batı'ya yerleştirilmesi, defalarca denendi..

Ayrıca içinde bulunduğumuz 2000 yılı, hem Türkiye, hem dünya için, eskisinden çok farklı bir konjonktürü ifade ediyor. Artık hiçbir ülkenin "iç meselesi" kalmamış gibi... Herkes, birbirinin iç-meselesini, uluslararası forumlarda tartışıyor.. Uluslararası yargı, yerel (veya ulusal) yargıları yargılıyor..

Demek istediğimiz şu..

Ülkenin bütünlüğünü, asayişi, mal ve can güvenliğini korumak için kararlar alınırken, bu kararların yansımaları ile, daha büyük problemleri yaratmaktan kaçınmalıyız..

Milli Güvenlik Kurulu tartışmaları ve kararları gizli olduğu için, "çekirdek aile yaratma projesi" bu kurulda tartışıldı mı bilemiyoruz..

"İnsan hakları" konusunu yakından ilgilendiren bu tür bir proje, Bakanlar Kurulu'nda ele alındı mı, Millet Meclisi bilgilendirildi mi, hatırlamıyoruz..

Ama kesin olarak şunu söyleyebiliriz..

Bu tür kararların siyasi riskini, bu kararların alınmasına katılan siyasetçiler taşımalıdır..

Eğer siyasetin katılımı dışında alınmış bir karar, sivil topluma uygulanıyorsa, bu da "hukuk devleti" kavramının yok edilmesi demektir..

NTVMSNBC'nin haberi doğru ise, çok önemlidir.

ŞAKA

Peki, tartışalım!..

Garip bir şey.. Anayasa ve hukuk reformu yapmayı sürekli erteliyoruz..

Hatta bazılarına göre, Ceza Kanunu'nun 312'nci maddesinin tartışılması bile mümkün değil..

Ama aynı sırada, en tartışılmaz konu olan "din"de, "nasıl reform yapılır" diye tartışıp duruyor bazıları.

İlgi çekici bir toplum olduk..

SEZER'İN GÜCÜ

Cumhurbaşkanı'nın yetkileri..

Cumhurbaşkanı Sezer'in YÖK'ün "rektörler listesi"ni geri göndermesi ile, galiba hepimiz, "Cumhurbaşkanı'nın yetkileri" konusuna daha fazla eğilmek durumundayız..

Anayasa'nın 104'üncü maddesinde sıralanan "görev ve yetkiler"den bazılarını hatırlatalım.

-TBMM'yi gerektiğinde toplantıya çağırmak.

-Anayasa değişikliğine ilişkin kanunları, gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunmak.

-Genelkurmay Başkanı'nı atamak.

-Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama gibi sebeplerle, belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak.

-Devlet Denetleme Kurulu üyelerini atamak.

-Devlet Denetleme Kurulu'na inceleme, araştırma ve denetleme yaptırmak.

-YÖK üyelerini ve üniversite rektörlerini seçmek.

-Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin dörtte birini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nı ve vekilini, Askeri Yargıtay üyelerini, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek..

Evet, "bazı yetkiler" bunlar..

Yani Sezer'in kırmızı ışıkta durmasına bakıp, onun yetkisiz biri olduğunu sanmayalım..

Eğer yetkilerini tam olarak kullanırsa, devlete o yön verebilir.. Bunu YÖK olayı ile, ilk defa hissettik..


22 TEMMUZ 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Mehmet BARLAS

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...