YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

Destabilizasyon

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesi yolunda en ciddi lobi faaliyeti gerçekleştiren ve Türk iş çevreleri adına hareket eden İktisadî Kalkınma Vakfı'nın genel kurulunda yapılan değerlendirmeler, ortalıkta kasırga gibi savrulan özsüz tartışmalar nedeniyle kaybolup gitti.

Başında Meral Gezgin Eriş'in bulunduğu bu vakfın, AB taraftarı olduğundan kuşkusu olan var mı? Elbette olamaz. Zira bu vakıf, geçtiğimiz aralık ayına kadar, Türkiye'nin aday üyeliğinin kabulü yolunda, en ciddi çalışan kurumlaşmaların başında gelmektedir.

İşte bu vakfın genel kurulunda yapılan AB değerlendirmeleri ile; küçük-büyük, sağcı-solcu-liberal ve İslâmcı basının AB yaklaşımları arasında, fersah fersah bir fark dikkat çekiyor.

Taylan Erten ne diyor?

Bu konuşmalarda sergilenen tavır şöyle özetlenebilir:

AB'yle ilişkiler, tek taraflı fedakârlık temelinde yürütülemez. Türkiye AB'ye giriş sürecinde, Gümrük Birliği'nde olduğu gibi, tek taraflı yükümlülük altına giren tek ülkedir. Hal böyle iken AB, Türkiye'ye taahhüt ettiği mâli katkılardan devamlı geri durmakta, buna karşılık da sürekli, tek taraflı fedakârlıkların devamında ısrar etmektedir.

Dünya Gazetesi'nden Taylan Erten, İKV'deki atmosferden yola çıkarak şunları yazıyor:

"İKV bünyesinde yer alan sanayicilerin, iş adamlarının, aslında ekonomik bir teslimiyet anlaşması olan Gümrük Birliği kararının iç yüzünü yaşayarak, geç de olsa görmeleri ve kavramaları olumlu bir gelişmedir. Çünkü bu içeriğiyle Gümrük Birliği, adaylık sürecinde Türkiye'nin manevra yeteneğini ortadan kaldıran en güçlü faktörlerden biridir.

"Türkiye-AB ilişkileri, AB'nin sömürge efendiliği kokan tavır ve dayatmalarından; içimizdeki (yerli) AB komiserlerinin psikolojk baskısından sıyrıldığı ölçüde sağlıklı, dengeli, saygılı, sabırlı, karşılıklı çıkarlarla uyumlu bir düzeye oturabilir. Ama önce aşağılayarak ve aşağılanarak değişme denkleminin külliyyen reddiyle..."

Şartlar neden hep Türkiye'ye?

Şimdi bunları niye aktarıyoruz, ona gelelim:

Bir defa AB'ye girişle Türkiye'nin ne üniter yapısında bir değişiklik olacak, ne de Türkiye çok hukuklu bir toplum haline dönüşecek. Yok böyle birşey!.. Fakat Türkiye demokratikleşecek de!.. Hal böyle iken, önümüzdeki yıl başına kadar Türkiye'nin AB'ye, AB'nin de Türkiye'ye karşı taahhütleri iyice netleşecek.

Öyleyse ortalıkta, kendi ülkesi adına devamlı onursuzluk üreten sınıfların ağzından, bir kere olsun Türkiye'nin hakkı, talebi, ısrarı vs. hususunda bir kelâm sâdır oluyor mu, olmuyor mu? Lûtfen buna da dikkat edelim.

312'dir, idamdır, YÖK'tür, başörtüsüdür ve daha başka, meselâ Siyasî Partiler Kanunu ve Anayasa değişiklikleri vs. Bunların 15 günlük parlamento çalışması ile halli mümkün iken, iş bununla bitecek mi sanıyoruz?

Bu noktada devlet istemiyor, ya da AB'yi istemeyen güçler var Türkiye'de mantığıyla, önümüzdeki süreci ve sorunları kategorize etmek, ne derece sağlıklıdır düşünmek durumundayız.

Sürekli ve her hâlükârda Türkiye'nin fedâkârlığı noktasında ısrarlı olan yalama takımlar, ben öyle sanıyorum ki, Batı adına bu işi sürekli destabilize ediyorlar.

Daha dün Werheugen'in, "İki yıl içinde Kıbrıs sorununu çözün, yoksa Kıbrıs'ı AB'ye almak durumunda kalacağız" tehdidine ne diyeceğiz? O zaman da tek taraflı bu koro, aynı mantıkla çalışırsa ne dememiz gerekecek? Bu entelijansiya kimin adına çalışıyor acaba?

Doğu'da yapılacak Ilısu Barajı'na 200 milyon dolar kredi vereceğini ilân eden İngiltere, bu barajın Suriye'yi ve Irak'ı susuz bırakacağı iddiasıyla; hem bu ülkeleri, hem de Arap Birliği'ni tahrike başlamışken!.. Peki, bu tür yaklaşımlarda siz bir iyi niyet görüyor musunuz?

Sorulara devam edelim:

AB diyor ki, Kıbrıs sorununu çözün!.. Çözemezseniz, tek taraflı olarak Kıbrıs'ı, re'sen AB'ye alırız. Ama niçin Güney Kıbrıs'a aynı tehdidi göstermiyorlar? Türkiye ile anlaş, aksi halde AB'ye girişi unut niye demiyorlar?

Türkiye'ye, Ege sorununu da hallet diyorlar!.. Yani gerekli tavizleri ver!.. Çünkü AB'ye giremezsin!.. Peki Yunanistan AB'ye girerken, bu şartlar o ülkeye niçin ileri sürülmedi? Sorunlu ülke istemiyoruz diyorlar devamlı. Peki, Türkiye AB'ye girmese, Yunanistan'ın, Ege sorunu olmayacak mı?

Tavizkâr değil, güçlü pazarlıklarla!..

Dolayısıyla Türkiye'nin AB süreci için, önümüzde uzun ve krizli yıllar var. Her taraf, karşılıklı tavizlerde bulunacak. Bu gerçeği görmeyen, her fedakârlık sonrasında hemen AB'ye giriverecekmişiz gibi bir hava basma kolaycılığına soyunan sınıflara, biz bunun için ondokuzuncu yüzyılın safdil Jöntürkler'i demek durumunda kaldık.

Bu bakımdan sığınarak, yakararak; demokratik haklar dışında da her türlü fedâkârlığa hazır psikolojilerle değil, direnerek, bu ülkenin ve toprakların haklarını güçlü şekilde savunarak AB pazarlıkları sürdürülmek gerekir. Hem bu tür bir politika bazılarının yaptığı gibi, nasıl olur da AB karşıtlığı ile suçlanabilir? Daha bazıları uykularda gezerken, aman Türkiye'yi AB'ye peşkeş çekiyorlar, uyanın diye vâveylâ basarken dahi, biz yirmi yıldan beri, Türkiye'nin AB'ye girmesinin tarihi bir tercih ve strateji olduğunu yazıp durduğumuz için, bu hatırlatmaları yaparken hiçbir komplekse kapılmıyoruz.

Gene aynı şekilde biz, 20-25 yıldır, demokratik İslâmî bir yaklaşımda ısrar ediyoruz. Kırkından sonra azanların demokratlığı değil bu!.. Bizim tercih ve öngörülerimiz realiteden yola çıktığı için, konjonktüre göre ve aynen bir rüzgâr gülü gibi de değişip durmaz.

Zira Türkiye'nin şansı heveskârlıklarla değil; yüksek seviyeli pazarlıklarla artar. Bunu kimse unutmasın.


22 TEMMUZ 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Özlem Albayrak

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...