|
|
|
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Dipten gelen güçlü dalgaKim gibi siyasette beklenen hareketlenmenin değişenleri ve değişmezleri ne olacak, diye bir soru bugün 'gizli bir gündem' olarak hayatiyetini sürdürüyor. Süleyman Demirel'in alacağı pozisyondan DYP'nin MHP'yi geriletmeye dönük politikasına ve oradan Mesut Yılmaz'ın fiili başbakanlığına uzanan süreçte, siyasetin hangi sabitlerde ısrar edeceği ve hangi boşluklara akacağı önemli olacak. DYP'nin MHP'den oy sökmeye dönük politikasına karşı MHP'nin daha savunmacı ama savunmacılığını örtme adına kontrollü bir çatışma politikası izlemesi beklenmelidir. DYP'nin 'çatıda birleşme' teklifine sıcak bakmayan, bakmaması da doğal olan ANAP'ın, siyasetteki 'kilitlenmeden' ve hükümetteki 'dengeden' faydalanarak 'aradan sıyrılma' temelinde yükselmeye çalışacağı görülüyor. DSP ise ikinci adamının sevk ve idaresinde yerini korumaya çalışırken IMF politikaları ile karşı karşıya kalacağı ücretlilerin siyasal söylemde merkezileşmesiyle beraber ciddi bir politika üretme sıkıntısına düşecektir. Bu durumda hükümetin devamlılığı için dar alanda devlet erkinin işletilmesiyle ve buna karşılık elindeki kozlar iyice güçlenmiş olan muhalefetin hamle yapmasıyla siyasetin 'görünür akıntıları' dalgalanacaktır. Siyasetin 'dip akıntıları' ise daha farklı dinamiklerin etkisi altına giriyor kuşkusuz. Son yayımlanan veriler ışığında gelir dağılımında iyice farkedilir hale gelen uçlaşma, siyaseti 'partiler düzeni'nin çok derinine sarkan etkilerin kuşatması altına gireceğini gösteriyor. Siyasal hayat bir kere daha ama bu sefer daha radikal bir biçimde 'partiler düzeni'ni anlamsızlaştıracak, bunun yerine toplumsal taleplerin siyasi temsili düzeyinde dinamik alanlar açacak alt üst oluşlarla karşılaşacak gözüküyor. Ekonomik verilerin işaret ettiği müstakbel göç dalgası siyasetin klasik reflekslerini tümüyle yetersizleştirecek sonuçlar doğuracak kadar güçlü gelmektedir. İşte bu noktada siyaset-toplum ilişkisi, toplum ve 'adalet duygusu' arasında organik bağlar kurabilecek yeni bir kavrayış temelinde siyasi tezler talep etmektedir. Bugüne kadar adalet duygusu ile en anlamıl bağı kuran slogan RP'nin 'adil düzen' sloganıydı. İçi boş olarak bir ekonomik program gibi lanse edildiğinden bu sloganın işaret ettiklerinin indirgemeci bir tarzda RP tarafından savunulması çok eleştirildi haklı olarak. Buna karşılık da FP döneminde bu slogandan vazgeçildi. Böylece RP-FP çizgisi 30 yıllık siyasi hayatlarında ürettikleri tek slogandan, siyasi üretim adına ortaya koyabildikleri tek çerçeveden kendi kendilerine vazgeçmiş oldular. Fakat toplumun talepleri ile adalet duygusu arasında dolaysız bağ kurabilecek bir siyasi söyleme olan ihtiyaç hiç eksilmedi. Merkez sağda bunun yerine 'figüran söylemler' üretildiyse de hiçbir anlamlı karşılık bulamadı. Kitlelere bugüne kadar sol'un yatay etkiler yaratan sosyal dayanışmacı söylemi görece ulaşabildi, ama kitlelere ulaşma ve perdesiz ilişki kurabilme ve adalet duygusu ile organik ilişki kurabilme bakımından hiçbir slogan yeterli olamadı. Çünkü adalet duygusunun hırpalandığı yer, kitlelerin anlam dünyalarına gönderme yapabilen ama bu göndermeyi aynı zamanda rasyonel siyasi programlarla temsil edebilen bir çerçeve ile tamir edilebilir. Bugüne kadar muhafazakar siyasetçiler anlam dünyasının yırtılmasına karşı figüran göndermeler yaptılar ama siyasette gerçekçi olamadılar. Şimdi sol bir hareket ya da Müslüman demokrat bir hareket bu iki yönlü ihtiyacı karşılama temelinde yükselme eğrisi yakalayabilir. Gerçi 'sol'un adalet duygusu ile organik temelde bir ilişki kurması hala imkansız görünüyor, bu konuda sol 'irtica' seferberliğinden yakasını kurtarabilmiş değil. Buna karşılık, son yıllarda yaşanan bütün olumsuz gelişmelere rağmen, Müslüman demokrat bir hareket için bunu yapma imkanı daha yüksek. Böyle bir hareketin 'görünür akıntılardaki' tüm noktasal olumsuzluklara rağmen 'dip akıntılardaki' gerçek hareketlilikleri yakalamak için epey mesafe katettiği görülüyor. Önümüzdeki dönem dip akıntıların görünür akıntıları belirleyeceği bir dönem; gerçek bir siyasi hareketin partiler düzenini boşa çıkaracağı bir dönem...
ocelik@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|