YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Bilişim'den

  Arşivden Arama

 

 

İlginç bir deneyim

Herhalde artık sizin de kuşkunuz kalmadı: 10 Aralık 1999 -Helsinki Zirvesi ile birlikte girilen yeni süreç, aslında, 'Lozan kriterleri' ile başlayan "Türkiye'nin Batı uygarlık halkasına eklemlenme projesi"nin en son dönemecidir. Cihan tarihinde başka bir ulusun girişmeye cesaret edemediği çapta radikal değişimleri öngören 'Lozan kriterleri', bedeli de ödenerek, uygulanmıştı; buradan çıkardığımız doğal sonuç şu: Cumhuriyet seçkinleri ülkeyi 'Kopenhag kriterleri' ile de tanıştıracaklardır...

Nitekim, bir yıl öncesine kadar 'tabu' sayılan konular, söyleyenin diline kırmızı biber sürülmesini teklif edenler tarafından ele alınıp işlenmeye başladı bugün. ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın, TCK 312. maddeyi yumuşatma amaçlı çalışmayı başlatan hükümetin başı iken, Yargıtay Cumhuriyet başsavcısı Vural Savaş'tan gelen uyarı üzerine, "312 kalkmaz" dediğini unutmayalım. Aynı siyasetçi, Kürt sorununun çözümünde yeni arayışlara giren Tansu Çiller'e, "MGK'daki küçük kırmızı kitapları okuması" tavsiyesinde bulunmuştu.

ANAP lideri Yılmaz, bugün, Türkiye'yi AB üyesi yapma projesinin resmi sahibi olarak, MGK'yı eleştiriyor ve TCK 312'inin değiştirilmesini savunuyor... 10 Aralık gerçekten güçlü bir süreç.

'Lozan kriterleri' ile sorunu olmayan çevrelerin, önceleri şaşı baktıkları 'Kopenhag kriterleri' konusundaki tavır değişiklikleri de gözden kaçar gibi değil. Belli ki, 'devlet', önemli bir politika değişikliği arefesinde; politika değişikliği sonuçlarının uygun bir üslupla kamuoyuna mal edildiğini yakında görebiliriz.

Bu noktada, iki kriterin özlerinin farklılığı yüzünden, karşı karşıya kalınan ciddi bir sorun var.

'Lozan kriterleri', yapısı gereği, 'toplumu dönüştürmeyi' amaçlıyordu; bu sebeple, hukuk, harf, kıyafet, takvim gibi değişimlerin yukarıdan aşağıya gerçekleştirilmesi doğaldı. Mustafa Kemal, Kastamonu'ya gidip, "Beyler, bu şemsi siperli serpuştur, buna şapka derler" dediğinde, herkes, her yerde başında şapka ile dolaşmaya mecbur tutulabiliyordu. Ya da, İsviçre'den tercüme Medeni Kanun yürürlüğe girer girmez, miras, nikâh, boşanma gibi kavramlar 'yeni biçimleri' ile uygulamaya konulabiliyordu.

'Kopenhag kriterleri' ise, 'toplumu dönüştürme'yi hedefleyen 'Lozan kriterleri'nin aksine, 'devleti dönüştürme' amaçlı. Sistemin katılımcı özelliklerinin artırılması, temel hak ve özgürlüklerin yaygınlaştırılması, merkezin yetkilerinin yerel yönetimlerle paylaştırılması, işkenceden vazgeçilip hukukun üstünlüğü ilkesinin kabulü 'devletin dönüştürülmesi' ile ilgilidir. Bu sebeple de, yukarıdan aşağıya, emir ve tâlimâtlarla yerine getirilmeleri hem mümkün değildir, hem de doğru olmaz...

Sorun da buradan kaynaklanıyor zaten.

Bu toprakların gelenekleri tepeden inme, buyurgan değişimlere hiç yabancı değil. Fermanlarla, yasalarla gerçekleşen değişimlere alışkınız. 200 yıldır, hep aynı çizgiyi, gerektiğinde restorasyonlara başvurarak, sürdürüyoruz. Toplum sinmiş, taleplerinin bedelini ödemeye hazır olmayan aydınlar 'devletin değişim ajanları' edilgen konumuna hazır... 28 Şubat süreci, toplumdaki son dinamik unsurların iradesini tuzla buz etmeyi başardı. Bu sebeple, aşağıdan yukarıya bir dönüşümü, aydınların talebi ve sivil toplumun aktif katılımıyla gerçekleştirmeyi amaçlayan '10 Aralık süreci' zorlanıyor.

Gözlerin yine devletin âtıfetine çevrildiği, değişimin MGK eliyle zorlanması beklentisinin yaygınlaştığı günümüz ortamı, 'Kopenhag kriterleri' üzerindeki büyük uzlaşmayı güçleştiriyor...

Devletin '10 Aralık süreci' çerçevesinde dönüştürülmesi için Cumhuriyet seçkinlerinin kıvama geleceği günlere doğru hızla yol aldığımız belli de, bu ne kadar 'gerçek bir değişim' sayılabilir, orası epey karışık... Buyurgan devletin toplumu değiştirdiğini 'Lozan kriterleri' sebebiyle biliyoruz; ancak, "Devlet kendisini de dönüştürebilir mi?" sorusuna cevap henüz ortada.

İlginç bir deneyim olacak...


25 TEMMUZ 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Fehmi Koru

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...