YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Kültür

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Bilişim'den

  Arşivden Arama


O yalnızca mimar değil, birçok alanda uzmandı

UZMAN SİNAN

Gözde Ramazanoğlu, "Mimar Sinan'da Tezyinat Anlayışı" ve "Orta Asya Türk Mimarisi" adlı kitaplara imza attı. YTÜ'de, Mimar Sinan üzerine araştırmalar yapan Ramazanoğlu, Türkistan ve Çimkent'te "Orta Asya'da Türk Mimarlık Sanatı" ve "Orta Asya Mimarlığı" konulu konferanslar verdi. Gözde Ramazanoğlu'yla 'Orta Asya Türk Mimarisi' ve 'Mimar Sinan' üzerine konuştuk.

Mimar Sinan üzerine araştırmalar yaptınız. Sizce onu dünya çapında bir mimar yapan neydi?

Mimar Sinan, büyük eserlerinden dolayı dünyada iyi tanınır. Edirne'deki Selimiye Camii, dünya taş yapı mimarlığının zirvesi kabul ediliyor. Yaptığı hiçbir caminin planını bir başkasına uyarlamamıştır.

O sadece bir mimar değil; yaptığı çeşme ve su yolları dolayısıyla (aquvastatik) su yolu uzmanıdır. Kubbe, sesi en iyi yansıtan formdur, fakat Mimar Sinan camiilerinde ses çınlamaz, yankı yapmaz veya yok olmaz. Okunan dua ve surelerin her yerden net duyulması, bize onun akustik (seslendirme) uzmanı olduğunu gösterir. Camilerinin inşası için seçtiği yerler onun şehircilik yönünü vurgular. Cami içinde ibadet seviyesindeki; gündüz pencereden giren gün ışığı ile gece kandillerin verdiği ışık değeri aynıdır. Bu Mimar Sinan'ın ışıklandırma uzmanı olduğunun ifadesidir. Süleymaniye Camii'nde, kandillerden çıkan is, duvarları kirletmeden 'is odası' denilen hücrelerde toplanırdı. Bu da, onun havalandırma konusundaki uzmanlığını gösterir. Azapkapı Sokullu Mehmet Paşa Camii'nin yanına Atatürk Köprüsü gibi ağır bir yapı geldiği halde, temellerinde kayma olmaması, onun zemin mekaniği uzmanı olduğunu gösterir.

Mimar Sinan, yaptığı her eserinde, eseri yaptıranın kişiliğini yansıtır. Kanuni Sultan Süleyman Han Türbesi'nde Kanuni'nin haşmetini, Şehzade Mehmet Türbesi'nde bütün bezemeye rağmen kaybedilen şehzadenin acısını içimizde hissettirir. Yani Mimar Sinan'ın eserlerinde figür yoktur ama onun eserleri bir bütün olarak heykeldir diyebiliriz. Ancak bizler, onu tanıtmayı pek beceremiyoruz. Galiba en büyük şanssızlığı da, Türk olması. Orta veya Batı Avrupalı olsaydı hepimiz onu çok daha iyi tanırdık.

Peki, Mimar Sinan Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nde yeterince tanınıyor mu?

Maalesef tanınmıyor. Orta Asya Türk Cumhuriyetleri SSCB'nin yıkılmasından sonra dışa açılmaya başladı. Artık kültürel, siyasi, ekonomik açılardan dünya ile irtibat kurmaya başlamaları ile bundan sonra tanıyacaklarına inanıyorum.

Orta Asya Türk mimarisinin en belirgin özellikleri nelerdir?

Orta Asya'da inşaa edilen yapılar hep tuğladan yapılmış çünkü orada bol miktarda taş bulmak mümkün değil. İklim çok sert ve zemin gevşek. Fakat Anadolu'da iklim daha ılımandır, zeminse serttir ve taş boldur. Bu nedenle yapılar daha narindir ve dayanıklıdır. Buna karşın Orta Asya'da bina boyutları çok büyüktür, binalara dışı çinilerle kaplanarak müthiş bir ihtişam kazandırılmıştır.

Orta Asya'daki tarihi eserler şu anda ne durumda?

İpek Yolu üzerinde bulunması gereken kervansarayların arazisi, SSCB döneminde tarla yapılmak üzere yıktırılmış. Orta Asya'da 11. yüzyıldan geriye gidemiyoruz, tarihi yapıların çoğu Cengiz istilaları ve savaşlar sırasında yıkılıp tahrip olmuş. Oradaki İslamî ve dînî eserler kutsal kabul edildiği için devamlı restore edilerek yaşatılıyor. Onlar tarihî eserleri 'yadigar' olarak görüyorlar ve 'geçmişten kalan bir hatıra' diye saygı gösteriyorlar. Biz ise, tarihî değerlerimizi 'miras' olarak değerlendiriyoruz. Bu yüzden de, tarihî eserlerimizin bir kısmını harcadık.

RÖPORTAJ : H. Setenay İLHAN


Kağıda basmak için tıklayın.

Saraydan Batı nağmeleri
Sultan Abdülaziz ve V. Murat'ın Batı tarzı bestelerinin orkestra için aranje edilmiş şekli, Kalan Müzik tarafından CD olarak yayınlandı.
Scotland Yard çalınan Kur'an'ın peşinde
İngiliz polisi, geçen yıl Topkapı Sarayı'ndan kaçırıldıktan sonra KKTC üzerinden İngiltere'ye getirilmek istenen el yazması Kur'an-ı Kerim ile ilgili soruşturmayı sürdürüyor. Konunun uluslararası tarihî eser kaçakçılığı açısından son yıllarda yaşanan en çarpıcı örneğini oluşturduğunu kaydeden Scotland Yard yetkilileri, şöyle dedi: "İngiltere'ye kaçırılmak istenen Kur'an- ı Kerim ülkeye getirilebilseydi yüzbinlerce sterline satılabilirdi. Kur'an-ı Kerim'i Londra'ya getirmek isteyen üç kişi, Christie's ile ilişki kurup el yazması eseri alıp almayacaklarını sormuşlar. Satıcılar ve Christie's arasındaki haberleşme halen geniş şekilde soruşturuluyor."


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED
Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...