AVRASYA İslam Şûrâsı için Bosna Hersek'e giden Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, kendisine atfen basında yeralan İslam'da reform haberlerinin doğruları yansıtmadığını söyledi.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, İslam'da reformun olamayacağını belirterek, "Gazetelerde yeralan reform sözü bana ait değil. Gazeteci reform yazıyor" dedi. Yılmaz, Saraybosna'da yapılacak 4. Avrasya İslam Şûrâsı'na katılmak üzere Bosna Hersek'e hareketinden önce geldiği Atatürk Havalimanı'nda açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin Müslüman Türk Cumhuriyetleri, Kafkaslar, Balkanlar'da yaşayan Müslüman ülke ve topluluklara dini hizmet götürme zaruretinde olduğunu ifade eden Yılmaz, Avrasya İslam Şuraları'nın bu hedefe yönelik olduğunu söyledi. Şuraya 26 ülke ve 10 özel bölgeden 47 dini liderin katılacağını belirten Yılmaz, toplantıda ele alınacak konuların başında 21. yüzyılda topluma verilecek dini hizmetlerin ve eğitimin geldiğini söyledi.
İslam'a en uygun yönetim tarzının demokrasi olduğunu belirten Mehmet Nuri Yılmaz, "Türkiye mutlakiyet ve meşrutiyetten sonra cumhuriyete geçti. Ancak her cumhuriyet olan ülkede demokrasi yoktur. Türkiye demokrasiyi yaşıyor. İslam'ın ruhuna en uygun yönetim tarzı demokrasidir" dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Yılmaz, şuranın bazı basın organlarında Arap dünyasına karşı bir blok oluşturmayı amaçladığı şeklinde haberler yeraldığının hatırlatılması üzerine, "Bu sadece Avrasya'ya yönelik. Bir ayrımcılık yok. Bu şura, Müslüman Türk dünyasına yönelik, birbirimizle yapacağımız bir toplantıdır" dedi.Yılmaz, önceki gün bir gazetede manşetten verilen 'Diyanet İşleri'nden Fetva haberyle ilgili olarak da "Ben kesinlikle böyle birşey demedim. Böyle bir açıklama için bana gelen olmadı" diye konuştu. Diyanet'in hazırladığı yeni Kur'an tefsirine ilişkin, "Resmi Kur'an tefsir olur mu ?" şeklindeki bir soruyu da cevaplandıran Yılmaz, başkanlıkça hazırlanan tefsirin geniş bir ilim heyetince gerçekleştirildiğini söyledi. Yılmaz, bir başka soru üzerine, Din İşleri Yüksek Kurulu'na atanacak kadın üyenin adının belli olduğunu ancak bu aşamada açıklanamayacağını belirterek, "Bunu da çarpıtmak istiyorlar. Yani bir kadın olsun da nasıl olursa olsun diyorlar. Böyle değil, akademisyen, işinin ehli, ilahiyatçı bir kadın olacak" diye konuştu..