| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
G8: Kellim Kellim La YenfaDünyanın gelişmiş yedi ekonomisinin yanlarına Avrupa'nın hasta adamı Rusya'yı da alarak oluşturduğu "Group of Eight-G8" zirvesinin Japonya ayağı, oldukça tantanalı gösteriler arasında nihayet son buldu. Japon hükümetinin hazırladığı süslü G8 web sayfasını son beş gün içinde ziyaret eden 817 bin kişi, her zaman olduğu gibi yine hayal kırıklığına uğradı. G8 zirvelerine hakim olan sığ atmosfer, zirveler için internette hazırlanan sitelerde de kendini hissettiriyor. 1997'de bir mil rakımlı Denver'da yapılan zirve için bir yorumcunun "bir mil yükseklikte, birkaç inç derinlikte" şeklindeki değerlendirme geçerliliğini hala koruyor. Üstelik zirvenin gündemindeki en hassas konulardan birisini üçüncü dünyanın borç kamburu meselesi teşkil ederken, Japonların zirve şov için 750 milyon dolar gibi bir meblağ harcamış olması da, kamu yararına çalışan sivil toplum örgütlerini çileden çıkarmış gözüküyor. Zirvenin altyapısını, her zaman olduğu gibi, önceden bir araya gelen maliye ve dışişleri bakanlarının toplantıları oluşturdu. Bu toplantılarda gündeme getirilen konular arasında uluslararası finans, enformasyon teknolojileri ve para aklamaya karşı geliştirilebilecek tedbirler gibi mali meseleler ve terörizm, Birleşmiş Milletler ve çevre gibi siyasi mevzular yer aldı. Yeni yetme Putin'in Kore ve Yugoslavya gibi "hassas" noktalardaki şovu dışında gündemi en ziyade meşgul eden konu, üçüncü dünyanın borçlarının azaltılması idi. Geçen sene sekizlinin Köln zirvesinde aldığı kararlara göre üye ülkeler, zirvede açıklanan kriterlere uyan ülkelerin ticari borçlarında % 90'a varan indirimler yapacaklardı. Bu hedef özellikle Kanada ve Fransa tarafından tutturulmuş gibi gözükse de, asıl mesele borç kamburu altında ezilen ülkelerin daha ziyade çok taraflı anlaşmalardan sağladığı borçların tasfiyesinde ortaya çıkmakta. Geçen seneki zirveden çıkan sonuca göre, borçlu ülkeler 2000 sonuna kadar özellikle iç barış, kaliteli kamu yönetimi gibi kriterlere uyum sağlayacak ve bunun karşılığında IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşlara karşı yükümlülüklerinde kolaylıklar elde edeceklerdi. Ancak, IMF yönetiminin iddiasına göre birçok borçlu ülke, iç savaş, yolsuzluklar ve kötü kamu idaresi gibi sebeplerle bu kriterlere uyamamış olduğundan borç indiriminden yararlanmaya hak kazanamamış. Öte yandan borç indirimini sağlamak için oluşturulacak fon havuzu, başta ABD'de ilgili ödemelerin temsilciler meclisinden geçememesinden dolayı yeterince doldurulamamış durumda. Zirve öncesi G8 liderleriyle bir araya gelen bazı "Güneyliler", meselenin aciliyeti konusunda oldukça ısrarlı sözler sarf etmişlerdi. Gerçekten de bugün borç kamburu altındaki ülkeler, borç faizi ödemelerinden sağlık ve eğitim gibi acil altyapı yatırımlarına yeteri kadar eğilememekte, bunun bir sonucu olarak da sosyal huzursuzluklar patlak vermekte, kamu kuruluşları yeniden yapılanacak kaynaklardan mahrum kalmakta ve oluşan kaos ortamını yolsuzluklar doldurmaktadır. G8 liderleri, her ne kadar üçüncü dünyaya tatlı mesajlar verse de, IMF gibi uluslararası kamuoyunun artık şamar oğlanı haline gelmiş olan kurumların arkasında yeteri kadar duramamakta ve yumurta-tavuk ikilemine öbür ucundan bakmaktadırlar. Yaşlı ve zengin nüfusuyla Kuzey, genç ve işsiz Güney karşısında hala yarım ağız sözlerle durumu idare etmeye çalışıyor. Oysa kabak hepimizin başında patlayacak.
mutku@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|