YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Çöküş dönemi örnek alınmaz

Osmanlı Devleti tarihinin altın dönemini onaltıncı yüzyılda yaşadı. Bu yüzyılda ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel alanda mükemmele ulaştı. Osmanlı'yı anlamak için bu dönemi iyi bilmek gerekir.

Bir devleti gücünün sınırlarına ulaştıran dinamikler olgunluk döneminde ortaya çıkar. Ekonomiden devlet yönetimine, eğitimden sağlığa kadar her alanda örnek alınması gereken model devlet gücünün doruğuna ulaştığında oluşur.

Bozulma ve çözülme dönemleri model olmadığı gibi, güçlü dönemin ekonomik, siyasal ve kültürel değerleri bilinmeden çöküntüye yol açan unsurlar da belirlenemez. Çünkü çözülme ana modelden sapmalarla birlikte, dünyadaki gelişmeleri içselleştirememeden kaynaklanır.

Osmanlı Devleti, dünyadaki gelişmeleri içselleştiremediği için, onyedinci yüzyıldan sonra saldırı stratejisinden, savunma stratejisine geçti. Avrupa büyük denizlere açılarak, Atlantik ve Pasifik Okyanusu'ndaki ticaret yollarını ele geçirirken, Osmanlılar Akdeniz ve Karadeniz'in dışına büyük ölçüde çıkamadılar.

Amerika ve Asya'nın zenginliklerini Avrupa'ya taşıyarak, büyük bir üretim gücüne ulaşan Avrupalılar, her alanda Osmanlılar'ı zorlamaya başladılar. Osmanlı Devleti'yle birlikte bütün İslam Dünyası iki Okyanus arasında sıkışıp kaldı.

Kültür ve sanattan, bilim ve teknolojiye kadar değişik alanlarda ortaya çıkan gelişmeler içselleştirilemediği için, Osmanlı toplumu yoksullaşmaya başladı. Başta ordu olmak üzere bütün kesimlerin giderleri artarken, toplumun üretim gücü yeterince büyütülemedi.

Devletin gelirlerinin giderlerini karşılayamaması, toplumun bütün kesimlerinde büyük huzursuzluklara yolaçtı. Sürekli ilerleyen Avrupa karşısında, durmadan geri çekilmek zorunda kalan Osmanlı giderek artan iç ve dış baskılarla, Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda yıkıldı.

Değerli tarihçi Mehmet Genç "Osmanlı'nın yükselişi gibi, iki yüzyıl süren çöküşü de muhteşemdir" diyor. Ancak, yıkılma döneminin, korkusu yetmişbeş yıllık Cumhuriyet'e baştan sona egemen oldu. Cumhuriyet bir korku rejimine dönüştü.

Türkiye Cumhuriyet'le geçmişinden bütünüyle koptu. Ancak geleceğe de güvenle bakan bir ülke olamadı. Türkiye bölünmekten korkuyor. Türkiye Güney- doğu'da yaşayan insanlardan korkuyor. Türkiye sermayeyi geniş tabana yaymaya çalışan Anadolu holdinglerinden korkuyor. Türkiye, komşu ülkelerden korkuyor. Türkiye içeride ve dışarıda her şeyden korkuyor.

Türkiye Osmanlı'nın çöküş dönemini kendine baz aldığı için dünyadaki her gelişmeden korkuyor. Oysa, çöküş dönemi hiç bir zaman örnek alınamaz. Genç'in "Osmanlı İmparatorluğunda Devlet ve Ekonomi" isimli kitabında olduğu gibi derinlemesine incelenir. Amaç yapılan hatalardan ders almaktır.

Çözülme dönemini model alanlar, korkudan kurtulamazlar.


29 TEMMUZ 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Nazif Gürdoğan

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...