| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Televizyonların müzik programlarıTelevizyonculuk ve radyoculuk, çeşitli kanallardaki ve radyolardaki birkaç program dışında, izleyiciye birşeyler öğretebilme endişesiyle yapılmıyor Türkiye'de. Sadece TRT adlı televizyon kanalı, devletin resmi ideolojisini kafalara kazımak gibi bir misyon üstlenmiş. Özel kanal diye bildiklerimizin hiçbiri, ne yazık ki Türkiye'nin zenginliğini, çeşitliliğini yansıtabilecek özellikte ve yeterlikte değil. Daha ilkeli yayın yapmak maksadıyla ortaya çıkan ve "muhafazakâr" olarak adlandırılan televizyon kanallarında da ilkesizlik ve zevksizlik dizboyu. Bu kanalların bence muhafaza edecek pek birşeyleri kalmadı. Amaç "kâr" etmek, ama galiba onu da pek beceremiyorlar. Televizyonların müzik programları için ayrıca birşeyler söylemek gerektiği kanaatindeyim. Özel televizyonların henüz yayına başlamadığı dönemlerde TRT kanalında keman virtüozu ve müzikolog Yehudi Menuhin tarafından hazırlanan "İnsan ve Müzik" adlı bir program yayınlanıyordu. Bu müzik programı, aşağı yukarı aynı dönemde dünyanın birçok önemli televizyon kanalında da yayınlanmaktaydı. Yehudi Menuhin, yanlış hatırlamıyorsam bu program için Türkiye'ye de gelmiş, Türk müziği ile ilgili çalışmalar yapmıştı. Bu program dışında, o günden bu güne öğretici, eğitici, üzerinde titizlikle çalışılmış, nitelikli bir müzik programı izlemek nasib olmadı. Çünkü böyle bir program bir daha yapılmadı. Müzik programı deyince bizde anlaşılan "vur patlasın, çal oynasın." Kanal 7'si için de bu böyle, TRT'si için de, STV'si için de... Muhafazakârıyla, muhafazakâr olmayanıyla hemen hemen bütün televizyonlar ve radyolar, bana göre müziği bir sanat olmaktan çıkarıp, bayağı bir eğlence aracına dönüştürdüler. Bir ara Kanal 7 adlı televizyon kanalı, eski TRT müzik programcılığını taklid ederek, ümit verici müzik programları yapmaya çalıştı. Ama herhalde bu zorlu işe nefesi yetmedi, veya yüksek kazancın ancak popülizme kaymakla sağlanabileceğini düşündü, sürdüremedi. Bu kanalda -şu anda tatile girmiş olan- "Yine Bir Gülnihal" adlı müzik programından başka, izlemeye değer hiçbir müzik programı yok. Kanal, İsmail Türüt düzeyindeki türkücülerin zevkine teslim edilmiş vaziyette. STV'de ise ne yazık ki hiçbir program yok. Erkan Mutlu adlı şahsın yaptığı program, çok şükür bitmiş. Bu programa da "müzik programı" demeye pek dilim varmıyor. BRT'de Şenol Filiz ve Birol Yayla'nın hazırlayıp sunduğu "Yansımalar" adlı program, bence en nitelikli müzik programı. Şu anda program tatilde, Eylül ayından itibaren muhtemelen yayında olacak. Türkiye'nin "müzik malzemesi" çok zengin. Fakat bu zenginlik televizyonlar tarafından yeterince tanıtılmıyor. (Ama galiba yeterince bilinmiyor). Bir zevksizliktir almış yürümüş. Bu zevksizlik, her yerde yaşama ve kendini sunma imkânı bulabiliyor ne yazık ki. Düzeysiz, anlamsız, yetersiz müzik programları, sanki Türkiye'nin düzeyi de buymuş gibi bir izlenim uyandırıyor insanda. Oysa müthiş bir birikim var değerlendirilmesi gereken. Bazı değerleri muhafaza etmek iddiası ve amacıyla ortaya çıkmış Kanal 7, STV gibi kanallar, hiç değilse kültürel değerlerimizi muhafaza edebilmek hususunda birşeyler yapabilseler de, nitelikli, izlenebilir ve toplumun "zevk ve estetik anlayışı"nı yükseltebilecek müzik programları gerçekleştirebilseler. Popülizm ve reyting uğruna yozlaşmasınlar.
ycetinkaya@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|