| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Ece Ayhan'ın en son hastalığı"Cahit Zarifoğlu'nun elinden tutan olmamış pek. Maraş'tan gelmiş, Alman Filolojisi'ne kayıt olmuş. Şiirlerini Memet Fuat'a getirmiş göstermiş. Memet Fuat de beğenmemiş, beğenseydi belki de solda kalabilirdi Cahit Zarifoğlu, sağa kaymazdı." (Öküz, Temmuz 2000) Cahit Zarifoğlu'nu az-çok tanıyıp şairin şiir dünyasının gelişim evreleriyle uyardığı hayat algısının mahiyetinden haberdar olan hemen herkesi önce şaşırtacak ve sonra da gülümsetecek bu 'tuhaf' ifadeler Ece Ayhan'a ait.. Özellikle, "solda kalabilirdi, sağa kaymazdı" değerlendirmesi tam anlamıyla bir 'Ece Ayhan halisünasyonu' örneği sayılabilir.. Bir zamanlar Zarifoğlu için, "Türk şiirinde yapı sorunu kavramış en önemli şair" biçimindeki övgülerin sahibi Ece Ayhan'ın son günlerdeki 'sol saplantısı', sanıyorum, şiirin/şairin has değerlerini görmezden gelecek tarzda içindeki 'ukte'nin azar azar sızmasını önleyemiyor. Ece Ayhan, nedense, hayatının hiçbir döneminde 'solda olmamış' ve hiçbir zaman İslâmî his ve hassasiyetleriyle ('sağ' değil) "Müslüman şair" kimliğinden ödün vermemiş, ama aynı zamanda şiiriyle Türk şiiri'nin en derinlikli/etkileyici damarlarından birini oluşturmuş Zarifoğlu'nun bu 'doğal hâl'ini hazmedemiyor; 60'ların en nitelikli şairi Zarifoğlu'nun hem şiiriyle hem de kimliği/kişiliğiyle hacimli bir 'aura' oluşturarak 'sol dışında' kalmasını bir türlü anlayamıyor!.. Esasen, bu durum, yalnızca Ece Ayhan'a ilişkin bir sorun değil elbette.. Günümüzde, Sezai Karakoç ve Cahit Zarifoğlu çizgisinden de beslenerek İslâmî hassasiyetlere sahip kaliteli şairlerin varlığı o kadar dikkat çekici ki; "İslâmcı şiir/şair" (!) gibi 'in-estetik' yaftalamalarla 'siyasal' kategorilere dahil edilmek istenen bu 'şiir oluşumu', belli şiir çevrelerine hâlâ 'algı sorunu' yaşatıyor.. Eğer Ece Ayhan, "Yaşamak"ta zikredilen (Zarifoğlu'nun, bir şiir oturumu sonrası kendisine sol'dan yönelen "Bize katıl" türü talepkâr istekleri reddettiği) bir olayı okumuş olsaydı; Cahit Zarifoğlu gibi has bir şairin kimliğini/kişiliğini hissettiği 'yer'in, Memet Fuat'ın beğenileriyle yön değiştirecek düzeyde 'ucuz'luk taşımadığını anlardı. Kaldı ki, Memet Fuat'ın Zarifoğlu şiirinin derinliğine nüfûz etmesini beklemek, zaten safdillik olur(du).. Tercihlerini Turgay Fişekçi, Suat Vardal gibi sıradan şairlerden yana yapmış bir Memet Fuat'a, Zarifoğlu dünyasının birkaç numara büyük geldiği/geleceği çok açık üstelik! Bilindiği gibi Ece Ayhan, son yıllarda çeşitli hastalıklardan muzdarip ve hastahane köşelerinde yoğun bir terkedilmişlik duygusu içinde tedavi görüyor. Allah'tan, kendisine acil şifâlar ve uzun ömürler vermesini diliyorum. Ancak, 'en son hastalığı' olan 'sol saplantısı/hayranlığı'ndan nasıl kurtulur, bilemiyorum. Bu kompleks, adamı yer bitirir! Allah'tan ümit kesilmez ama, gen devrimiyle bile bu tür hastalıkların önüne geçilebileceğini sanmıyorum!
ideniz@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|