YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

28 Şubat'çılar tam 312'lik...

Başbakan Bülent Ecevit, "Haberim yok" dediği "kıyım kararnamesi"ne sahip çıktı.

Kararname, yasalarda yer almayan muhayyel suç türleri üzerine bina edilmiş. Sanki bu ülkede "yargı" yokmuş, mahkemeler çalışmıyormuş gibi, "irticai ve bölücü" (!) faaliyetleri saptanan kamu çalışanları sorgusuz sualsiz görevden uzaklaştırılabilecek.

Kim hazırladı bu kararnameyi?

İmzaya kim açtı?

Başbakan yetkisine sahip MGK Genel Sekreteri mi?

Koalisyon ortakları bu konuda renk vermiyor.

Ecevit, vaktiyle, bir dil sürçmesine kurban gidip, 28 Şubat sürecinin sona erdiğini açıklamıştı ya, anlaşılan hâlâ bu "açıklama"nın ağır baskısı altında.

28 Şubat bitmedi.

"İnançlara saygılı laiklik" diskurunu şiar edinmişlerin taşeronluğunda devam ediyor.

Bu "sivil" yöneticiler varolduğu sürece devam edecektir de...

Çünkü hâlâ 28 Şubat yaptırımlarını "gerçek demokrasiye ulaşmak için mıntıka temizliği" şeklinde tevil edenler var.

Neyse, konumuz seçkinci azınlığın "tevil" ve "kavramsallaştırma" mantığı değil. Zaten mantığın, düşüncenin, tefekkürün olmadığı yerde tevil başlar.

Türk elitinin, Türk yarı aydınının kavramsallaştırma mantığının altında da, ne hazindir ki, "tefekkür"le yoğrulmamış bir total felsefeyi (28 Şubat ideolojisini) meşrulaştırma çabası yatmaktadır.

28 Şubat da zaten bu çabanın ürünüdür.

Neyse...

* * *

28 Şubat iradesi, 19. yüzyıl pozitivizmiyle, her derdin mutlak ilacı "Kemalist ideoloji"yi bütünlemeyi amaçlıyor. Bu bütünleme çabası, öte taraftan, "demokratikleşme" olarak lanse edilse de, Türk yarı aydını için demokrasi, "Kim İl Sung cumhuriyeti"nde karşılığını bulan dar, ufuksuz, astigmat bir cumhuriyet düşüncesinden başka bir şey değil.

Bereket, arada bir de olsa, namusu mücessem kalemler çıkıyor da, 28 Şubat'ın "aslında" neyi amaçladığını, irtica ve bölücülükle "aslında" ne murat edildiğini açıklıyor.

Okuyalım:

"Bazı partilerin 'sıçraması' bir çoğumuzu laiklik ve çumhuriyet üzerine ahkâm kesmeye götürüyor. Neler saçmalamıyorlar ki! Söylediklerinden, ülkemizde laik ve demokrat geçinen nice aydının konu üzerinde doğrudürüst kafa yormamış olduğunu dehşetle farkediyorsunuz.

"Bunların 'aydınlığı' da, 'ilericiliği' de, 'laikliği' de, 'demokratlığı' da, aslında 'İnönü cumhuriyeti'nin o totaliter seçkinciliğinden, onu hararetle savunmaktan ibaret.

"Nasıldı eskiden?

"Nasıldı onların özlemle andıkları o eski 'iyi' zamanlar?

"Rejimin adı cumhuriyet. Hakimiyet sözde milletin; gerçekte Millî Şef ve çevresindeki oligarşinin; sağdan soldan, en ufak bir kıpırtı oldu mu, balyozu kafasına yiyor. Bunun adı ilericilik. Gerçekten serbest seçimler yapılıp da, güvendikleri dağlara kar yağınca, yaygarayı basıyorlar: 'İrtica geliyor.' Anlayıp dinlemeden, araştırmadan, hatta bilmeden. Aynen Millî Şef'in devr-i saltanatında olduğu gibi."

* * *

Evet, 28 Şubat iradesi, 19. yüzyıl pozitivizmiyle, her derdin mutlak ilacı "Kemalist ideoloji"yi bütünlemeyi, akabinde "ideolojik devlet"i tahkim etmeyi amaçlıyor.

Bir dışlama operasyonu olarak başlamıştı ve devam ediyor.

Hedefi, "bütünlemek"ti.

Ama aslında parçalıyor ve bölüyor.

Kuraldır: İdeolojik devlet, çerçeve dışına düşenleri, ya terbiye edip kendisine benzetecek, ya da bir punduna getirip yokedecektir.


31.TEMMUZ.2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...