YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

'Soyuluyoruz'

Hafta içinde bir okurumuzdan çok ilginç bir mektup aldım. Mektuba, "Soyuluyoruz" başlığı verilmişti. Mektupta anlatılan olayı size aynen aktarıyorum;

"Pazartesi saat 09.00'da iki arabamın bandrol ücretlerini ödemek için Ziraat Bankası'na gönderdiğim elemanım, beni telefonla arayarak; artık Ziraat Bankası'nın bandrolleri almadığını, bandrolleri Garanti Bankası'nın aldığını, ancak parayı yatırırken bandrol ücretinin yanısıra, 3 milyon lira daha yatırılması gerektiğini söyledi. Oysa, bandrol ücreti Ziraat Bankası'na yatırılırken böyle bir para alınmıyordu. Artık isyan ediyorum. Saygılı vatandaşlıktan saygısız vatandaşlığa merhale merhale böyle geliniyor, herhalde."

Evet, mektup bu. Sanırım, okurumuz isyanında pek de haksız değil.

Halkbank herkesi suçluyor

Özelleştirilmesi gündemde olan Halk Bankası ile ilgili biz yazmaya devam ettikçe banka yönetimi de kimi suçlayacağını şaşırıyor. İlk olarak banka müfettişleri Mustafa Çödek ve Tahir Bayındır'ı suçlayan banka yönetimi şimdi de Devlet Denetim Elemanları Derneği'ne (DENETDE) takıldı. Banka yönetiminin iddiası, bilgi ve belgelerin müfettişler tarafından DENETDE'ye verildiği, DENETDE aracılığıyla da bize sızdırıldığı yolunda.

Biz bu köşede, daha önce de "banka müfettişlerinden bilgi almadığımızı hatta kendilerini tanımadığımızı" açıkladık. Bu anlamda DENETDE ile de en ufak bir bağlantımız olmadı. Sözkonusu konularla ilgili soruşturmayı da bankanın başmüfettişi Cemalettin Erkul yapıyormuş. Zaten DENETDE yöneticileri de, bize bilgi sızdırdığı iddia edilen müfettişlerle ilgili cevabını banka yönetimine bildirmiş. DENETDE bankaya gönderdiği yazısında, "Mustafa Çödek ve Tahir Bayındır'dan kendilerine herhangi bir bilgi ve belge verilmediğini" ısrarla yinelemesine rağmen, soruşturmayı yürüten Başmüfettiş Cemalettin Erkul'un, adı geçen müfettişlerin "görevden çıkarılmalarını" önerdiğini öğrendik. Böyle bir durumun meslek etiği açısından doğru olduğu söylenemez. Bunun yanısıra gerekli cevaplar verildiği halde, arkasında banka yönetiminin ısrarcı tavrının olduğunu tahmin ettiğim Başmüfettiş Erkul'un yolsuzlukların üzerine gidilmesinden neden bu kadar 'rahatsız' olduğunu da anlamış değilim.

TÜSİAD'ın arabulucuk çalışmaları

Son birkaç yıl içersinde bankalarla işadamları arasında tabir yerindeyse soğuk savaş yaşanıyor. Son olarak İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) 500 büyük sanayi kuruluşunu açıkladığı toplantıda da bu tablo gündeme getirildi. İSO Başkanı Hüsamettin Kavi, "sanayi kuruluşlarının bankalara olan borçlarını ödeyebilmek için menkul ve gayrimenkullerini satmak durumunda kaldıklarını" söyledi.

Bu soğuk savaş özellikle geçen yıl kendini bütün çıplaklığıyla gösterdi. Bankalar sanayicilere kredi vermekten kaçınırken, sanayiciler de her platformda bankaların kredilere çok yüksek faiz verdiğinden şikayet ediyordu. Ancak öğrendiğimize göre TÜSİAD bu soğuk savaşa son vermenin hesaplarını yapıyormuş. TÜSİAD'ın Bankacılık Çalışma Grubu, bu tür karşılıklı suçlamaların ön plana çıkarılmasının yanlışlığı üzerinde dururken, iki kesimin de menfaatlerinin ortak olduğu temasını işliyor. Bakalım TÜSİAD'ın bu çabası nasıl sonuç verecek?


31.TEMMUZ.2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...