T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Ben gidiyorum

Yoruldum. Bir yandan gündeme bağlı olarak zuhur eden "zihin yorgunluğu", diğer yandan sıcak ve nem...

Gidiyorum.

Nereye, onu da tam bilmiyorum ya...

Maksat dinlenmek, zihin ve bellek tazelemek.

"Huysuz, kavgacı, mızmız, yetiştiğine dalar da yetişemediğine pabucunu fırlatır" yazarınız (benzetme okurumuza aittir) Pazartesi'ne kadar yok.

Bu kadar laf, "Yazarımız yıllık izninin bir bölümünü kullandığından..." ibaresiyle karşılaşmamanız içindi.

Şimdi sizi, daha önce bu köşede yayımlanmış "Ne diyor yahu bu adam?" başlıklı ilmî, ciddî ve derinlikli yazıyla başbaşa bırakıyorum; Pazartesi'ne kadar bununla idare edeceksiniz artık.

Romain Gary, Avrupa Birliği tasarısına karşıydı.

Ünlü Fransız romancı.

Siz onu, "Emile Ajar" diye tanıyorsunuz

Hani, Romain Gary imzasıyla yazdığı romanlar eleştirmenler tarafından beğenilmeyince, Emile Ajar müstearıyla "sıfırdan" başlayıp aynı eleştirmenlerden övgüler alan, hatta büyük, en büyük, çok çok büyük romancı ilan edilen müntehir yazar.

Emile Ajar'ın Romain Gary olduğu, sanatçının ölümünden (intiharından) sonra ortaya çıktı. O da eleştirmenlerden intikamını böyle almıştı.

Neyse, konumuz Gary'nin romancılığı değil.

Sözü, "Avrupa Birliği Tasarısı"na getirmek istiyorum.

Şöyle diyordu Gary:

"Avrupalılar, Avrupa'yı, geçen yüzyıldan devraldığımız, yüzyılın başında büsbütün yücelttiğimiz bir yerde düşünüyorlar. Olmayacak şey... Avrupa düşüncesi bugün ABD ile SSCB'de, iki karşıt kutup olarak varlığını sürdürüyor. Bu iki güçten bağımsız ne yapabilir ki?"

Özerk bir Avrupa mı istiyor yazar?

Hayır.

Gary'ye göre Avrupa Birliği tasarısı, sömürgelerini, sömürge imparatorluklarını unutmamış Avrupalı eski büyük güçlerin, şimdi bu hayali, bazı üçüncü dünya ülkeleriyle anlaşmalar yaparak sürdürmek istemesinden ibarettir. Çünkü kendi başına ne hammadde kaynakları yeterlidir, ne de maddi imkanları...

Soğuk savaş yıllarında söyleniyor bu sözler, dikkat!

Soğuk savaş bitecek, dünya "iki başlı" olmaktan çıkacak, Avrupa'nın "partner" olarak görmek istediği üçüncü dünya ülkelerine ilişkin Gary'nin altını çizdiği "sakınca" ortadan kalkacak mıdır?

Hayır.

Türkiye de o ülkelerden biri midir?

Evet.

"Batı medeniyetleri" tanımından da hazzetmiyor Gary.

Sömürgecidir bu medeniyet. Mezopotamya, Mısır, Çin'den sonra, dünyanın görüp geçirdiği medeniyetlerden sadece biridir. Doğmuştur, gelişmiştir, doruğa ulaşmıştır, yozlaşma dönemine girmiştir.

Attila İlhan, batı medeniyeti ve AB vizyonuna ilişkin olarak, yine Gary'den aktarma yaparak şu değerlendiurmeyi yapıyordu:

"Batı medeniyeti büyük müzik, sanat eseri, önemli teknoloji olduğu kadar, şu üç Allah'ın belası değil midir? Sömürgecilik, dünya savaşları, çevre kirlenmesi."

(....)

"Teknolojik üstünlük kullanarak yeryüzünün öteki ülkelerini tutsak etmeye çalışan kim? Bu işi yaparken bir yandan hıristiyanlığı, öte yandan ulusal çıkarlarını genişletmeye çalışan kim? Pazarları paylaşamayıp, yarım yüzyılda dünyayı iki kere ateşe veren kim? Artık Avrupalı'nın kendisi bile bu rezaletleri kabul etmektedir; peki 'Avrupa Birliği' diyerek çevre ülkeleri de hegemonyası altına almaya kalkıştığını neden kabul etmiyor?"


1 Ağustos 2001
Çarşamba
 
MEHMET E. YAVUZ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED