|
|
|
|
Geçim sıkıntısı, bir de buna ilaveten havaların aşırı derecede ısınması gibi konular gündemimizden çıkmazken, şimdi de izlemekle görevlendirildiğimiz maçlardaki tatsız, tuzsuzluğun eziyeti. İlk iki sıkıntıyı unutmak için gittiğimiz maçlar inanın bu işin tuzu biberi oluyor. İşte buna son örnek, dün geceki Gençlerbirliği-Samsunpor maçı. Ne futbol vardı, ne de futbol adına güzellikler. İki takım da sahaya 90 dakikayı tamamlama gayesiyle çıkan devlet memurları zihniyetindeydiler. Oysa evsahibi Gençlerbirliği daha maçın başında gol ile tanışmıştı. Hakem Sabit Hacıömeroğlu'nun yarattığı penaltı sonucunda başkent takımı 1-0 öne geçmişti. Yarattı deyince bunun üzerinde durmamızda yarar var. Topun ele gitmesiyle, elin topa gitmesi arasında dağlar kadar fark var. Ercan'ın eline değen topun durumunu hakem penaltıyla cezalandırırken, gülünç kararını ortaya koymuştu. Evet, böyle penaltı vermek sadece ve sadece komikliğin bir işaretiydi. Bu golden sonra "maçı aldım" düşüncesine sarılan Gençlerbirliği, bunun cezasını 45. dakikada savunmasının ayakta uyur gezinmesi sonrasında kalesinde beraberlik golünü gördü. İkinci yarıda Samsunspor bir puanı düşünürken bir anda galibiyete yaklaştı. Patrik'in ceza sahası içinde yaptığı hareketi penaltı ile cezalandıran hakem, bir noktada ilk penaltının hala ezikliği altındaydı. Penaltıyı Mehmet Yılmaz kullandı, ancak kalede muhteşem bir Patrik vardı. Patrik, Mehmet Yılmaz'ın penaltı vuruşunun arkasında bomboş kalan topun da kalesine gol olarak girmesini önlerken dünkü tatsız, tuzsuz maçın yıldızı olarak ortaya çıktı. Sonuç olarak son dakikalarda iki takım savunmasının yaptığı abuk-sabuklukla maç 2-2 biterken her iki takım da lige hazır olmadığını bir kez daha gösterdi.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |