T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Kesin bunların elektriğini!..

1960'ların başındaki bir genel seçim öncesinde, Ege'deki bir grup ilde nabız yoklaması yapmak için dolaşıyordum.. Cumhuriyet gazetesindeydim..

Bir gece, Afyon'dan otobüse bindim. Uşak'a geçecektim..

Otobüste, Afyon notlarımı, bir deftere geçiriyordum..

Otobüsteki, kasketli, iki günlük sakallı bir yolcu, kalktı geldi, yanıma oturdu.. Kendini tanıştırmadan, sordu bana..

-Ne yazıp duruyorsun öyle?.. Senin mesleğin ne, dedi..

Anlattım..

-Cumhuriyet gazetesindenim.. Seçimlerde hangi parti daha fazla oy alır sorusuna cevap aramak için, röportajlar yapıyorum.. Ben gazeteciyim..

Güldü..

-Sen Cumhuriyet'ten olduğuna göre, CHP kazansın diye yazıyorsundur.. Ama bil ki, buralarda CHP halktan oy alamaz, dedi..

Sonra anlattı.. Bir Ege kasabasındaki özel sektöre ait tekstil fabrikasında ustabaşıymış.. 1950 yılına kadar o kasabada elektrik yokmuş.. Tekstil fabrikasının jeneratöründen, iki hat çıkarmış.. Bir hat, fabrika müdürünün evine elektrik taşırmış.. Diğer hat da, kasabaya elektrik verirmiş..

Bunları anlatan Ege'li ustabaşı, bir nefes alıp, hikayesine devam etti..

-Gece fabrika tam kapasite ile çalışırken, müdür jeneratörün önüne gelirdi.. Göstergelere bakardı.. Elektriğin yetmediğini ve jeneratörün zorlandığını görünce, bana emir verirdi..

-Kesin p.....klerin elektriğini, derdi..

Kasabaya giden hattın şalterini kapatırdım.. Bütün kasaba karanlığa gömülürdü..

1950'de seçimi Demokrat Parti kazanmış. Hemen bir yabancı şirket, o kasabaya bir termik santral kurmuş.. Sürekli elektriğe kavuşmuş kasaba halkı..

1951 ara seçimlerinde, o kasabaya gelen CHP adayları, kahvelerde Demokrat Parti'yi eleştirmişler..

-D.P. geldi.. Sizi yabancı sermayeye sattı.. Elektriğinizi yabancılara teslim etti, demişler..

Ustabaşı, bu noktada olanları hatırlayınca gülerek anlattı..

-Kasabalılar, CHP'li adayları yuhalayarak kovdu kahveden, dedi.

Bu hikayeyi nereden hatırladım?..

Her gün, belirli sermayelere ait gazeteleri okuyup, belirli kanalları izliyoruz..

Belli ki bunların yönetiminde de, müdürler, ustabaşıları var..

Ve belli ki, müdürler zaman zaman ustabaşılarına emir veriyor..

-Kesin p.....klerin haberlerini, diyorlar..

Ya da, şöyle emrediyorlar..

-Çarpıtın p.....klerin haberlerini..

Dikkatli izleyin haberleri..

28 Şubat'ın brifing medyası, şimdi anti-militarist oldu.. Çünkü işin içinde, Mesut Yılmaz'la kader arkadaşlığı var..

Ayıp olmasa, Genelkurmay'ı şeriatçı falan da ilan edebilirler..

Cumhurbaşkanı Sezer'in açıklamaları falan, arka sayfalarda veriliyor..

Tayyip Erdoğan henüz kurmuş partisini.. Partide yol ayırımının başladığı haberleri yapılıyor..

Hem de, CNN-Türk'te..

Zavallı Ted Turner.. Zavallı, CNN-İnternational.. Sonunda itibarlarını, Türkiye'nin iç hesaplaşmalarına ipoteklediler..

Neyse, ben bizim medyayı izlerken, hep o Egeli ustabaşını hatırladım..

-Kesin p.....klerin hem haberlerini, hem de elektriğini..

ŞAKA

Damgalanıyoruz!..

Uşak'ta, Coca-Cola'nın 200 milimetrelik depozitosuz şişesinin tanıtımı için iki günde 4 bin şişe Cola dağıtılmış..

Buraya kadar haber güzel..

Ama bir şişe bedava Cola alan Uşaklılar 2'nci şişeyi de alamasınlar diye, her alanın koluna, 24 saat çıkmayan mürekkeple, damga vuruluyormuş..

Acaba bu "Amerikan-ayıbı" uygulamaya İMF de uyarsa ve 3'lü koalisyonun alnına, "Bir daha yardım alamazlar" diye damga vurulursa, ne yaparız?..

MEDYATİK AYIP

Kışkırtıcı-araştırıcı gazetecilik!..

Bu "Laila" hayatımıza iyice girdi.

"Rumelihisarı Geceleri"nde, Beyaz ne güzel anlattı olayı..

-Eskiden yaylaya giderdik havalar ısınınca.. Şimdi Laila'ya gidiyoruz.. Çok değişti Türk toplumu, dedi.

Ama Yayla'dan Laila'ya uzanan yolda tabii ki engebeler dolu..

Örneğin Milliyet'in "araştırıcı gazetecileri", her gece "çarşaflılar Laila'ya alınır mı-alınmaz mı" testini yapıyorlar nedense?

Arap rolü oynayan bir araştırıcı-muhabir, yanına çarşaflı Arap kadını rolü oynayan üç tane "konu mankeni" alıp, Laila'nın kapısına dayanıyor..

Korumalar bunlara, "giremezsiniz" deyince de, haber çıkıyor ortaya..

-Çarşaflılar Laila'ya giremiyor!..

Acaba bu beyin ürününü yaratanlar, çarşaflıları Laila'ya karşı kışkırtarak, ne yapmak istiyorlar?

"Ajan-provokatör" olmakla, "araştırıcı-gazeteci" olmanın farklarını da, şu gazetecilik okullarına ders olarak alsalar..


19 Ağustos 2001
Pazar
 
MEHMET BARLAS


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED