|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Garih cinayetinin bir tinerci tarafından işlenmediğinin kesinleşmesiyle başa dönen soruşturmaya MOSSAD da el attı. 3 İsrail yetkilisi Türk istihbaratı ve polisinin bilgisi dahilinde Türkiye'ye geldi.
Üzeyir Garih cinayetinin bir tinerci tarafından işlenmediğinin kesinleşmesiyle başa dönen soruşturmaya İsrail Gizli Servis görevlileri de el attı. Sadece Musevi asıllı bir işadamı olması yönüyle değil, Türkiye'de kalkınma ve Ortadoğu'da barış yanlısı tutumuyla dikkat çeken ve Ariel Şaron'un politikalarına karşı olduğu bilinen Üzeyir Garih cinayetinin İsrail Gizli Servisi Mossad'ın da ilgisini çektiği belirtiliyor. İsrail'den gelenler arttı Edinilen bilgilere göre olayın duyulmasından sonra üç İsrail yetkilisi Türk istihbaratı ve polisinin bilgisi dahilinde Türkiye'ye geldi. İsrailli yetkililer dün Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun'la görüştü. Yetkililerin, cinayetteki ipuçları konusunda Emniyet'ten bilgi aldığı ve Garih'in ilişkileri konusunda da Emniyet'e bilgi verdiği belirtildi. Bu grubun cinayet soruşturmasında Türk birimleriyle eşgüdümlü olarak çalışacağı kaydedildi. Bunun dışında Üzeyir Garih'in bağlantıları konusunda bilgi sahibi olan İsrail güvenlik birimlerinden başka görevlilerin de Türkiye'ye sıradan bir vatandaşmış gibi giriş yaptığı ve soruşturmaya katkıda bulunduğu iddia edildi. Yeni Şafak'ın uçuş kayıtlarından derlediği bilgilere göre İstanbul'a son iki gün içinde gelen İsrailli yolcu sayısında yüzde 50'ye yakın bir artış gözlendi. İsrail Devlet Havayolları El-Al ile Cumartesi günü 72 İsrailli yolcu İstanbul'a inerken, dün akşam bu sayı 138'e çıktı. Önceki gün THY ile İsrail Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Arız Arazi de İstanbul'a gelmişti. Soruşturma DGM'de Bu arada cinayet soruşturması dün Üzeyir Garih'in yediği darbelerin kaç bıçaktan çıktığı ve telefon izleme faaliyetlerinde yoğunlaştı. Yapılan otopside cinayette birden fazla bıçağın kullanıldığı anlaşıldı. Garih'in cep telefonuyla ilgili incelemeler sürerken, soruşturma DGM Savcılığı'na devredildi. Polis hem şu anda cep telefonunun nerede olduğunu, hem de Garih'in ölümünden önce kimlerle görüştüğünü araştırıyor. GİDERİLMEYEN KUŞKULAR 1- İshak Alaton maktul Garih'in Mareşal Fevzi Çakmak'ın kabrini ziyarete gittiğini söylemişti. Oysa arkadaşları, Garih'in Küçük Hüseyin Efendi'nin kabrini ziyarete gittiğini söylüyor. 2- Lili Garih, eşinin Cumartesi günleri saat 10.00 ile 14.00 arasında ne yaptığını gerçekten bilmiyor muydu? 3- Katil ya da olası katil, işadamı Üzeyir Garih'in cep telefonunu neden aldı? Özel telefon fihristini muhafaza etmek için mi? Cesette kadın kanı bulundu Garih'in cesedinde yapılan incelemelerde, bir kadına ait olduğu tespit edilen kana rastlanıldı. Polis, Garih'i öldüren bıçak darbelerinin vücuda giriş açılarından yola çıkarak cinayeti işleyenlerden birinin de erkek olduğu kanaatine vardı. Mezarlıkta yapılan incelemelerde ise kanlı bir tişört bulundu. İşadamı Üzeyir Garih'in öldürülmesini araştıran polis önemli bir ipucuna rastladı. İstanbul polisine göre, cinayeti en az iki kişi işledi ve katillerden birinin de ceset üzerinde yapılan inceleme sonucuna göre kadın olduğu tesbit edildi. Bıçak darbelerinin analizini yapan polis, bu darbelerden bazılarının ancak bir erkek tarafından vurulabileceği kanaatine varırken, ceset üzerinde yapılan incelemede de bir kadına ait olduğu tespit edilen kana rastlandı. Kanlı tişört parçası bulundu
Öte yandan İstanbul'un en eski mezarlıklarından biri olarak kabul edilen ve 500 dönüm alan üzerinde kurulu Eyüp Sultan Mezarlığı'nda, 2 memur, 4 mezar kazıcı ve birkaç tane de bekçinin görev yaptığı belirtildi. Sayıları dikkate alındığında 500 dönümlük bir alanı kontrol etmelerinin mümkün olmadığını söyleyen bir mezarlık görevlisi, hatta "Eyüp Mezarlık Memurluğu" adını taşıyan kulübelerinin de şimdiye kadar 9 kez soyulduğunu bildirdi. Basında yer aldığının aksine Üzeyir Garih'in cesedini mezarlık bekçisinin bulmadığını anlatan aynı görevli, televizyonlar olayı vermeye başladıktan sonra Topkapı Mezarlıklar Müdürlüğü'nden arayan bir kişinin olayın doğruluğunu öğrenmek istemesiyle durumu öğrendiklerini kaydetti. Bunun üzerine bekçi Vedat Avcı'nın mezar başına gittiğini ve cesedi gördüğünü ifade eden görevli, Avcı'nın da olaydan sonra gözlem altına alınan kişiler arasında bulunduğunu dile getirdi.
|
|
|
|
|
|
|