|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Amerika Irak gündemini medyaya yansıtılan manipüle edilmiş haber ve yorumlarla her vesileyle ısıtmaya çalışadursun, Ankara bir kere daha, hem de Genelkurmay Başkanının ağzından rezervlerini ortaya koymuş bulunuyor. Bizdeki Amerikan lobisinin, gezi öncesinde Ecevit'i Irak konusunda aykırı sözler söylememesi yolunda sıkıştırmaya çalıştığı bir zamanda, Org. Kıvrıkoğlu'nun net mesajı bu çevre için oldukça şaşırtıcı olmalı. Org. Kıvrıkoğlu, öncelikle Newsweek dergisi kanalıyla gündeme gelen Irak projesini "uydurma" diye niteliyor. Bu, Ankara'nın bir süreden beri medya kanalıyla yürütülen telkin faaliyetine nasıl baktığını gösteriyor. Daha önce de New York Times yazarı Williame Safire'ın iddiaları karşısında böyle bir tavır sergilenmişti. Yani Ankara "bu kamuoyu oluşturma yöntemlerini yutmuyoruz" demeye getiriyor. Org. Kıvrıkoğlu'nun sözlerindeki bir başka bölüm de, "Irak'ın kitle imha silâhı ürettiği" biçiminde, savaş ortamı oluşturma yolundaki propagandaların güvenilir olmadığını ifadeye yönelik. Şöyle diyor Genelkurmay Başkanı: "Kitle imha silâhları sadece Irak'ta yok. Kore'de de var. ABD'de de var. İngiltere'de de var." Bu ifadenin hemen altında çok nazik biçimde sorulmuş "Kitle imha silâhları tehlikeli ise neden Amerika'daki, İngiltere'deki veya bir başka ülkedeki silâhların tehlikesinden söz edilmiyor?" sorusu yok mu? Genelkurmay Başkanı'nın sözlerinden Irak'a saldırı projesinin altında ancak Amerikan çıkarlarının bulunabileceği, oysa bunun "kitle imha silâhları" gibi bir insanlık sorununa bağlanmak istendiği şeklinde bir değerlendirmeyi anlamamız da mümkün. Genelkurmay Başkanı'nın bir kere daha seslendirdiği Ankara kaygıları çok net: "Doğabilecek sonuçları sizler de biliyorsunuz. Böyle bir durumda bağımsız Kürt devleti gündeme gelebilir. Irak'ın üçe bölünmesini kimse istemez. Arap ülkeleri, Rusya, İran, Türkiye, Suriye bunu kabullenmez. Arap topraklarının bir parçasından etnik bir başka ülke kurulmasını hazmedemezler. İsrail'e verilen toprağı hâlâ hazmedemediler. Irak'a müdahaleden en fazla bizim zarar gördüğümüz Körfez Savaşı'nda belli oldu. O zaman konu daha çok ticari idi. Ama bu sefer, bağımsız Kürt devleti gibi gelişmeler gündeme gelirse çok daha büyük sıkıntı olur." Bunlar çok net ifadeler. Bir yerde bunlar, daha önce Milli Savunma Bakanı'nın "Gelişme olursa değerlendiririz" şeklindeki sözlerinin "Asker Irak operasyonunda müzakereye açık" biçiminde yorumlanması ihtimalini de ortadan kaldırır bir nitelik taşıyor. Kıvrıkoğlu'nun, sözlerinden Washington'a Amerika'nın Afganistan tarzı bir koalisyon oluşturma arzusunun pek kolay olmayacağı mesajının verilmek istendiğini de anlamak gerekiyor. Yani Amerika'ya "Irak için iki kere düşün" denmek isteniyor. Kıvrıkoğlu'nun görüşlerinin medyaya yansıdığı gün içinde, Cumhurbaşkanı Sezer'in de "Türkiye Irak'ın toprak bütünlüğüne büyük önem veriyor" şeklinde açıklama yapması, Ankara'nın tavrı konusunda herhangi bir şüpheye imkân bırakmıyor. Tam bu ortamda TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan'ın "Irak operasyonu ekonomik açıdan Türkiye'yi sıkıntıya sokar. Türk işadamı olarak operasyona sıcak bakmayız" demesi de, sivil tavrın resmi tavırla bütünleştiği bir görüntü sergiliyor. Net mesaj şu: Türkiye, askeri ve siviliyle Irak'a yapılacak bir operasyonu onaylamıyor. Tabiî tüm bu açıklamaların her şeye rağmen Amerika'nın Irak'a müdahalesini önleyemeyeceği ihtimalinin Ankara'da gözardı edildiğini anlamamak gerekiyor. Ankara'da en azından "Şahinler" diye nitelenen bir grubun her şeye rağmen Irak'a müdahaleyi gündemde tutacağı ve Ecevit'in Amerika gezisindeki ajandada Irak konusunun da yer alacağı biliniyor. Kıvrıkoğlu'nun sözlerinde böyle bir ihtimal dahilinde Amerika'nın Türkiye'nin tavrını sağlıklı okuması yönünde bir uyarı olduğu da söylenebilir. Ankara Washington'a şunu söylüyor: "Türkiye'yi önemsiyorsan Kürt devletini aklından bile geçirme. Kürt devleti ihtimalini tamamıyla gündemden düşürecek tedbirleri almadan Irak'a müdahaleyi düşünme. Böyle bir ihtimali sezersek Türkiye'yi yanında bulamazsın." Normalde bu sözlerden bir sonraki adım "Irak'ta bağımsız bir Kürt devleti oluşumunu düşmanlık sayarız" olabilirdi. Belki bir adım sonrası "Savaş sebebi sayarız" şeklinde olabilirdi. Ama Ankara - Washington ilişkileri şu anda bu tırmanış seyrinde değil. Daha doğrusu Ankara, sağduyunun kaybolmaması şartıyla, bu mesajlarla Washinton'un Türkiye'nin tavrını doğru biçimde anlayabileceğini ve Türkiye'yi üzecek bir davranış içine girmeyeceğini bekler. Ama bilinmez, belki de Şahinler "Türkiye en azından ekonomik yönden bize muhtaç-mahkûm, bunun bedeli neden Irak desteği olmasın!" gibi bir kol bükme eğilimine girebilir ve "Türkiye'yi zorlayalım" tavrına yönelebilir. Bu yüzden Irak tartışmasının Türkiye açısından, Afganistan'dan çok çetin geçeceği açık. Org. Kıvrıkoğlu'nun mesajının bu tartışma sürecinde çok önemli bir köşe taşı olduğu ise tartışmasız.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |