T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Seçim ve siyasal partiler araştırması

TÜSİAD'ın Sosyal Araştırmalar Merkezi (SAM)'ne yaptırdığı Seçim Sistemi ve Siyasal Partiler Araştırması son derece önemli sonuçları ortaya koyuyor. Bütün Türkiye'yi temsil eden bir örneklem grup üzerinden yürütülen araştırma verilerinin ortaya koyduğu siyasal eğilimler Türkiye'yi anlamak açısından önemli olduğu gibi yapılacak yeni düzenlemeler için de ip uçları vermektedir.

Bir ülkenin siyasal hayatını belirleyen temel yapısal faktörlerin başında seçim sisteminin ve uygulama tekniklerinin geldiğini herkes kabul etmektedir. Bunun içindir ki genellikle anayasalar yapılırken veya değişikliğe gidilerken seçim ve siyasal partiler kanunları da gündeme gelir ve anayasalarda gerçekleştirilen yenilikler çerçevesinde bu kanunlarda da değişiklikler yapılır.

Bir toplumun siyasal hukukunda anayasalar birinci derece belirleyici olurken seçim ve siyasal partiler kanunları da onun arkasında belirleyici olmaktadırlar.

Seçim kanunu olağanüstü dönemin ürünü...

Bizde de böyle olmuştur. Anayasalarla birlikte seçim ve siyasal partiler kanunları da değiştirilmiştir. Anayasaların olağanüstü dönemlerin ürünü olması nasıl sorun teşkil ediyorsa bu kanunlarda da benzer bir sorun oluşturmaktadır. Olağanüstü dönemlerde ve şartlarda yapılan anayasalar normal dönemlerde hep tartışma konusu oluyor ve değiştirilmesi ciddi sıkıntılara sebep oluyor. Ülkemizde sadece 1982 anayasası tartışma konusu değil onunla birlikte seçim ve siyasal partiler kanunları da tartışma konusudur. Çünkü bunlar olağanüstü dönemde toplumun temsili noktasında hiçbir ilgisi bulunmayan kurullar tarafından yapılmış olup toplumun beklentilerine cevap verememektedir.

Seçim sistemiyle ilgili tartışmada iki strateji izlenebilir: Biri mevcut barajlı nispi temsil sisteminde toplumun bazı tercihleri yönünde değişikliklere gidilmesi. Diğeri ise mevcut nispi temsil sisteminden çoğunluk sistemine geçilmesi.

Mevcut seçim sisteminde yapılabilecek temel iyileştirmeler birkaç noktada toplanmaktadır. Seçmenlere adaylar arasından tercih imkanın verilmesi, partilerin seçimlerde ittifak yapabilmeleri, ve barajın düşürülmesi.

Seçmen mevcut sistemi yeterli görmüyor

Seçmenlerin büyük bölümü mevcut seçim sistemini temsilde adalet ve siyasal istikrar açısından yeterli bulmamaktadır. Araştırma kapsamında kendileriyle görüşülen kişilerin büyük çoğunluğu mevcut seçim sisteminde bazı yeniliklerin yapılmasından yana kanaat beyan ettiklerine göre mevcudu yeterli görmemektedirler.

Bu çerçevede seçmenlerin büyük bölümü (% 81) oy verdikleri parti listesindeki adaylar arasında bir tercih yapma imkanının verilmesini istemektedir. Fakat bunun mevcut sorunların aşılmasında yararlı olacağına inananların oranı ise daha azdır (%68).

Diğer yandan partilerin seçimlerde diğer partilerle "ittifak" yapabilmelerine pek sıcak bakılmamakta ve ancak seçmen kitlesinin yarısına yakın (% 48) bir bölümü ittifak imkanının getirilmesinin yararlı olacağını düşünmektedir.

Mevcut seçim sistemiyle ilgili en önemli tartışma noktasını yüzde on olan ülke barajı oluşturmaktadır. Bu konuda seçmenlerin farklı düşündükleri anlaşılmaktadır. Seçmenlerin büyük bölümünün ülke barajının düşürülmesi veya kaldırılmasına karşı olduğunu belirtmesi (%62) şaşırtıcı gözükmektedir. Kendileriyle görüşülen seçmenlerin dörtte biri mevcut barajı düşük görmekte ve yükseltilmesini istemektedir. Bunun yanında yüzde onluk barajı yüksek bulup düşürülmesini isteyenlerin oranı ise sadece yüzde on iki düzeyinde ortaya çıkmıştır. Tamamen kaldırılmasını isteyenler yüzde yirmi dörtte kalırken barajı uygun bulup devam etmesini isteyenlerse yüzde otuz yedilik bir büyüklüğe sahiptirler.

Araştırma sonuçları mevcut sistemde yapılacak değişiklikler konusunda seçmenlerin farklı eğilimlere sahip olduğunu ortaya koyuyor. Sadece tercih konusunda net bir eğilim gözlenmektedir.

Çoğunluk sistemini seçmenlerin yarısı istiyor

Seçim sistemin değiştirilmesi ve çoğunluk sistemine geçilmesi hususunda da farklı eğilimlerin olduğu anlaşılıyor. Dar bölge esasına dayalı çoğunluk sistemiyle ilgili olarak ülkenin, içinden tek bir milletvekilinin seçileceği 550 seçim bölgesine ayrılması konusunda seçmenlerin sadece yüzde kırk üçü olumlu, yüzde elli biri ise olumsuz kanaat beyan etmiştir. Bu, çoğunluk sisteminin sadece yarıya yakın bir kitle tarafından istendiği anlamını vermektedir. Bununla bağlantılı olarak seçimlerin iki turlu olmasına da pek sıcak bakılmadığı ve kitlenin yüzde elli birinin ikinci tura olumlu baktığı anlaşılıyor.

TÜSİAD'ın yaptırdığı Seçim Sistemi ve Siyasal Partiler Araştırması'nın başta siyasal partiler ve toplumun geleceğinde etkili olan merciler tarafından gereği gibi değerlendirilip toplumsal eğilimlere uygun politikalar geliştirmelerini beklemek herkesin hakkıdır.


27 Aralık 2001
Perşembe
 
DAVUT DURSUN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED