T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Spekülasyon

Eğer spekülasyona (speculation) "ihtikar" anlamını veriyorsak, yani bu kelimeyi, halkın zaruri ihtiyaç mallarını ucuz alıp fırsat bulunca pahalı satarak vurgunculuk yapma anlamında kullanıyorsak, o takdirde, bu kelimenin ifade ettiği amaçtan vebadan kaçarcasına kaçmamız gerekir.

Fakat kelimenin biricik anlamı bu değil. Kelime aynı zamanda mütalaa etme, teemmül etme (derin düşünme) gibi anlamlara da geliyor. Fakat burada, keyfimize göre davranıp kelimenin bu iki anlamını birleştirmeyi ve yeni bir anlam türetmeyi deneyelim. İhtikar anlamıyla, fikir anlamını birleştirdiğimizde, ortaya "fikir ihtikarı" gibi bir anlam çıkartabiliriz. Spekülasyonun bir anlamının da "zihnen tasarlama" olduğunu aklımıza getirirsek, böyle bir düşünme çabası da, pekala bir "spekülasyon" olarak karşımıza çıkar.

İktisadî ve ticarî hayatta ihtikar nasıl kaçınılacak bir olay sayılıyorsa, çünkü vurgun için mal biriktirmenin ahlaksızlık olduğu kabul ediliyorsa; "fikir ihtikarı"nı da, ahlaksız bir davranış saymamızı engelleyen bir sebep bulunmuyor. Türettiğimiz bu yeni anlama göre "fikir ihtikarı", insanların yeri gelince kullanmak ve vurgun vurmak için fikir istif etmesidir. İktisadî ve ticarî ihtikarda nasıl ki, istif edilen mal halkın ona ihtiyaç duyduğu zaman piyasaya sürülmüyor, fakat muhtekirin azami vurgunu yapacağı zaman kollanıyorsa; fikir ihtikarında da, benzer şekilde, insanların bu fikirlerin söylenmesini beklediği ve bu fikirlere ihtiyaç duyduğu zaman değil, fakat fikir muhtekirine azami kazancı sağlayacağı bir konjonktürün oluşması beklenir. Böyle bir konjonktür oluştuğunda o fikir açığa vurulur. Fikir muhtekiri de böylece, kolladığı vurgunu vurur.

Tasarladığım düşünce, bir bakışta şantajı akla getirebilirse de, ben şantajı amaçlamıyorum. Gerçi şantaj da, yeri gelince kullanılmak üzere bir bilginin saklanması anlamına geliyor. Fakat burada, kendisine şantaj yapılacak kimse durumu bilmektedir. Asıl zaafı da, onun, durumu bilmesinden kaynaklanmaktadır. Şantajcı da, şantaja maruz tutulan da, gizlenen bilgiye muttalidir, fakat bu bilginin açığa vurulmasını istemezler; bu bilginin gizli kalması iki tarafın da çıkarı icabıdır: Biri, bir ayıbının ortaya dökülmesini istemediği; öteki de, altın yumurtlayan tavuğun boğazlanmasını istemediği için...

Fikir ihtikarındaysa durum farklıdır. Burada muhtekir, zamanında söylenmesi icab eden bir fikri kendisine saklıyor. Bunun sebebi belki doğrudan bir menfaat temin etmek bile olmayabilir. Bunun sebebi, muhtekirin korkusundan da ileri gelmiş olabilir. Burada önemli olan, zamanında söylenmesi gereken bir fikrin ketmedilmesidir. Fikir zamanında söylenmeyince, söylenmiş olduğu zamanda işe yararlığı da söz götürür olacaktır. Dolayısıyla o fikir hiç söylenmemiş mesabesinde sayılabilecektir.


27 Aralık 2001
Perşembe
 
RASİM ÖZDENÖREN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED