T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

G Ü N D E M

Yasalar değişmeli

Türkiye'deki ifade özgürlüğü anlayışıyla, AİHM'nin anlayışı arasında mesafe bulunduğunu belirten AİHM'nin Türk yargıcı Rıza Türmen, bunu kapamanın en iyi yolunun, yasaları değiştirmek olduğunu söyledi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Türk yargıcı Rıza Türmen, Türkiye'deki ifade özgürlüğü anlayışıyla, AİHM'in anlayışı arasında mesafe bulunduğunu belirterek, bunu kapamanın en iyi yolunun, yasaları değiştirmek olduğunu söyledi.

Türmen, Liberal Düşünce Topluluğu'nun Armada Otel'de düzenlediği sempozyumda yaptığı konuşmada, AİHM'in çoğulculuğa, hoşgörüye ve açık fikirliliğe dayanan bir liberal demokrasi anlayışı olduğunu kaydetti. Türkiye'deki düşünce özgürlüğüne ilişkin, mahkemenin önünde şu an bekleyen 255 dava olduğunu belirten Türmen, bunlardan 141'inin kaydının yapıldığını dile getirdi. 2000 yılında 84 olan başvurunun, 2001'de 18'e düştüğüne işaret eden Türmen, "Türkiye'deki ifade özgürlüğü anlayışı ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ifade özgürlüğü anlayışı arasında mesafe vardır. Bu mesafeyi kapamanın en iyi yolu yasaları değiştirmektir" dedi. Polis Akademisi ve Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Zühtü Arslan da, "Mekanist ve Kuantum" paradigmalarına (dizi) değinerek, mekanist paradigmanın "tek", kuantumun ise "çoğulcu" doğruları ifade ettiğini söyledi. Tek doğru anlayışının, ifade özgürlüğünün önündeki en önemli engel olduğunu kaydeden Yrd. Doç. Dr. Arslan, "Biz hala tek doğru anlayışına saplanıp kalmış bir toplumuz. Tek doğru anlayışındaki devlet, bu tek doğru çerçevesinde vatandaşlarını yönlendirir. Tek doğru anlayışındaki devletler 'iyi vatandaş üretme çiftliğ' diye tanımlanıyor" diye konuştu. Yrd. Doç. Dr. Arslan, mitolojideki "çoban kral ve sürü" örneğine de dikkati çekerek, bunun günümüzde de devam ettiğini savundu. Kuantum toplumlarında ise "siyasal tarafsızlık ilkesinin" belirleyici olduğuna işaret eden Yrd. Doç. Dr. Arslan, "Bu anlayışta devlet 'iyi vatandaş üretme çiftliği' değil, vatandaşların kendi iyi anlayışlarını geliştirebileceği bir sosyal ve siyasal vasatı sağlamakla yükümlü bir aygıttır" dedi. İfade özgürlüğünün sadece "devletin hoşuna gidenleri söylemek" olmadığını belirten Yrd. Doç. Dr. Arslan, bunun "devleti veya toplumun herhangi bir kesimini inciten, şoke eden ya da rahatsız eden görüşler için de geçerli olduğunu" kaydetti.

'İfade özgürlüğü sınırlı'

İfade özgürlüğünün sınırlandırılmasında "açık ve mevcut tehlike" ölçütünün kullanıldığına dikkati çeken Yrd. Doç. Dr. Arslan, Türkiye'de Anayasa Mahkemesi'nin de bir kısım kararlarında bunu kullandığını söyledi.

Yrd. Doç. Dr. Arslan, "Türk Anayasa Mahkemesi ifade özgürlüğü ve onun bir biçimi olan örgütlenme özgürlüğü konusunda genellikle sınırlayıcı bir yaklaşım benimsemektedir. Anayasa Mahkemesi için ifade özgürlüğü, Anayasa'da belirtilen resmi söylemle sınırlıdır" şeklinde konuştu.



9 Haziran 2001
Cumartesi
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED